"Ölü 1 ve ölü 2, siz sevgilisi misiniz?" ~Jay
"Asker arkadaşı gibi mi duruyorlar?" ~Niki
"Yok, daha çok düşman gibi duruyorlar." ~Sunghoon
"Sen bi sussana." ~Balam
"Niye hep ben susuyorum?!" ~Sunghoon
"Sadece sus." ~Jake
"Ne?" diyebildim, gözlerimi yarım açıp. Göz kapaklarımda o kadar güç kalmamıştı.
"Kardeşime gözünü diktin mi, dikmedin mi?" ~Sunoo
"Sus. Onlar benim shipim." ~Haerin
"Sizde benim shipimsiniz ama böyle-" ~Cheonsa
"Sen uyu Sheonsha unnie." ~Haerin
"Benim adım Cheonsa." ~Cheonsa
"Gözümü mü dikmişim? Açabilsem, dikerdim de... Çok önce oldu o olay. Siz yeni mi öğrendiniz?" diye sordum ve esneyip, gözlerimi kapadım.
"Yok, bu odun. Olmamış bu." ~Yuin
Bu veletlerin niye hepsi dayaklık?
"Sus, sus." ~Niki
"Ben mi? Sunghoon oppa sussun." ~Yuin
"Konuşmadım bile!" ~Sunghoon
"Senin varlığın rahatsızlık sebebi!" ~Haerin
"Döv onu!" ~Balam
"Ee... Sakin mi olsanız?" ~Cheonsa
"Göm onu!" ~Yuin
"Yaşasın! Kan çıkacak!" ~Niki
"Ya sende ne yapışıyorsun bana?! Şu an sırası mı?!" ~Haneul
"Bunları boğazlamamak için sana sarılmam lazım!" ~Jay
"Daha sert Haerin! Daha sert!" ~Ruby
"1, 2, 3! Kazanan belli!" ~Jungwon
Şu an öyle bir kaos varki... Kaçsam kimse fark etmez. Nerede uyuyabilirim acaba?
Yavaşça yataktan kalktım ve kapıyı sessizce açıp, dışarı çıktım. İçerideki gürültüye kıyasla, dışarısı çok sessiz.
Cidden, nerede uyuyacağım? Öyle kaçtın ama yatacak yer bulamazsan görürsün Heeseung. Ortada kalacaksın gece gece.
"Yavaş yürü!"
Arkamdan gelen sesle o tarafa döndüm. Bunun ne işi var da benim peşimden geliyor?
Ceylan gibi seke seke ve bir eli yarasında, yanıma gelip, koluma tuttundu ve soluklanmaya başladı.
"Ne işin var burada?" ~Heeseung
"Annem, bende keçi inadı olduğunu söylerdi. Ben hayvanat bahçesi gibiyim. Her hayvandan almışım bir özellik. O yüzden, koala gibi sarılmam lazım sana. Yoksa uyuyamam." ~Cheonsa
"Yeni özelliğinin kilidi mi açıldı? Ne demek uyuyamam? Üstelik hemen yürümemeni söyledi hemşire. Sen ne yapıyorsun? Seke seke peşimden geliyorsun." ~Heeseung
"Çünkü yanında olmalıyım." ~Cheonsa
"Nedenmiş o? Annem misin? Yoksa, gölgem mi?" ~Heeseung
"Hayır, sevgilinim." ~Cheonsa
Kolumu ondan kurtarıp, uyuyacak bir yer bulmak için ilerlemeye başladım. Bir de bunu başıma bela diye aldım! Annesini takip eden civciv gibi geliyor peşimden.
"Kulübeye geri dön. Beni takip etmeyi kes." ~Heeseung
"Hayır. Seninle uyuyacağım." ~Cheonsa
Bu konuyu konuşup, kapattık sanıyordum. Oysa ki, hanımefendi laftan anlamaz biri olduğu için, sadece ben kapatmışım.
"Bağırıp, diğerlerini başımıza toplamıyorsam, onlardan kurtulmak için olduğunu bil. Yoksa, senin bu aptal hareketlerine hiç tahammülüm yok. Laftan anlamayan bir veletsin sen sadece." ~Heeseung
"Bezgin Sapık Ajusshi, benimle uyumalısın." ~Cheonsa
"Hâlâ ne diyor..? Beni duyuyor musun? Başka dilde mi konuşuyorum?" ~Heeseung
Yeter artık, cidden yeter! Rahat bırak beni! Yapışacak başka birini bul! Abin var, ablan var, kardeşlerin var! Gitsene onlara! Benden kat kat daha iyi ilgileniyorlar seninle!
"Seni sevdiğim için yanında kalmak istiyorum. Seninle uyumak istiyorum." ~Cheonsa
Bana öyle bakma. Fazla... Sevgi dolu bakıyor. Gözleri o kadar büyükki, sanki yıldızlar gözlerinin içine düşmüş, orada parlıyor gibi. Çok masum bakıyor. Bir kez daha hayır dersem, onu ağlatır mıyım? Onu güldürmek istiyorum. Ağlamasını istemiyorum. Ama bu şekilde güvende değil. Ben... Gece onu yine uyutmam. Rahatsız ederim. Belki de yarası acır. Bir şey olur ve ben hiç bir şey yapamam. Ağlayınca onu susturamıyorum, üzgünken mutlu edemiyorum. Ben sadece onu üzmeye planlanmış bir robot gibiyim. İsteklerim ve yaptıklarım tutarlı değil.
"Bende seni seviyorum ama yanımda olmamalısın. En azından... Yaran iyileşene kadar. Sen söyledin, seni o gece uyutmadım. Şimdi daha kötüsü olacak. Yaran henüz çok yeni. Seni sürekli üzüp duruyorum, bir de bu şekilde canını yakmak istemiyorum. Anlıyor musun beni?" ~Heeseung
"Anlıyorum... Ama... Yine de seninle uyımak istiyorum. Sana sarılmak istiyorum." ~Cheonsa
Anlamıyorsun işte! Bende aynılarını istiyorum ama mümkün değil! Laftan anlamayan veledin tekisin!
"Ah... Sen cidden... Yürü git başımdan. Tamam mı? Beni böyle sık boğaz edip, istediğini yaptıramazsın." ~Heeseung
"Zaten o yüzden vazgeçmiyorum. Ne senin istediğin, ne de benim istediğim olacak. Sana kendimi ezdirmem." ~Cheonsa
Aptal gibi görünüp, her şeyi içinde biriktirip, böyle mi patlıyor? Bu kız... Şimdi anlıyorum, neden ona bakınca renkleri gördüğümü.
"Tamam. Bu sefer sen kazandın. Bu savaşı daha fazla uzatmadan bitirelim. Bu sefer beni etkiledin." ~Heeseung
"Etkilememe gerek yok, tuzağa düşmen yetiyordu. Sen aptal gibi tuzağa düştüğünü fark etmeden, bir kere daha düştün. Tam anlamıyla az önce birbirimize olan duygularımızı itiraf ettik, farkında mısın?" ~Cheonsa
Dur... Ne? Ne zaman?
"Sen... Woah... Bana ne söylettin sen? Üstelik, senin istediğin şeyi hem söyledim, hem de diğerini kabul ettim. Senden korkulur." ~Heeseung
"Korkmana gerek yok. Sevsen yeter. Şimdi Bezgin Sapık Ajusshi olmayı kes ve Düşünceli ve Telaşlı Oppa olup, beni kollarının arasına al ve uyut." ~Cheonsa
Dediği şeye karşılık sadece güldüm ve aklıma gelen uyuyabileceğimiz yer ile daha kolay yürüyebilmesi için elimi ona uzattım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
𝑪𝑶𝑳𝑶𝑹 ⚜𝐸𝑁𝐻𝑌𝑃𝐸𝑁⚜ ✔
FanfictionAşık olmadan renkleri göremeyeceğinizi düşünün; kim bilir o kişiyi ne zaman ve nasıl bulacaksınız? Nerede olduklarını bilmeyen bir grup genç kız ve orada uzun zamandır mahsur kalan diğer insanlar, karşılaştıkları garip olaylar karşısında ne yapacak...
