Julia -her zamanki gibi- erkenden kalkıp ortak salona indi. Hiç oyalanmadan tablodan dışarı çıktı. Ana Merdivenler'den Büyük Salon'a indi. Bugün son SBD sınavı olan Bitki Bilim Sınavı olacaklardı. Bitki Bilim'de çalışacak çok şey yoktu. Julia Dişli Sardunyalardan soru sorulacağını tahmin ediyordu çünkü Profesör Sprout dönemin yarısında Dişli Sardunyaları işlemişti.
Büyük Salondaki kişi sayısı bir elin parmağını geçmezdi. Aslında bu daha iyiydi. Çalışmak için sessiz bir ortam her zaman daha iyidir.
Julia 10 dakika kadar tekrar yaptıktan sonra bunun yeterli olduğuna karar verip kitapları çantasına sokuşturdu. Çantası bugün aşırı hafifti çünkü Profesör Dumbledore İlk ders herkesin sınavı bittiğinde serbest olacaklarını söylemişti.
Hala Büyük Salon daki kişi sayısı artmamıştı. Julia'nın canı aşırı sıkıldığı için biraz koridorlarda dolaşmaya karar verdi. Merdivenlerden çıkıp kendi kendine çalan müzik aletlerinin yanına geldi. O an sadece keman çalıyordu,sabah sabah keman dinlemek pek iyi bir fikir değildi,insanın uykusu geliyordu. Ama Julia en sonunda koltuklardan birine oturup kemanı dinlemeye karar verdi. Gerçektende uykusu gelmişti,ama arkasından gelen sesle irkildiğinde uykusu açıldı.
"Julia!"
Julia arkasına baktı.
"Emily! Burada ne işin var?"
"Burası benim de okulum,niye şaşırdın bu kadar?"
"Bilmem,genelde bu kadar erken kalkmazsın,ondan herhalde."
"Erken mi?!Neyse gel Büyük Salon'a gidelim,kahvaltıya az kaldı,geç kalmayalım sonra."
Emily ve Julia Büyük Salona vardıklarında Salon dolmak üzereydi. Julia müziğin sesine kendini çok kaptırdığı için ne zamanı ne de kimseyi fark etmemişti.
Emily doğruca,masanın en ucunda oturan, Jack'in yanına oturdu.
James ve Sirius da masanın diğer ucunda Marlene ve Lily'le oturuyorlardı.
Julia bu görüntü karşısında sessizce bir ıslık çaldı. Lily son 6 yıldaki tavrını fazlaca değiştirmiş görünüyordu."İşte bu yaz onları eve çağırıp bir şeyler itraf ettirmek gerek"diye düşündü.
Julia onları rahatsız etmemek için ortalarda bir yere oturdu. Son bir tekrar yapmak için çantasını karıştırırken Regulus yanına gelip kulağına doğru eğildi.
"Sınavın bittikten sonra Karagöl'ün yanındaki ağacın oraya gel."
Sonra başka hiç bir şey demeden uzaklaştı.
Julia Jack'a doğru baktı,çünkü Regulus'un gelişini mutlaka fark etmiş olması gerekirdi.
Jack'de ona bakıyordu. "Hayırdır?" dercesine bir hareket yapıp Regulus'u işaret etti. Julia da aynı şekilde Emily'i gösterdi. Jack bunun üzerine bir şeyler yapmadı,şaşırtıcıydı,Jack hiç bir zaman altta kalmazdı
Kahvaltı yapıp seralara gittiler.
* * *
Julia seradan ''O" alacağını bilerek çıktı.Sonra da Regulus'un dediğini yapıp Karagöl'ün yanındaki ağacın yolunu tuttu.
Bahçeye çıktığında bahçede kimsecikler yoktu,büyük ihtimalle havanın çok sıcak olmasından dolayı kimse dışarı çıkmak istememişti.
Julia gölün yanındaki ağaca vardığında etrafta kimse yoktu,oysaki Reg'in ondan önce çıkması gerekti. Etrafına bakmaya başladı.
Arkadan biri onun elini tutup kendine çekince biraz korktu,onun Regulus olduğunu anlayana kadar.
"Sınav nasıldı?"diye sordu Julia Reg'e doğru dönüp.
"Hadi ama,seni buraya sınavlardan konuşalım diye çağırmadım."
"Niye çağırdın?"
"Bilmem galiba biraz vakit geçirmek için."
"Öyle mi?"dedi Julia cilveyle karışık gülerek. Reg'in suratındaki gülümseme iyice genişlemiş ve gözleri Julia'nın dudaklarına kaymaya başlamıştı.
"Öyle."dedi fısıldayarak.
Julia'nın karnında uçan kelebekler yine uçmaya başlamıştı.
Reg yüzünü Julia'nın yüzüne iyice yaklaştırdı,ve dudaklarını ilk önce Julia'nın dudağının kenarına,sonrada dudaklarına bastırdı...
