11. BÖLÜM: KAR MASKELİ ADAM

4.4K 183 22
                                        


Oy ve yorumları unutmayın.  Keyifle okuyun! Upuzun bir bölüm oldu.

Cumhuriyet bayramımız kutlu olsun! 29.10.2022 


11. BÖLÜM: KAR MASKELİ ADAM

Bildiğimi sandıklarımdan çok daha fazlası olduğunu hiçbir şey bilmediğimde anladım.

Tıpkı benim gibi annemin ve babamın da bir geçmişi vardı. Babam evlenmeden önce nasıl bir insandı bilmiyordum ama evlendikten sonra yaşadıklarımızı gayet iyi biliyordum. Onun yüzünden birileri benimle uğraşıyordu. Hem korkuyorum hem de aynı zamanda bir o kadar ruhsuz hissediyordum. Ruhumda çıkan kuvvetli rüzgâr, içimde yıllardır gözyaşlarımdan biriktirdiğim okyanusun dalgalarını alevlendiriyor ve kara bulutları bana doğru çağırıyordu. Bir gün kuvvetli bir fırtına kopacak olduğunu biliyordum ama yine de her şeye rağmen burada hayatıma devam ediyordum. En fazla ne olabilir diye düşündüğümde rahatlıyordum. Dünyadaki acılardan bihaber olan her insan gibi ölümün en korkunç olasılık olduğunu sanan fanilerden biriydim ancak ölmekten beter acılar etrafımızda her yerde olduğunu göremeyecek kadar kör olmadığımı savunurdum. Ne gülünçtüm öyle.

Kapım tıklattığında daldığım düşüncelerden ayrıldım. ''Yağmur,'' diye seslendi Demirkan.

Yutkunarak sesimi toparladım. ''Üstümü değiştirip geliyorum.''

''Sana yemek yapmamı ister misin?''

Hızlıca kapıya doğru döndüm ama açmadım. ''Hayır,'' dedim. Afallamıştım. ''Sen git istersen. Babam birazdan burada olur.''

''Tamam,'' dedi kısık bir sesle.

''Bekle,'' dedim birden. Kapıyı hızlıca açtığımda burun buruna geldik. Bir adım geriye çekildim. Onu odama doğru çekiştirdim.

''Sana soracağım soruya dürüst cevap ver.''

Kaşlarını çattı. ''Sana karşı dürüstüm.''

Güldüm. ''Bundan emin değilim,'' dedim kendi kendime. Söylediklerimi duyduğunda yüzünü buruşturdu.

''Dün gece attığım notu mu aradın?''

Bana birkaç saniye ifadesiz bir şekilde baktı. ''Evet,'' dedi itiraf ederek. ''Çöpü karıştıracak kadar küçük düşürücü bir hale girdim.''

''Neden?'' Kaşlarımı havaya kaldırdım.

''Çünkü,'' dedi yutkunarak gözlerini benden çekip omzumun üzerinden başka bir yere baktı, birkaç saniye düşündükten sonra gözlerini tekrar bana çevirdi. ''Elinde sıkıca tuttuğun o kâğıdı merak ettim. Bana söylemedin. Birileri seni rahatsız ederse bana söyle, Sincap.''

''Bana yalan söyledin.'' Hayal kırıklığı ile baktım ona. ''Sana nasıl güvenebilirim? Birkaç gündür tanıdığım birisin.''

''Birkaç yıldan fazladır tanıdığın kişi seninle uğraşıyor,'' dedi ellerini göğsünde birleştirerek. ''Seni ilk gördüğümde yıllardır tanıyormuş gibi hissettim. Gözlerine baktığımda ise sana güvendim. Aynısını senden bekleyemem ama başın beladaysa sana yardım edebilirim.''

''Başım belada değil,'' dedim. ''Neden ısrarcısın? Başım belada olsaydı ne yapabilirdin ki?''

''Kötü bir yalancısın,'' dedi. Göz ucuyla yatağımı işaret etti. Fotoğraflar yatağın üzerindeydi. Hızlıca onları üst üste toplayıp ters çevirdim.

ALABORABağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin