Bu bölümde Yağmur ve Demirkan'ın artık birbirine karşı koyamadıklarını göreceğiz. Kitabımızı yarıladık.
8. 12. 2022
18. BÖLÜM: VAVEYLA
Özgür'ün yüzündeki şaşkınlık manidardı. Elindeki dosyaya baktı, daha sonra bana bakarken gözlerinde anlam veremediğim uzun bir boşluk kalakaldı.
''Elinde ki nedir Özgür?''
Yanına hızlı adımlar atarak ilerledim, o ise aceleyle dosyayı buruşturup ikiye katladı. Görmemi istememişti.
''Hiç... Babamın yeni eşinin kızı olduğunu söylemiştim ya...'' dedi ve durdu. Başımı sallayıp onu onaylayarak, devam etmesini gösterir bir hareket yaptım.
''Onun hastalığı hakkında rapor gibi bir şey,'' diyerek açıklama yaptı.
''Burada ne işi vardı ki?'' Özgür yatağa oturdu ve yerde ki dağılmış kâğıtlara bakarak, ''Annem buraya koymuştu. Almam gerektiğini söyledi,'' dedi durgun bir tonda.
''Keşke bana söyleseydin. Beraber arardık, her ne aradıysan,'' dedim imalı imalı. Özgür birden kafasını iki elinin arasına alarak başını öne doğru eğdi. Bir şeyler mırıldanıyordu ama anlayamıyordum. Ne yapacağımı bilemedim. Çekinerek omuzuna dokundum.
''İyi misin?''
''Özür dilerim, Yağmur. Çok özür dilerim.'' Birden bire benden özür dilemesine mi şaşırsam, yoksa bu anlamsız tepkilerine mi karar veremedim.
''Niye benden özür diliyorsun?''
''Önemi yok.''
Ona doğru yavaş bir adım attım ama o geriledi. Ellerimi kaldırdım. ''Sana zarar verecek değilim, Özgür. Sadece elindeki rapora bakmak istiyorum.''
''Hayır!'' Net ve aceleyle çıkan sesini toparlamak istermiş gibi gülümsemeye çalıştı. ''Tamam, elinden zorla alacak değilim.'' Aslında almayı düşünüyordum ama onun böyle bir tepki vermiş olması işimi zorlaştırırdı.
Kendimi o an yenilmiş hissettim, omuzlarım çöktü. Gözlerindeki acı öyle gerçekçiydi ki, ürperdim. Ne oluyordu? O kâğıtta gerçekten ne yazıyordu? O kâğıt, benimle ilgili miydi? Kafam her zaman ki gibi allak bulak oldu. Herkes benden bir şey saklıyordu. Demirkan, Özgür, babam; hatta belki de Hande bile... Çevremde sanırım tek benden bir şey saklamayan Gökçe'ydi.
''Bak Özgür. Benden neden özür diliyorsun bunu anlamam gerekiyor. Ve elinde ki dosyada ne gördün bilmiyorum ama kardeşinle ilgili olduğunu düşünmüyorum. Bunu beraber çözebiliriz.''
Özgür anormal bir şekilde, kurduğum uzun cümlenin içinde ki bir kelimeyi tekrar etti. ''Beraber... Beraber...''
Onu hızlıca onayladım. ''Evet, beraber,'' dedim ve bir adım yaklaştım. ''Eğer birbirimize destek olursak, bu sorunları başarırız.''
Özgür bana bakmıyordu. Gözleri yerdeki beyaz parkeye odaklanmıştı ve söylediklerimi tekrar ediyordu. ''Birlikte... Başarmak... Birlikte... '' Daha sonra kahkaha atmaya başladı. Komodinin üzerinde olan babam ve Hande'nin fotoğrafına nefretle baktı. Özgür'ün gözleri bir anda bana doğru yavaş bir çekimde çevrilerek korkutucu bir şekli aldı. Gözleri kararır gibi oldu. Ben ona ürkek bakışlarla baktığımı görünce gözleri yumuşadı ve yanıma gelerek birdenbire bana sarıldı.
''Korkma, Yağmur. Sadece gitmem gerek.''
''Özgür, seni anlayamıyorum!'' diye bağırdım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ALABORA
Misterio / SuspensoALABORA Annesinin ölümünün ardından, babasıyla İstanbul'a taşınan bir genç kızın hikayesi... Yeni bir okul, yeni arkadaşlar, yeni bir şehir... Bunlar Yağmur için hiçbir şey ifade etmiyordu. Tek istediği annesi ve onun sıcaklığıydı. Yalnızlığın için...
