Birkaç hafta önce...
Saçlarımı renkli tokalarla süsledikten sonra arkadaşlarıma döndüm. "Ben hazırım."
4 kız, kör randevuya gitmeye hazırdık. Yeni şeyler keşfetmeyi severdim. Bu etkinliği de deneyimlemek için kabul etmiştim.
Tatlı konsept ile dekore edilmiş kafeye girdiğimizde yan yana oturmuş 4 erkek dikkatimizi çekti. Üçü birbiriyle sohbet ederken biri pencereden dışarıyı izliyordu. Sıkılmış gibiydi.
Arkadaşım o masaya doğru "Oppa!" diye seslendi. Erkeklerden biri ona el sallayınca yanlarına ilerledik. İlgisi pencerede olan çocuğu arkadaşı dürtünce o da bize döndü.
Selamlaşma faslıyla beraber karşılarına oturduk. Pencere çocuğun en uzağında kalmıştım.
Birbirimizle tanıştıkça konuşulacak daha fazla konumuz oluşuyordu. Masamız eğlenceliydi. Sadece pencere çocukla uzaklığımızdan ötürü etkileşim kuramamıştık.
"Şimdi sıra eş seçiminde! Biz birer eşyamızı karışık sırayla önünüze bırakacağız ve siz de birini seçeceksiniz. Eşleşen çiftler bir günlük randevu hakkı kazanıyor! Şimdi... hazır mıyız?"
Yükselen evet sesleriyle beraber tüm kızlar gözümüzü kapadık. Bir dakika sonra gözümüzü açtığımızda masada dizili nesneler vardı. Anahtar, kol saati, güneş gözlüğü ve şeker.
Seçme hakkı en kenardaki benden başladı. Bana en yakın ve en farklı olan şekere gözüm ilişti. Düşünmeden onu seçtim. Kim olacağı hakkında bir beklentim yoktu. Dördü de benimle güzelce konuşuyordu.
Diğerleri de seçtikten sonra sahipleri nesnelerine ellerini uzattı. Tuttuğum şekere elini uzatan kişi, diğer köşedeki pencere adam oldu.
Üst dönemim olduğu için ona Sung Hanbin sunbae demeliydim. Aralarında en az konuştuğum kişi oydu. İçimden minik bir üzüntü hissiyatı geçti.
Kalkmaya en müsait yerde oturuyordu. Yani ilk o bırakıp gidecekti.
Yine de bana gülümseyince bir gün için dayanabileceğini düşündüm. Beklentilerim düşük demiştim. Bu benim de gülümsememe yeterli oldu.
&
Oylarınızın ortama girişini görelim lütfen guys ^•^
