16

153 12 5
                                        

(Bu bölüm, 2. bölümün zamanından Hanbin'in bakış açısını anlatıyor. Daha iyi anlamak için bu bölümden önce o bölümü tekrar okumanızı öneriyorum.)

&

Hanbin'den...

Birkaç hafta önce;

Bu zamana kadar kalbime farklı anlamda giren iki kişi oldu.

Biri ilk aşkımdı. Komşumuzun en büyük kızıydı. Bana sık sık ders vermeye gelirdi. Ona abla demedikçe beni tatlı bir şekilde azarlardı. Bu yüzden onunla evlilik hayalleri kurduğumu ona söylemeye korkardım.

8 yaşındaki bir çocuk için bence çok olası hayallerdi.

İkinci aşkımla lisede tanıştım. Onunla hiç evlilik hayali kurmadım. Ama hiç de ayrılmayacağımızı düşünürdüm. Bu yüzden ona kendimi fazla kaptırdığım zamanlarda terk edilmek beni çok etkilemişti.

O andan sonra insanlar için daha zor, daha seçici olmaya başladım. Sosyal çevrem genişti ama sınırlarım da bir o kadar fazlaydı.

Arkadaşlarımın kör randevu teklifini bu yüzden reddetmeliydim. Ama kontrol elimden çıkınca onlara uymak zorunda kaldım. Nasılsa kolayca kaçabileceğim bir yere otururdum. İstediğim zamanı masayı terk edebilirdim.

Öyle de yaptım.

Sıkıntıdan pencereye daldığım bir an yaklaşan sesler beni tekrar masaya döndürdü. Dört genç kız bize doğru geliyordu. Daha selamlaşma faslında ortamın neşesi yükselmeye başlamıştı. Hepsi cıvıl cıvıldı. Sohbetleri güzeldi. Ama gözlerim sadece birine sürekli takılıp duruyordu.

Bana en uzak noktaya oturmuştu. Bu yüzden en az konuşabildiğim kişiydi. Yerimden ilk kez rahatsız olmaya başladığım an o anlardı.

Görseli diğerleri gibi çekiciydi. Kişiliği diğerleri gibi güzeldi. Onda beni çeken şeyin ne olduğunu anlayamadan eşleşme faslı başladı.

Beni onun bulması için masaya diğer üçlüden farklı bir nesneyi en yakınına yerleştirdim. Şekerim, anahtar kol saati ve güneş gözlüğü arasında sırıtıyordu. Arkadaşlarım beni anlamışçasına gülerek kolumu cimciklerken ben de kendi hallerime şaşkınlıkla bakıyordum. Ne ara kurallarımı çiğnemeye bu kadar hazırlıklıydım?

Sonunda eli istediğim gibi şekerimi buldu. Benim elim de aynı şekere uzandığında yüzünden bir durgunluk geçti. Galiba onun beklentisi ben değildim.

Bu benim için sevindirici bir belirti olmalıydı. Benden bir beklentisi olmaması demek, randevumuzun bir defalığa mahsus kalması demekti. Onu bir daha görmek zorunda kalmayacaktım.

Bu yüzden ona gülümsedim. Beni görünce o da gülümsedi. Sadece bir günlük de olsak, bugünümüzü güzel geçirebilirdik.

&

Hanbin'in bakış açısından okumaya devam ettikçe, hikayenin anlatılmamış yarımını öğreneceksiniz. Gelecek bölümlerde görüşmeden önce oylarınızı bekliyorum. :)

break up 〄 sung hanbinBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin