4

213 14 0
                                        

Herkesin aksine son sınava bakımlı halimle girerken bunu düşünmemiştim. Sınav çıkışı fakültenin önünde bir hafta önce konuştuğum adam, Sung Hanbin duruyordu.

Fıskiyenin yanında etrafını saran kalabalıkla konuştuğu için beni fark etmemişti. Tesadüf olduğunu düşündüm. Çünkü bir hafta önce gecenin bir yarısı beni aradığında, geçiştirici tavrından hiç de buluşmak istemiyor gibi konuşmuştu.

Arkadaşlarımla giriş kapısından çıkıp merdivenlerden inmeye başladık. Kızlar konuşan gruptan birkaç kişiyle selamlaşıp bir araya geldiğinde kalabalığın önü açıldı. Herkesin gündemi sinavlardı.

Hanbin ile göz göze gelişimiz bu yolla oldu. Başımı kısaca eğip selam verdim. Kalabalıkta başka tanıdığım insan olmadığı için amacım yoluma devam etmekti. O beni durdurana kadar.

"Jinri!"

Yanıma gelirken her zamankinden daha iyi göründüğünü fark ettim. Karşımda durdu. "Sınavların nasıldı?"

Hevesle "Hepsi çok iyiydi." dedim. Sınavı kötü geçen insanlara kendi sınavımdan hevesle bahsedemiyordum. Sung Hanbin döneminin zirvelerinden olduğu için ona bolca övünebilirdim.

Güzel gülüşünü bana sundu. "O halde bir ödül ve rahatlama gezisine ne dersin?"

Yani içinde bulunduğu kalabalıktan yalnızca benim için mi buradaydı?

Parmakları arasına sıkıştırdığı iki sinema biletini havaya kaldırdı. "Önce saray ve tapınaklar, sonra yemek, akşam açık hava sineması. Ne dersin?"

Tüm sevdiğim aktiviteler bir aradaydı. Gözlerim ışıldarken etrafıma bakındım. "Yalnızca ikimiz mi?"

"Bu bir randevu olduğuna göre... Evet."

Sormak istediğim şeyi anlayarak cevaplamıştı. Zeki adamlara zaafım vardı. "Güzel plan!"

Bir hafta önceki isteksiz tavrını neyin değiştirdiğini merak etmiyor değildim. Ama sorup bu güzel havayı dağıtmak istemedim. Nasıl olsa bir gün öğrenecektim.

Ya da öğrenmek zorunda kalacaktım.

break up 〄 sung hanbinBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin