Bilinmezlikler insanı çok yorar. Tehditler çok tedirgin bir duruma sokar kişiyi. Bilinmeyen bir kişi tarafından tehdit edilmek ise çok tehlikelidir. Kişi bilinip tanınmadığından dediğini yapar mı düşüncesi ile karşılaşılır ve tehdit kaynağının doğruluğuna da güvenilemez. Bu durumda genel olarak herkes direkt denileni yapar. Çünkü o anki korkunun da etkisi ile direkt olumsuz sonuç akla getirilir ve denileni yapmak daha mantıklı gelir. Ancak istisna kişiler olabilir bu durumda. Tabi olmayadabilir...
7.GÜN
Yeni bir güne gözlerimi açıyordum. Diğerlerinin sesi kulaklarıma geliyordu.
Dünkü soru sorma oyununa 2.soruda veda etmiştik. Günün geri kalanında ise genel olarak herkes kendi kendine takılmıştı.
Gerinerek gözlerimi kıpırdattım. Etrafa baktığımda neredeyse herkes kalkmıştı. Bende kalkarak yattığım yeri kaldırdım. Diğerleri gibi bende eşyalarımı kantinde bulunan odaya koyduktan sonra lavaboya elimi yüzümü yıkamaya gittim. Telefonuma bildirim gelmesi ile kaşlarım çatıldı. Hemen elimi kurulayarak telefonu cebimden çıkarttığımda mesaja girdim.
Özel numara
Oyun başlıyor yavru ceylan !!
Sevdiklerine dikkat et !!
-K
Bu da neydi böyle ? Telefonun çekme ihtimali aklıma gelince hemen polisi aramaya çalıştım ancak çekmiyor olarak gözüküyordu hala. O zaman mesaj nasıl gelmişti ?
Hemen lavabodan çıktım ve koşarak kantine geçtim. Bunu hemen birine söylemem lazımdı. Anlatabileceğim birini bulmak için etrafıma baktığım sırada ikinci bildirim geldi.
Özel numara
Birine söylemeyi aklından bile geçirme bence !!!
-K
Çığlık sesi duymamla bakışlarım merdivenlere döndü. Alkım "Ahu" diye bağırarak merdivenleri çıkmaya başladığında ben ve diğerleri de onu takip ettik.
Üst kata geldiğimizde sesin geldiği sınıfa girdik ve Ahu'yu gördük. Sandalyeye bağlanmış şekilde duruyordu. Hemen yanına giderek onu çözdük ve neler olduğunu sorduk ancak o şaşkın bir şekilde bana bakıyordu. Elimi omzuna koydum "İyi misin ne oldu ?"
"Neden yaptın ?"
"Ne ? Neyi neden yaptım ?" Bana inanamaz bir şekilde bakıyordu. Elini cebine attı ve bir kağıt çıkardı. Kağıdı elinden alıp seslice okudum. "Ahu yukarıda seni bekleyeceğim. Kimseye çaktırma. Bir şey buldum. Güneş..." Şaşkınca ona döndüm. "Yukarıya geldiğim anda maskeli iki kişi beni zorla buraya getirerek bağladılar. Doğruyu söyle yoksa onlarla..."
"Sen ne dediğinin farkında mısın ? Biraz gözünü aç ve etrafa bak Ahu. Daha bana ait olduğu kanıtsız bir kağıt var elinde ve güvenli olmadığını bilmene rağmen yukarıya tek başına çıkıyorsun? Beni bu şekilde suçlaman..."
Başımı iki yana salladım ve arkamı dönerek odadan çıktım. Merdivenlere yöneldiğim sırada bir melodi sesi duymamla duraksadım. Çok tanıdık bir sesti bu. Sesin geldiği yere doğru giderken müdür odasını gördüm. Kapısı açıktı ve ses oradan geliyordu. İçeriye girdiğim zaman açık olan bilgisayar ve önünde bir not gördüm. Bilgisayara baktığımda şarkının Oğuzhan Koç'un 'Aşk Beni Yendi' şarkısı olduğunu gördüm. Bu şarkı... annemin en sevdiği şarkıydı...
Notu alıp gözyaşları içerisinde okumaya başladım.
Aferin yavru ceylan
Şarkı tanıdık geldi mi ? Ahahah benimki de soru. Nasıl unutabilirsin ki. Benim sözümü dinlemenin ödülü diyelim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
K.O. OKULU
Teen FictionHer şeyin normal olduğu bir okulda bir anda işler çığırından çıkar. Her şey bir cinayet ile başlamıştır. Öldürülen bir öğrenci... Okulda ki katil kim ? Katil mi ya da katiller mi demeliyim ? Akılların alamayacağı bu ortama girince sizde kaybolacaksı...
