11.BÖLÜM

12 2 0
                                        

En başından beri bahsettiğim şey aynı aslında. Korku... Bu duyguyu her anlattığımda farklı taraflarını görüyorum. Bu aynı her kitabı tekrar okuduğunda ondan farklı yorumlar çıkartmak gibi. Yeni yeni şeyler öğrenmek. Acaba diyerek kendine yeni şeyler katmak gibi. Evet bu tabi ki güzel bir şey aksini iddia ettiğim yok zaten. Ancak şunu söylemeliyim ki bu duyguyu yaşamak öyle anlatmak gibi ya da tekrar tekrar okumak gibi değildir. Bu duyguyu tekrar yaşamak daha da rahatsız olmaktır. Huzursuzluğun bedeni kaplamasıdır. Giderek yok olmaktır...

Baran ismini bilmediğim bir çocuğun üstüne doğru yürüyordu. Yanında olanlar ise onu tutmaya çalışıyordu. "Sen bir daha bana bu konu hakkında bir şey söylemeye kalkarsan bitersin anladın mı beni ?"

"Hayır anlamadım gel anlat. Hadi gel anlat." Baran tekrardan üstüne atlamaya çalıştığında bu sefer kimse onu tutamadan çocuğun suratına yumruğu geçirmişti. Çocuğu korumaya çalışan biri Baran'ı geri ittiğinde Baran'ın yanında olan bir çocukta onu itmişti. "Bana bak Önder. Seni öldürürüm anladın mı beni. Sana burayı dar ederim."

"Hahaha sen ne kadar komiksin öyle ya. Demek o kadar ince bir çizgi senin için öyle mi?"

"Gel ben sana ne kadar ince göstereyim" diyerek bir anda Önder'in üstüne atlayıp onu masaya yatırmıştı. Öyle bir yumruk atmıştı ki masa ile beraber çocukta yere düşmüştü. Bilnur tam araya girmeye çalışırken yanındakiler onu tuttu ve geriye çekti. Diğerleri de sıkıca Baran'ı ve Önder'i tutmuştu.

Bora Önder'i tutan kişilere bakarak "Alın götürün onu bir yere. Kendine gelince gelsin"

"Sen hayırdır ya. Sen ne karışıyorsun? " diyerek Önder yanındakilerden kurtulmaya çalışmıştı ancak başaramamıştı. Bora ise onu takmadan diğerlerine baş işareti yaptığında Önder daha da sinirlenmişti.

"Baban sana her şeyi öğretememiş ama Bora bey. Beni tanıtmamış sana" Baran kendisini tutanlardan kurtulmaya çalışırken tekrardan ortalık karışmıştı. Bora sinirli bir şekilde Önder'e doğru giderken kolundan tuttuğumda pek bir fayda etmemişti. Herkes hep bir ağızdan konuşuyordu. "Bora...Bora gitme dur" Bora durup bana baktıktan sonra tekrar oraya dönüp sert bir şekilde "götürün şunu dedim" diyerek elleriyle şakaklarını ovuşturmaya başlamıştı.

Tam diğerleri Önder'i alıp götürürken bir anda Önder kilitlenip düz bir şekilde kalmıştı ve gözleri yukarı doğru gidip kapanmıştı. Onu tutanlar korkarak bıraktığında çok sert bir şekilde kafasını yere çarptığından etrafa çok az kan sıçramıştı. Hemen arkamı dönerek bakmamaya çalıştım.

Ahu beni fark edince hemen yanıma gelip bana destek oldu ve oturmamı sağladı. O da yanıma oturup ellerimi tuttuğunda bir şeyler söylüyordu ancak duymuyordum. Kulaklarımda tiz bir ses vardı.

Geçmiş gözlerimin önündeydi... Geçmiş aklımdaydı, kulaklarımdaydı, vücudumun her yerindeydi...

Gözlerimi kapatıp kendimi sıkmaya başlamıştım. Görüntüler gözümün önünden gitmiyordu. Arabadaydım. Annem ve babam ön koltukta. Annemin başından aşağı kanlar akıyordu. Bir sürü cam kırıkları vardı bedeninde... Başı yan tarafa doğru düşmüştü. Sesleniyordum ona ama duymuyordu.

Annem ilk defa yanıt verememişti bana.

Babama döndüm. Onunda yüzünde kanlar vardı ama anneminkinin yanında hiçbir şeydi. Dışarıda yağmur yağıyordu. Şimşek çakmıştı. Senin bugün kara günün yalnızca ben aydınlatırım artık der gibiydi. Yoğun bir sessizlik vardı. O an sessizliğin bile sesini duyduğuma yemin edebilirdim. Sonrası ise çok karanlıktı. Hem de çok...

Bir ses duydum. "Sahra... Beni duyuyor musun? Sahra lütfen cevap ver"

Bir anda derin nefes alarak gözümü açtığımda Bora önümde çömelerek ellerimi tutuyordu. Yavaşça başımı çevirdiğimde Ahu'nun ve Alkım'ın endişeli gözleri ile karşılaşmıştım. Bir anda şimşeklerin çakması ile ışıklar kapandı. Dışarıya baktığımda yağmur yağıyordu. Ayağa kalkarak dışarıya doğru yürümeye başladım. Üstümde meraklı gözlerin olduğunu hissediyordum ama bunu düşünemeyecek kadar dalgındı adımlarım. Dışarıya çıktığımda yüzüme vuran soğuk hava ile gülümsemiştim. Yüzüme gelen yağmur damlaları gözyaşlarıma eşlik ediyordu. Bahçenin ortasına geçip başımı gökyüzüne kaldırdım. "Buradasın" dedim. "Beni yalnız bırakmadın"

K.O. OKULUBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin