| 19 |

192 17 11
                                    

"Kimsenin görmek istediği gibi görünmek zorunda değiliz."
~

 Jungkook yüzünü sinirle ovarken sabırlı olmaya çalışıyordu. Kahvaltı masasında yükselen sesler çalışanların bir sorun olduğunu sanmasına neden olmuş ve içeri girmişlerdi. Jungkook onlara çıkmalarını söylerken Taehyung hala çıldırmış gibi bağırıyordu. Bu gel gitli halleri Jungkook'un içinde mühür içeren planını gözden mi geçirsem diye düşünmedine sebep oluyordu.

"Taehyung, kes şunu!"

"Jeon Jungkook! Sen bana emir verip duramazsın!"

"Şu sesinin tonunu indir. Sabrımın son demlerindeyim!"

"İndirmezsem ne olur, söylesene! Ne yaparsın? Yoksa beni yeniden mi zindana atarsın? Yapmadığın şey değil, seversin sen."

"Taehyung, bağırma."

"Yok öyle dünya. Sen istediğini söyle. Ben söylerken sus taehyung, bağırma taehyung, sesinin tonunu indir taehyung!"

Dün gece prens ağlayarak uyumuş gözünü de kralın yatağında onunla birlikte açmıştı. Ardından birbirleriyle çok iletişim kurmadan kahvaltıya inmiş ve planın detaylarını konuşmaya başlamışlardı. Zaten ne olduysa o sırada olmuş prens kralın her söylediğini hiddetle reddetmiş sonra da bu hale gelmişlerdi.

Taehyung elindeki bıçağı çaprazında oturan krala doğru salladı. Bu yalnızca onun gibi bir adamın yapabileceği türden bir hareketti. Aksi halde bir krala, Kral Javier'a değil bıçak sallamak sesini yükseltmek bile canından olmana neden olabilirdi.

"Ben öleceksem sen de ölürsün!"

"Sakinleşecek misin?"

Jungkook ise kendinden beklenmedik derecede sabırlı davranıyordu. Kibirli, yukardan bakan tavrı yerine daha anlayışlı ve sakindi. Taehyung'a karşı istese de eski tavrını takınamıyor yalnızca onun sakinleşmesini diliyordu. Ancak prens bıçağı sallamaya devam ediyordu.

"Jungkook, bak sana yemin olsun bu işten ben zarar görürsem sen de zarar görürsün. Anlatabiliyor muyum?"

"Taehyung tamam! Tamam istediğin gibi olsun. Yalnız planları gerçekleştirmeden ölmek istemiyorsan şu bıçağı burnumun ucundan çekmen için fazla zamanın yok."

Prens kralın kabullenişini duyar duymaz bıçağı tabağının kenarına bıraktı. Bu hareketiyle kralın sesini yeniden duydu.

"İstediğin şeyin geri dönülmez bir yol olduğunun farkındaysan benim için sorun yok."

"Farkındayım. Ne dedim sana? Bana ne olacaksa sana da aynısı olacak."

"Sırf beni de yakmak için mi çift mühür istiyorsun?"

"Sen ne laftan anlamaz bir adamsın. Nerede beni zekasıyla yükselten o Jungkook, ne yaptın ona?"

Jungkook burnundan sinirli bir nefes verince Taehyung konuşmaya devam etti.

"Yalnızca benim mühürlenmem adaletli değil. Sadece ben bağlılık göstermek zorunda kalacağım, ayrıca mühür bozulurken yine sadece ben acı çekeceğim. Ama ben de seni mühürlersem bu bağlılık ve acı karşılıklı olacak."

"Sen de beni mühürlersen bunu bozamayabiliriz. Sen de bir safkansın."

"Umrumda değil. Tek bedel ödeyen taraf ben olmayacağım. Üstelik plan senden çıkmışken."

Taehyung delici bakışlarını kralın gözlerinin içinde tutuyor bir saniye bile odağını değiştirmiyordu. Konuşmaya devam etti.

"Hem mühürlenmek için önce gönlümü almanız gerekecek kralım."

Dark & Wild /TaekookHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin