Tak tak...
Kapının aralığından 2 göz gözüküyordu. Işıklar bir anda söndü. Satoshi bir çığlık daha attı.
Daha sonra bir figür belirdi. Bayan vücuduna sahipti...
Tanıdık gelmişti bu vücut. Fazla tanıdık..
"Hahahaha çocuklar, sizi nasıl da korkuttum ama."
Konuşan Miss Yui den başkası değildi. Miss Yui bizim rehber öğretmenimizdi.
"Çocuklar bu saatte okulda ne yapıyorsunuz?"
"Sınıfı topluyorduk."
Daha sonra Ms Yui'nin arkadasından bir çocuk çıktı.
"Abi... Abiiiii..." dedi ve Satoshi'nin kucağına atladı. "Bak sana ne getirdim abi." Elindeki şemsiye yi abisine uzattı. "Yağmur yağacak gibiydi. O yüzden sana şemsiye getirmeye karar verdim."
O anda sınıftaki bütün kızların ilgisi küçük çocuğa döndü. Benim de dahil...
Yanaklarını sıktık, sarıldık, öptük. Çok tatlıydı. Daha sonra Satoshi'ye döndüm. "Bu kadar tatlı bir kardeşin olduğunu bilmiyorduuuk."
"Size bir kız kardeşim olduğunu söylemiştim."
Miss Yui konuşmayı böldü; "Tamam, tamam sınıfı toplayın da evlerinize gidin. Saat çok geç oldu çocuklar. Ayrıca Mayu ile de vedalaşın. Biliyorsunuz ki ailesinin tayini çıktı."
Sınıfı topladıktan sonra Mayu ile vedalaştık. Tam okuldan ayrılıyorduk ki Ayumi; "Durun! Internette bir büyü gördüm. Bunu yaparsak sonsuza kadar arkadaş kalacağız."
Dediğim gibi; Ayumi bu tür şeylere çok ilgi duyardı. Denemekten zarar gelmez dedik. Ama içimde bununla ilgili kötü bir his vardı...
