9.Bölüm

3.1K 153 195
                                        




Selam, biz geldik!

5 bin görüntülenmeye ulaşmak üzereyiz, destekleriniz için çok teşekkür ederim. Kocam bir aile olup Harlı Gece'de yanmaya hazır mısınız? Ben sizinle hazırım canlarım ❤️.

Umarım hepiniz çok iyisinizdir. Yorumlarınız, oylarınız benim için çok kıymetli ve yazma sürecinde beni etkileyen faktörler, desteklerinizi bekliyorum.

Satır aralarında buluşalım.

Keyifli okumalar!

His.

Bir insan hissetmeden ne kadar süre yaşayabilirdi, kader dediğimiz her şey aslında yaşamak zorunda olduklarımız mıydı? Aldığım her nefes, zayıf olan zaaflarımı ele geçirmek için bir zehre bürünürken, bedenim buz kesmişti. Yeşil gözleri, sanki duvarları aşan keskin bakışlarıyla, zaaflarıma ulaşıyor ve beni oyunlarına çekiyordu. İşte bu an, yaşamın karmaşık dansında duyguların bütünleştiği bir noktaydı. Ellerini kapıya yaslamış, öfke dolu yüz hatlarına takıldı gözlerim. Issız bir yolda kaybolmuş gibi hissediyordum.

Bugün gördükleri onu sinirlendirmişti fakat amacım bu değildi. Kendimi kaybolduğum yerden çıkarmak istiyordum sadece. Belki de bir zavallıydım.

Duygularımın beni ele geçirmemesi için mücadele etmek zorundaydım. Ona karşı hissettiğim şeyin ne olduğunu bile kestiremiyordum.

"Neden geldin," dedim rahat olmaya çalışan bir ses tonuyla.

"Bugün yanında gezdirdiğin zibidi seni geçen gün sınıfta rahatsız etmiyor muydu? Sırf benden, yaşadıklarımızdan uzaklaşabilmek için bulduğun çözüm bu mu?", diye bağırdığında üzerime doğru birkaç adım attığında geriye doğru gittim. Kapıyı sertçe kapattığında yutkundum.

"Bu durumu kendine yorman çok üzücü, bundan sonra yapacağım her şey için kendine pay çıkarman beni üzer," derken asıl hislerimi saklamaya çalışarak sahte bir şekilde gülümsedim.

"Yanlış," dedi gerginleşen yüz hatlarıyla gülümserken.

"Asıl yanlış olan senin benim evime geliyor olman ve bunları konuşuyor olmamız," derken hızlı adımlalar kapıya doğru yönelip kapıyı açtım.

"Hadi Karahan hocam, siz gidin."

Bakışlarımı bakışlarına doğru çıkardığımda iri bedeni altında ne kadar ezildiğimi hissediyordum ama kararlı olmalıydım.

Karahan beklenmedik bir hızla önüme geçerek sertçe kapıyı kapattı. Ani bir hamleyle beni kapı ile bedeni arasına sıkıştırdı. Ne yapmaya çalıştığını kestirmeye çalışarak başımı ona doğru kaldırdığımda üzerime biraz daha eğildi. Nefeslerimiz birbirine karışırken, keskin bakışlarıyla beni delip geçiyordu.

Kalbim hızla atmaya başlamıştı ve bedenimde bir gerilim hissediliyordu. Karahan'ın bu ani hamlesi, içimdeki savaşı daha da alevlendirmiş gibiydi. Bir yandan duygusal bir çıkmaza sürüklenmiştim, diğer yandan da fiziksel olarak Karahan'ın etkisi altındaydım.

Gergin bir şekilde sordum, "Ne yapıyorsun?"

Karahan'ın yüzü, kararlılık ve öfke karışımı bir ifadeyle doluydu. "Bana bir daha hocam deme," dedi sert bir tonla.

"Bu kadar kolay değil, benimle bu şekilde yakınlaşırken, seni bu kadar hissetmişken aynı zamanda böyle bir tavırda bulunamazsın."

İki elini belime yerleştirdiğinde parmak uçlarıyla ufak baskılar yaparken okşamaya başladı. Sıkıştığım yerde nefes almam zorlaşırken, bedenimin ona karşı yenik düştüğünü bilerek beni bu hale sokuyordu. Ancak içimden gelen bir dirençle gözlerine karşı dik durmaya çalıştım ve artık sormam gereken o soruyu sordum.

HARLI GECE (+18)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin