Hz. ismail gibi feda edilen bir olguydu kaderim. içinde yaşatılan olay ise her çağda kendini tekrar edilen bir gelenekti, hayatım varlığım .
ismail misaliydim ben bu hikayede. benden ilk babam vazgeçti ardından annem.
ismail kurtulmuştu. ama ben kurtulamamıştım. ben yaşatılan her acıya savaşmış ruhumda ve bedenimde bir çok yaralar almıştım.
ben ismaildim. bir o kadar da değildim. hazandım içinde fırtınaların yaşatan güzdüm.
Varlığım bir adamın feda ettiği bir oyunun içine çekildim. içinde kendimi kaybettim. kendime o kadar çok acıdım ki acıyan bir yerim kalmadı. ben kendime ağladım, ağladığım yerlerde kendimden bir parça feda ettim;
ruhumu, benliğimi en çokta kalbimi ve hislerimi...
buraya kadardı. artık artık ayakta duran ve herkese her şeye karşı savaşan o hazandan eser kalmamıştı. yorulmuştum.
yaşanılan her şey birer enkazdı benim kalbimde, duyduğum her geçek bir harabeydi zihnimdeki ve bedenimdeki izlerden.
bana bakan adamın söyledikleri kulaklarımın çınlamasına sebep olurken çiftlik evindeki evdeydik. azat dışardaydı. behram içeri girmesine izin vermemişti.
"nasıl..dur "diyerek anlatılanları hazmetmeye sindirmeye çalışıyordum. bunlar geçek olamazdı. değil mi?
bana bakan adamın gözlerindeki o pişmanlığı görüyordum. onun bu hikayede hiç bir suçu yoktu aslında. o da benim kadar masumdu. masum olmayan tek şey bana bu olanları duyduğu anda gelip söylememesiydi. ama şuan konumuz bu değildi. duyduğum gerçeklerdi.
"hazan "diye bana doğru yaklaşan adam elini koluma koydu. ona baktım.
"bu nasıl..olur "dedim. kalbim acıyordu. nefesim içimde öyle bir yangına ev sahipliği yapıyordu ki gözlerim doldu.
"hazan sikeyim "diye beni kendisine çeken adama sığındım. içim acıyor.
gözlerimdeki yaşlar yanaklarımdan firar ederken hıçkıra hıçkıra ağlıyordum.
babam denen insan demeye bin şahit isteyen o adam beni kendi şahsi meselesi için kurban etmişti.
behramın babasının benim babam ile ilgili bir kan borcu vardıa. behramın babası babamın borcu karşılığında benimle evlendirmeyi teklif etmişti. behram yurt dışında olduğu için o zamanlar bunu kabul etmemiş hatta reddetmişti. bunu yerine beni azatta vermişti behramın babası. böylelikle sözde meseleleri kapanmıştı.
insan nasıl öz evladına bunu yapar ki. ben anlamıyordum. bir baba bunu evladına nasıl reva görür. onun o aptal meselesi uğruna benim hayatım cehenneme dönüşmüştü.
ben her Allahın günü azat denen o psikopatı reddetiğim için dayak yiyordum. tecavüz edildim. işkence edildim. bir manyağın esaretinin içinde yaşadım.
yaşadıklarım çok ağır geliyordu. birden bana sarılan adamı ittiğimde şaşkın bakan gözlerin altında ayağa kalkarak boynumu ovaladım. nefes alamıyordum.
"hazan"diye endişeli bir ses ile bana bakan adamı arkamda bırak kapıya koştum. nefes alamıyordum. nefes almam gerekiyordu.
"hazan "kapıyı açıp dışarı çıktığımda onunla karşılaştım. hayatımı cehenneme çeviren gözler bana anlamsızca bakarken "hazan sen iyi misin "diye bir adım bana doğru yaklaştığında "yaklaşma "diye avazım çıktığı kadar bağırdım. canım yanıyordu.
"yaklaşma bana "diye tekrar bağırdım. bana şaşkınca bakan azatı sert bir şekilde iterek yanında geçip gittiğimde koşuyordum. ne ıslanmak ne de hasta olmak umurumdaydı.
"hazan "diye bağıran behramın sesini duyuyordum fakat tam anlayamıyordum. kafamın içinde bir sürü ses vardı.
anılar ve içindeki sesler susmuyordu. susmuyordu canım çok yanıyordu.
"yapma "diye bağıran acı dolu geçmişim ve hiç acımayan bir adamın bana işkencelerinin sesleri vardı.
"bana itaat edeceksin sen bana aitsin "
"yapma yalvarırım"
"şak"
"şak"
"şak"
"susun "diye bağırarak yere diz çöktüğümde ellerimi kulaklarıma götürdüm. susmuyorlardı. susmalarını istiyordum. sussunlar istiyordum. susmuyorlardı.
gözlerimden akan yaşlar eşliğinde sağanak yağmurun altında kendimi kaybettim. içimde o kırık canı bin kere bağıra çağıra haykırdım.
bedenimin yere serilmesi ile başım ıslak toprağın üstüne düşerken son gördüğüm şey ise bana doğru koşan adamın bulanık görüntüsüydü.
ben hazan. kendi benliğini babası tarafından yitirilen zavallı hazan.
**************************************
DUYGUYU YAZMAK EPEY BİR BUNALIMA SOKTU BENİ AMA TASVİR ETTİĞİMİ DÜŞÜNÜYORUM UMARIM. DİĞER BÖLÜMŞLERDE NE YORUM YAPIYORSUNUZ NE OY VERİYORSUNUZ. AYIP AMA HE. O KADAR EMEK VAR BURADA LÜTFEN. BOL YORUM YAPIP BENİ TAKİP ETMEYİ UNUTMAYIN.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
HAZAN-MPREGxB
Teen Fictionbenim adım hazan. uygarlıklara ve bir çok medeniyete ev sahipliği yapan güzel şehrim Mardinin bilinen ve saygı gösterilen viran aşiretinin tek ve yüz karası oğluyum. ben bir erkektim ama babama göre ben bir erkek değildim. ben onun için utanç kaynağ...
