HOŞGELDİN

240 19 5
                                        


Yazgı denen kara leke insanın ruhuna bir defa bulaştı mi hiç bir şey onu çıkaramazmış. peki o kara leke bir başkasına da bulaşırsa onun kaderi de mi ona bulaşırdı?

zihnimde patlayan sesler vardı. gözlerim kapalıydı. kafamın içinde bir silah sesi ,sürekliği kulağımda çınlayan ateş sesi vardı. elimdeki beyaz güllere bulaşan kanlar vardı.

ardından önüme düşen bedenin siması. canım acıyordu. nefes alamıyordum. bedenim alev alıyordu.

gözlerimi nefes nefese bir hastane odasından açtığımda başımdaki hemşire sakin olmamı söylüyordu ama ben sakin değildim. behramı görmek istiyordum. onun iyi olduğundan emin olmak istiyordum.

"beyefendi lütfen dinlenin "kolumdaki serumu birden çıkartarak sarsak adımlarla odadan çıktım. bakışlarım behramın olduğu odayı ararken peşimdeki hemşire kafamı karıştırıyordu.

"behram nerde nereye aldınız onu behram "diye etrafta deli gibi bağırdığımda canım yanıyordu.

"sakin olun sizi götüreceğim lütfen bağırmayın "diyen kadın hemşireye baktım. kolumu tutu.

"buradan gidelim "dediğinde başımı salladım. yavaş adımlarla koridorun sonunda kapının önünde gördüğüm simalar yabancı değildi. behramın babası ve ailesi buradaydı. 

behramın babası bakışları bana döndüğünde "bunun ne işi var lan burada "diyen adamın üstüme gelmesini engelleyen yanındaki adamlar olurken yanıma gelen nur teyze kolumu nazikçe tutu.

"oğlum bence biz buradan gidelim"dedi. ona baktım. "behram nasıl behramı görmek istiyorum "dedim. bana hüzünlü gözlerle bakan kadın "dooktor onu ameliyathaneden yeni çıkarttı durumu iyiymiş merak etme" dedi yaşlı kadın. ona yaşlı gözlerle bakıyordum.

"onu görmek istiyorum "dediğimde bana tebessüm etti. ardından ilerdeki kapının önündeki kalabalığa.

bakışlarını bana çevirdi. "onları gönderdiğimde seni içeri alacağım ama şimdi değil gel koluna hemşire hanım baksın biraz dinlen ben geleceğim tamamı mı evladım "dedi. başımı salladım.

hemşire hanımın eşliğinde kaldığım odaya geri döndüğümde kolumdaki kanı temizleyen kadın yarabandı yapıştırdı.

"bir şey ister misin "diyen kadına başımı iki yana salladım. "geçmiş olsun "dedi ve odadan çıktı.

nefes alamıyordum. gözümün önüne gelen o sahne ciğerlerimi parçalıyordu. behramın vurulma anı zihnimde bir kara leke gibi dağılıyordu. hepsi benim suçumdu. benim o yatakta olmam gerekirken o yatıyordu.

gözlerimdeki yaşlar yanaklarımdan firar ederken hıçkırıklarım boğazımı sıkıyordu.

gözlerimdeki yaşların bitmesi ile yorgunca gözlerimi kapıya çevirdiğimde gözlerimi kapıya dikmiştim.

bir kaç dakika sonra nur teyzenin içeri girmesi ile ayaklandım. yanıma tebessüm ederek gelen kadın kolumu nazikçe tutu.

"herkesi gönderdim "dediğinde ona tebessüm ettim. "hadi gidelim "dedi.birlikte odadan çıktığımızda birlikte yavaş adımlarla behramın kaldığı odanın önüne geldik.

içeri girdiğimizde bakışlarım beyaz yatakta yatan adamın yüzüne kaydı. gözlerim doldu. canım yandı.

nur teyzeden ayrılarak behramın baş ucuna geldiğimde onu böyle görmek canımı yakıyordu. ben ne zaman bu adama bu kadar bağlandım ona aşık oldum bilmiyorum. 

"behram "dedim elim yatakta hareketsizce duran eline gitti. bizi odada yalnız bırakan nur teyze kapının önünde olacağını söyledi.

yatağın kenarına oturarak ona dolu gözlerle bakıyordum. "özür dilerim ben...çok özür dilerim behram "dedim titreyen sesim ile. kesik bir nefes aldım. elimi onun avuçlarına koydum.

başımı canını acıtmayacak bir şekilde göğüsüne yasladım. kalbimin atışlarını duyabiliyordum. gözümden bir damla yanağıma doğru düşerken kesik bir nefes aldım.

"Bugün dağların dumanı aralandı, hoş geldin

Bugün dağların dumanı aralandı, hoş geldin
Ah, ışıklar içinde kaldım, yandım, efendim
Ah, ışıklar içinde kaldım, yandım, efendim" dudaklarımdan çıkan şarkı tınısı ruhumu onunla birlikte yakıyordu. o nasıl acı çekiyorsa bende onula birlikte aynı acıyı çekiyordum sanki.

"Sen bana yangın ol, efendim, ben sana rüzgâr

Tutuşsun gün, yansın geceler, zamanımız dar
Sen bana geç geldin, ben sana erken
Tutuşsun gün, yansın geceler, vaktimiz varken" boğazımı düğümleyen sözler canımı acıtıyordu. nefes almak çok zor geliyordu.

"sen...bana..yangın ol ef-efendim "diye mahrum sesi ile konuşan adamın sesini duyduğumda kalbimdeki hüznü küçük bir sevinç kapladı. başımı kaldırdığımda bana yorgun gözlerle bakan adam tebessüm ediyordu.

"behram "dedim kalbim onun sesini duyması yeniden bir yaşama nedenine sebep olacak kadar aşık mıydı?

"ben sana rüzgar..." elimi yüzüne yasladım. "uyandın "dedim. elimi tutan adam "sen beni uyandırdın ahu gözlü hazanım "dedi. ona yaşlı gözlerle  baktım ardından boynuna sarıldım.

"hoşgeldin sevgilim bana geldin "diye fısıldadım. 


********************************************************************************

BUNLAR ÇOK TATLI OLDULAR AMA YAAAA NASIL BULDUNUZ. BOL YORUM YAPMAYI VE BENİ TAKİP ETMEYİ UNUTMAYIN. TAKİP VE YORUM ÖNEMLİ BEYBİLER HADİ CANIM HERKES BİR TAKİP EDEBİLİR Mİ BU YAZARINIZI.

HAZAN-MPREGxBBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin