Anahtarımı kilide takıp eve adımımı atınca koltuğa yayılmış güzel annem beni görünce yanıma gelip sarıldı hemen.
Annemle çok uzun olmayan sohbetimizden sonra abimi sordum. Babamın işte olduğunu tahmin etmek zor değildi.
Kısa bir anahtar sesinden sonra abimin o koca ayaklarıyla yanımıza gelişini izledik. Abimle, bizim geleneksel olan 'uzun süre sonrası tekrar görüşme' konulu sarılmamızı gerçekleştirdik.
Eşyalarımı yerleştirmek üzere odama girerken kapımı bile özlediğimin farkına vardım.
Çekirdek ailemizin içinde bulunduğu leziz akşam yemeğinden sonra hepberaber Bahçeye çıktık ve gözüme çarpan ilk şey yeni görünümlü bir kayakaydı. Annemle babama bakınca abimi işaret ettiler.
" Bu bana mı acaba "
Abim hemen " Hayır, kaykaya başladım" dedi.
" Gerçekten mi ?" E şaşırdım tabi, abimin kaykaya pek ilgisi yok çünkü.
" Hayırr"
" Yani bana ?"
" Evett Eylüll "
Abim ilk defa yararlı bir iş yaptı sanki. Ona teşekkürlerimi sunup sarıldım.
Yani kırılan kaykayın yerini işte bu cool kaykay almıştı. Annemlerle kaykayımın kırılması olayını konuştuk kısaca. Daha doğrusu ben anlattım, onlar sadece nefes almayı sürdürdüler. Herkes farklı işle meşgul gibi görünüyordu. Bu Eylül n'apsın ?
Bahçedeki geniş sandalyelere oturup babamın bize vereceği haberi dinledik.
Babam eniştemle iş yapmak için Ankara'ya mı ne gidecekmiş. Bu zamanda da annem teyzemleri çağırmış. Yani Hira ve teyzem buraya geliyor. Babamların işlerinin ne zaman olduğu belli olmadığı için ne zaman geleceklerini bilemesek de galiba haftaya falan olmalı. Haftaya yarışma var ama neyse canım.
Hira liseye geçti. Benden bir yaş küçük olan kuzenim. Kafası çatlak. Beyni olduğundan şüpheliyim. Ama kafa dengi benim canım kuzicikim. İstanbul' da oturuyorlar ve bu yüzden çok fazla görüşemiyoruz. Sevindim geleceklerine doğal olarak.
Sabah uyanmadım, öğlen uyandım. Bu yüzden de kalktığımda öğle yemeğiyle karşı karşıya kaldım. Annem beni bilerek uyandırmamış ama bu kadar da uyunmaz ki be tatilimden gidiyor. Malum 3 ay. Ben de TV izlemeye başlayacakken telefon çaldı ve Hira'dandı.
" Hira?"
" Ey"
" Ey ne ya"
" Haftaya geliyoree"
" Biliyoreee"
" Şu kaykay okulu mudur nedir bitti mi"
" Bitti dün ama haftaya yarışma var"
" Valla ben bilmem biz gelmeden yarış Ey"
" Nasıl olcak o canım"
" Neyse ya çok özledim"
" Sen Özler miydin"
" Benim de duygularım var Ey"
" Evet komedide ağlayıp, korku filmlerinde gülen kuzenim benim"
" Konuşmuyorum ya bye"
" Ergen, neyse kuzi bekliyoruz"
" Bir hafta geçebilirse geliriz, hadi Görüşürüz"
" Görüşürüz"
Evet, fazla uzun konuşmayız biz telefonda. Kısa ve net.
Annem eski komşumuz olan kız var ya onların aradığını ve şimdi onlara gideceğini söyledi.
" Anne zaten yeni geldim, biraz durayım evde ya yorgunum ben"
" Ama bak seni çok özlemişler"
" Ben de özledim ama şimdi gidemeyeceğim biraz anla anne"
" Gidiyorum ben o zaman ayıp olacak ama"
" Olmaz ayıp falan annecim "
Annem gitti tabi. Ama gerçekten bugün evde oturmak istiyordum.
Ben de kurabiye yapmaya başladım.En azından sürpriz olurdu ev halkına.
Tarçını kurabiyelere bayılırım. Sonra da pişer pişmez annemleri bekleyemeden yemeye başladım. Ne beklersiniz ki benden?
Akşama doğru yine bir mesaj geldi ve Hira'dan olması umuduyla telefona baktım ve Gizli Numara'dan olduğunu gördüm.
" Annenle gitmeliydin canım"
Gizli Numara
Bu mesaj beni ürpertiyor, aklıma izlediğim korku filmlerini getiriyordu. Bu Şahıs hayatını beni takip ederek mi geçirecekti böyle! Başka açıklaması olabilir miydi?!
Tesellim henüz akşam olmamasıydı. Eğer hava kararmış olsaydı Evde Tek Başına' yı oynuyor olacaktım. Korkunç versiyonu. Abimi aradım ve artık gelmesi gerektiğini söyledim. Akşam oluyordu. Babam zaten akşam yemeğine yetişirdi. Abim yolda olduğunu söyleyince çıkıp kurtulma dansımı yapacakken kapı çaldı ve gelen annnemdi ve yanında da abim vardı.
" E sonunda geldiniz"
Annem" Keşke gelseydin, kız seni bekliyormuş, üzüldü" dedi ' ayıp oldu' dercesine bakarak.
Adını unuttuğum kızın adını anneme sormaya utandım. Ama ben de özlememiş değildim. Yani galiba.
Odama nefis kurabiyeleri taşıyıp film gecesi yapmaya karar verdim.
" Fırtınanın İçinde " güzel bir filme benziyordu. Filmin ortasında abim odama girip " Ben de izleyeceğim, baştan al" dedi ve filmi yeniden başlattı. Abime karşı çıkamazsınız kolay kolay. Böylece birinci yarıyı iki kere izlemiş oldum. Her zaman olduğu gibi.
....
Ertesi gün buluştuk arkadaşlarla kaykay parkurunda. Yanıma yeni kaykayımı almayı unutmadım.Aslı'yla Baran da vardı.
Baran " Yarışmanın olacağı yer yeni açılan kaykay kulübüymüş. Yarışmada 1. Turu kazananlar bu kaykay kulübü gibi olan yerde çalışacaklarmış." deyince
Ezgi " Kaykay kulübü mü açılmış?"
Aslı " Hatta cafesi falan da varmış, spor tesisi gibi"
Miray " Sadece kaykay yani değil mi"
Baran " Galiba"
Ben " İyiymiş"
Demir " Iyi de kazanmamız lazım"
" Aynen, internette yeni videolar izledim, çok iyiydi."dedi Baran.
Hareketleri göstermeye başladı. Iyiydi hoştu da çok zordu.
Sonra yapmaya başlamaya çalıştık. Yani dizimi falan kırmaktan korkuyordum.
Baran " Kanka bir şey olmaz ben elli kere denedim resmen." derken aniden denemeye başladım, ilk deneyişte olmamasının normal olduğunu kabul edebilirim. Ama yirmincide de olmalıydı artık değil mi!? Günün 5 saatini burada geçirdik ve 5 saatin de 4 saatini bunu yapmaya çalışarak geçirdim.
Ama sonuç başarılı gibi bir şey.
Eve giderken Baran'ın artık hep bizimle mi takılacağını sordum.
Demir " Rahatsız mısın?"
" Hayır ama arkadaşları var sonuçta, Ekin iyileşmemiş mi"
Miray " Kanka olduğunuzu zannediyordum" dedi. İçimi garip bir his kapladı.
" Ama arkadaşları onu çaldığımızı düşünmesin?"
" Düşünmesin, biz zorla mı getiriyoruz onu"
" Kendi mi geliyor, çağırdınız mı?
" Demir çağırmış"
" E al işte"
Demir " Teklif var, Israr yok yapıyoruz ama"
" Peki"
Eve gidince bahçede babamlara hareketi yapmaya çalıştım. En azından geliştirdim. Yarışmada sonlara doğru( kalırsam sonlara) bu hareketi yaparım değil mi? Öyle öyle.
" Gizli Numara bugün hiç mesaj göndermemişti. Hayret!! " diye düşünmeme kalmadan telefonumdan gelen mesaj
" E-mail'ini aç, sıkıldım artık"
Gizli Numara
Kim olduğunu itiraf mı edecekti? O zaman niye telefondan etmiyordu itirafını?
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kaykay
Fiksi RemajaBugün yine Ezgi' yle kaykaylarımızı alıp sitenin çevresinde birkaç tur attıktan sonra dondurma almaya gittik. Ben her zamanki gibi kavunlu ve frambuazlı aldım. Dondurmayı yerken biraz daha dolaşmaya devam ettik. Yoldan geçerken yerde bir broşür görd...
