Yarışmaya en heyecanlı kısımdan devam edecektik. Final kısmı. Bu mutluluk, üzüntü, endişe, korku kısacası tüm duygularımın harekete geçmesine sebep oluyordu. Adrenalin hormonum en üst seviyedeydi. Sınırlarını zorlamaya devam ediyordu.
Gelene kadar pek bir şey yoktu heyecanımda. Yarışma yerine gelene kadar. Yarışma yeri İstanbul'a her geldiğimde kaykay yapmaya gittiğim yerdi. Ama bu tanıdık gelmesi gereken yer daha bir güzelleşmişti sanki. Artık çok farklı geliyordu. Büyükçe bir alandı ve her yer pankartlarla doluydu. Renkli balonlar etrafa saçılmıştı. Festival havası veriyordu. Parkur dışındaki alan yeşillikle örtülüydü. Seyirciler o kısımda izleyeceklerdi. Tek tük gelmeye başlamışlardı.
Yarışma ise tam iki saat içinde başlayacaktı. Final.
" Rahat olun."
Selin Baran'ın yanından bize dik dik bakarken nasıl rahat olabileceğimizi düşünüp durdum.
Ezgi "Rahat falan olamayız Baran." dediğinde aynı anda Selin'e bakıyorduk. Selin'in bu tiksindirici bakışlarından bunalmıştık.
" Rahat olun, rahat olun. Baran kazanacak nasılsa."
" Ne oluyor size yine. Tam arkadaş oldunuz sanıyorum yine bir şey çıkıyor."
" Arkadaş mı dedin, bunlarla mı? Komiksin Baran. Birazdan Öykü gelecek onu bekliyorum. Mecburiyetten buradayım yani."
" Öykü mü gelecek, neden? " diye sordum. Meraklı insan böyle oluyor işte.
Selin kafasını çevirip etrafa baktı, sonra ayağa kalktı. Öykü gelmişti.
" Sonunda gelebildin." dedi ve sarıldılar.
Baran da ayağa kalktı yine sarıldılar.
Biz de gülümseyerek selamladık.
İçten bir gülümseme. Orasını bilemem artık.
Selin ve Öykü oturmadan diğer tarafa yöneldiler.
" Biz yan taraftayız. Baran gelsene."
" Gelirim birazdan."
Yan tarafa oturdukları sırada Selin'i taklit ettim.
" Baran gelsene."
" Yapmayın şöyle."
" Git bence hem Öykü de gelmiş o kadar. Senin için gelmiştir."
" Neyin var senin?"
" Bir şeyim yok."
" Kıskanıyor musun demeye korkuyorum o yüzden demeyeceğim."
" Nee, haha kıskanmak mı dedin?"
" Seni tanıyorum sanki biraz ha? Her neyse tamam başka konuya geçç."
" Ezgi ne yapıyorsun?"
" Aslı mı o?"
" Evet evet geldi." dedim. Ayağa kalktım. Baran kolumdan tuttu.
" Eylül. Önce nedenini öğren ."
Başımla onayladım.
"Aslı."
Beni gördü.
" Biraz konuşabilir miyiz?"
" Şimdi.."
" Evet şimdi konuşalım. "
En köşelerden bir masaya oturduk.
" Bana açıklamak istediğin şeyler var mı? EKA hakkında? Eski komşum Aslı hakkında?"
Yüz ifadesi aniden değişti. Masum ifadesinin yerini her şeyden haberinin olduğunu gösteren bir ifade aldı.
" Demek anladın sonunda."
" Neden? "
" Nedenini hala anlayamadın mı? Eski komşun hakkında ne biliyorsun?
" En iyi arkadaşımdı. Beraber kaykaya başlamıştık. Anaokulu, ilkokul hepsinde de birlikteydik. Ama o kişi şimdi karşımda duran birisi gibi değildi."
" Sonra ne oldu? Ne değişti? Neden bu hale geldik? Bence biliyorsun."
" Sonra taşınma işleri oldu."
"Ezgilerin taşınmasından mı bahsediyorsun?"
Bir süre ikimiz de konuşmadık. Sessizliği ben bozdum. Bazı şeyleri daha iyi kavramaya başlamıştım.
" Bu yüzden mi yani? "
" O zamandan beri kimseye güvenemiyorum. Sen en güvendiğimdin. İlk ve son. Kendimi o kadar değersiz hissettim ki. Annemler buluşma ayarladığında bile gelmiyordun. O buluşmaların hayalini kuruyordum günler önce, neler yapacağımızı planlardım. Sana sürprizler hazırladım. Sen hiçbirine gelmedin. Birkaç hafta önce tekrar buluşulacağında sana bir şans daha vermeye karar verdim. Yine gelmedin. Sonra hayat bizi buluşturdu. Kaykay yerine gelmiştin. Sana kırgındım ama tekrar bir araya gelebildiğimiz için mutlu olmuştum içten içe. Gözlerinin içine bakıyordum her fırsatta. Beni görmen için fırsat kolladım. Sonunda gördün ve... Beni tanımanı ummuştum Eylül."
" Ne diyeceğimi gerçekten bilmiyorum. Aslı ben, özür dilerim."
" Sonra içimde kin haline geldi ve sana bunu ödetmek istedim. Mutlu görünüyordun. Arkadaşların vardı. Ezgi vardı..."
" Ama biz çok küçüktük. Böyle olacağını düşünmemiştim. Bilseydim.."
" Bunlar sadece oyundu. Her şey fark etmen için. Eylül, arkadaşlarını kıskanıyordum. Ama neyse önemi yok.
Hata yaptığımın farkındayım. Ben de özür dilerim. "
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kaykay
Ficção AdolescenteBugün yine Ezgi' yle kaykaylarımızı alıp sitenin çevresinde birkaç tur attıktan sonra dondurma almaya gittik. Ben her zamanki gibi kavunlu ve frambuazlı aldım. Dondurmayı yerken biraz daha dolaşmaya devam ettik. Yoldan geçerken yerde bir broşür görd...
