Seval annem olur. Hülya da galiba Baran'ın annesi, ama ne oluyor? Tanışıyorlar mı şimdi! Yok artık.
Hülya teyze tatlı bir kadına benziyor. Yüzünde az da olsa çilleri var. Çiller bazı insanları sempatikleştirir ya, Hülya teyze de o kişilerden biri. Tabi güzel birisi ayrıca. Neyse konumuza dönsek iyi olacak.
Anneme mutfağa gittiği sırada nereden tanıştıklarını sorduğumda meslektaş olduklarını hatta eczanelerinin yakın olduklarını söyleyince ağzım iki karış açıldı. MUHTEŞEM gerçekten. Bu arada annem eczacı olur. Bu da demek oluyor ki ... ( evet öyle )
Biraz büyüklerle oturduktan sonra oturma odasında 2saatlik film seçmenin ardından filmi izlemeye başlayabilmiştik. Ama sorun şu ki Aslı yoktu.
" Aslı nerede?" dedim. Sonra aklıma dünkü olaylar geldi. Alakası olabilir miydi?!
" Ben gelemiyorum dedi. Annesinin işi varmış. " dedi Miray
Daha çok telaşlanmaya başladım aniden. Ama o olamaz. Ciddi anlamda sıkıldım bu işten.
Biz de işte dediğim gibi film izlemeye çalıştık, oturduk, konuştuk, öyle yani.
Sonra bir ara Baran bana
" Eylül?"
" Efendim?"
" Artık konuşmuyoruz da" Sanki eskiden çok konuşuyorduk da.
" Yoo, konuşuyoruz ya işte"
" Hehe öyle. Küs müyüz?"
" Hayır , niye ki"
" Bence sen biliyorsun"
" Bilmiyorum Baran"
Bir şey demedi. Evet, tamam artık ona uzak davrandığımın farkındayım. Sanki onu tanımıyormuş gibi davranıyorum, kabul ediyorum. Ama ne yapabilirim ya. Sonra saçma sapan şeyler söylüyor bazıları.
En son giden Hülya teyzeyle Sedef teyzeydi( Ezgi'nin annesi). Zaten o zaman annelerle oturuyorduk. Herkes gittiğinde Hira
" Sen de Aslı'dan mı şüpheleniyorsun?"
" Ya hayır Aslı olamaz."
" Zaten en olamaz dediklerimiz olur hep"
" Ya susar mısın! Daha ortada bir şey yok."
" Neyse peki ya, ama bence artık kimseye çok güvenme Ey"
Annemle teyzem misafirler dağıldıktan sonra evi toparlayıp gezmeye gittiler.
Annem teyzeme İzmir'i gezdirecekmiş. Abim evdeydi. Hira
" Beynim yanacak ya, haydi Aslı'ya mesaj gönderelim."
" Ne?"
" Mesaj gönderiyor, konuşuyorsunuz ya."
" Hiraaa, senin beyin hücrelerinde eksilme falan mı var, o olduğundan emin değiliz diyorum. Hem Selin Aslı'yı çok mu iyi tanıyor ya, benzetmişmiş."
" E canım sen bilirsin o zaman şu şahısla konuşalım."
" EKA mı ?"
" Sence?"
Mail'imi açtığımda iki tane EKA' dan gelen yeni mail gördüm.
"Şansını kaybettin "
" Seninle uğraşacak mıyız ne "
"Kimsin sen, bak yeter artık!"
" Artık seninle buradan da konuşmayacağım, olacakları yaşayarak öğren."
" Ne olacak ya!"
Kapattı.
" Konuşsana"
Cevap yok.
Bir gizemler, bir havalar, iki tripler!
Hira
" Bu kendini ne sanıyor." deyince
" Bunun bir önemi yok. Gizemli havayı veriyor bir şekilde." dedim.
" Kanka, bulacağız hayvanat bahçesi suratlıyı"
" Hatırlat buna güleceğim."
Biz de abimle üçümüz pizza siparişi verdik.
PEPPERONİ!! En Sevdiğim. Ama galiba Pepperoniyi bırak Browni bile mutluluk vermeyecek bugün. Dolabımın alt kısmındaki acil durumlar için sakladığım çikolatalar bile heyecanlandırmıyor. Bunun ne kadar kötü bir şey olduğunun farkında mısın sen?!
Hepimiz 10 dakikalık pizza bekleyişinden sonra zil çalınca kapıya baktık.
Nefis kokuyordu. Hemen mutfakta açtım pizzayı. Pizzanın üstünde not vardı.
" Yarını bekliyorsunuz değil mi :)"
Notu alıp kaldırdım hızlıca. Abime de bunları anlatamayacaktım. Hira da görmedi neyse ki. Ortalığı ayağa kaldırmaz böylece.
Şunu söylemek istiyorum: Abimin içinde bulunduğu pizza ziyafetinde olmak istemezsiniz. Şöyle tarif edeyim: Pizza varsa abim, abim varsa pizza yoktur. Bence çok açıklayıcı oldu.
O yüzden on dakika beklediğimiz pizza beş dakikada bitti. Neyse ki pizzacı buraya uzak sayılmaz da cok beklemiyoruz.
Ardından hepimiz kutu oyunları oynamaya başladık. Oyunu tamamlamadık. Her zaman olduğu gibi sonlara doğru oyun parçalarını saçtık etrafa. Artık bu bizim geleneksel sporumuz kabul ediliyor. Tüm kuzenler bunu yaparız. Ya bittikten sonra, ya da bitmeden, bazen de daha başlamadan birileri başlatır bunu. Bu sefer bunu başlatan kişi abimdi. Üstelik yine toparlamadan odasına kaçtı.
Annemler gelince de yorgun olduklarından dolayı herkes uyumak üzere odasına çekildi. Uyumadan hemen önce notu Hira'ya gösterdim.
" Resmen pizzamıza da girmiş. Ne yapacağız?"dedim.
" Yarın Aslı'yla konuşacağız."
" Hayır, ilk gözetleyelim emin olalım sonra konuşuruz."
" Eğer o Aslı'ysa arkadaş falan dinlemem dalarım" dedi
" Biliyorum" dedim.
Aslı mı ? Çok saçma gelmiyor mu?
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kaykay
Novela JuvenilBugün yine Ezgi' yle kaykaylarımızı alıp sitenin çevresinde birkaç tur attıktan sonra dondurma almaya gittik. Ben her zamanki gibi kavunlu ve frambuazlı aldım. Dondurmayı yerken biraz daha dolaşmaya devam ettik. Yoldan geçerken yerde bir broşür görd...
