4

7.5K 239 91
                                        


Çok yalan söyleyen insanlar aslında kendini sevmeyen, olduğu gibi kabul edemeyen insanlardır.

Ne kadar kendilerini dinler ve benlikleriyle barışırlarsa işte o zaman yalan söylemeyi bırakırlar.

Damla da bunlardan biriydi işte, kendini kandırıp durmuştu yıllarca. Sadece bir an için Bilge ile bir şeyler yaşayabileceklerine inanmıştı ve bu ihtimale sımsıkı sarılmıştı.

Ama kalbini öyle paramparça etmiş ki kadın nasıl toparlayacaktı bilmiyordu. Asla onun masum biri olduğunu düşünmemişti, her zaman gizemli bir kişiliği olduğuna inanmıştı ve o kişiliği dün gece tüm çıplaklığı ile görmüştü.

Asıl üzüldüğü Bilge'nin kendisinden istedikleri değildi, istemediğiydi. Muhtemelen öyle kadınlarla takılıyordu ki Damla ona çerez gibi görünmüştü.

Ama Bilge'nin bilmediği şey Damla'nın sadece göründüğü kadar olmadığıydı. Bunu gösterecekti, yıllarını alsa da Bilge'ye gerçek Damla'yı gösterecekti ve onu küçük görerek neyi kaçırdığını. Şimdilik sadece izleyip neler olacağını görecekti ve okuldan atılmamaya çalışacaktı.

Çünkü başka çaresi yoktu.

~

Kapının eşiğinden Bilge'nin suyun altında ıslanan çıplak bedenine bakıyordu. Elinin değdiği her bir vücut parçasında kendi de gezinmek ve dudaklarını gezdirmek istiyordu. Ağır adımlarla Bilge'nin yanına ilerledi ve en sonunda sırtında soğuk mermeri hissetti.

Suyun bedeninden süzülüp gittiğini gördü, ne ara çıplak kalmıştı hatırlamıyordu ama Bilge'nin dilinin bedeninde gezdiğini hissedebiliyordu.

O delici maviye çalan gözleri gülerek bakıyordu ve bu aldığı zevki daha da katlıyordu. En sonunda arzulu gözlerini tam dibinde buldu kadının...

"Bilge."

Adını söyleyip duruyordu ama kadın sanki duymuyormuş gibiydi. Daha fazla hissedebilmek adına gözlerini kapattı, geri açtığında her yer karanlıktı ve en önemlisi Bilge yoktu.

Neler oluyor?

Hissettiği zevk hızla korkuya dönüştüğünde kalbi daha farklı atmaya başladı. Tekrar gözlerini kapatıp açtı ve gördüğüyle istemsizce çığlık attı.

Bilge elinde kupası, yataktan yeni kalktığı belli olan dağınık saçları ve yarısı açık gözleriyle kapının girişine yaslanmış öylece duruyordu.

Çıplak değildi ve banyoda da değildi. Hemen gözlerini üzerine indirdi ve kendini yokladı.

Farkındalıkla derin bir nefes alıp geri uzandı. Az önce gördükleri rüyaydı ve zaten öyle bir şey sadece rüyasında olurdu. Ama daha önce bu kadar hissedebildiği bir rüya görmemişti.

"Kendimi kötü hissettim şu an."

Bilge'nin iç çekip söylediği cümle ile yattığı yerden kalktı.

"Neden hocam?" Diye mırıldandı uykulu sesiyle.

Gece geç saatlere kadar dosyalarla birlikte ilgilenmişlerdi. Damla ilk başta bocalasa da Bilge'nin hiçbir şey olmamışçasına profesyonel bir şekilde çalıştığını görünce ona ayak uydurmuştu.

En sonunda Bilge uykusu geldiğini ve yorgun olduğunu söyleyerek azad etmişti yoksa Damla uyumamak için göz kapaklarına kürdan koyacaktı artık.

ASİ (GxG)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin