26

2.2K 130 102
                                        

Demek kendini affettirecekti ha?

Aylar sonra, acı dolu aylar sonra karşısına gelip özür dilediğinde her şeyin geçeceğini ve onu affedeceğini düşünmüştü demek? Damla gülümsedi ama asla gözlerine ulaşmayan bir gülümsemeydi bu.

"Öyle mi? Hiçbir şey olmamış gibi yeniden başlayacağız yani?"

"Hayır tabi ki. Ömrümün sonuna kadar sana kendimi affettirmeye çalışacağım. Ama senden uzak kalmak istemiyorum, seni bir daha kaybetmek istemiyorum."

Bilge'nin yüzüne bakmaya daha fazla dayanamayıp gözlerini indirdi. Kızgın olması bir yana deli gibi özlemişti kadını ve aptal kalbine yenik düşerse gidip sarılacaktı. Bakmamalıydı.

"Tamam Bilge, hadi barışalım." Deyip kadının gözlerine tekrar baktığında, o ruhu çekilmiş gözlere gelen ani şaşkınlık ve hayat enerjisini görmüştü. Bir an için ici acıdı, ama Bilge'nin daha çok yol kat etmesi lazımdı.

Kendine doğru adım attığını görünce elini kaldırdı ve durdurdu kadını.

"Böyle dememi mi bekliyordun? Senin için bu kadar basit biri miyim ben Bilge? Bana çektirdiklerinden haberin var mı!? Beni nasıl yaraladığını  farkında mısın!?"

"Damla sana yemin ederim isteyerek yapmadım. Biliyorum suçluyum ama en azından, aşkımızın hatrına... Sadece bana bir şans ver. Lütfen."

Kim derdi ki o suratsız, kalpsiz Bilge bir gün karşısına geçip ağlaya ağlaya yalvaracak? Senelerdir elde etmek için beklediği kadın, bir gün onu kazanmaya çalışacak.

Aşkımızın hatrına, demişti. Arada hatrı kalacak aşk kaldığına dair inancı tamdı yani Bilge'nin? Damla oturup kadının geri gelmesini bekleyecekti ve görür görmez kollarına atlayacaktı öyle mi?

"Kusura bakma Bilge ama aşkımızın bir hatrı falan kalmadı, sayende. Madem o kadar aşıktın kafana göre çekip gitmeseydin, ağzıma sıçmasaydın! Benimle konuşabilirdin, kaçmak için saçma sapan bahaneler bulduğun her ne haltsa belki beraber çözebilirdik ama sen kaçmayı tercih ettin."

"Aptallık ettim. Keşke yanımda olsaydın. İlk günden pişman oldum ama zamanı geri alamıyorum Damla."

Bilge'nin bakışlarına daha fazla maruz kalamazdı. Kalbi ve beyni büyük bir savaş içerisindeydi ve biraz daha kadına maruz kalırsa kalbi kazanacaktı. Ve bunu istemiyordu, şimdilik. Bu kadar kolay kazansın istemiyordu Bilge. Kendi ne yaşadıysa aynısını yaşatacaktı. Aynı miktarda canı yanmalıydı Bilge'nin, yaşattığını yaşamadan onu affederse kadın günün birinde tekrar aynı hatayı yapardı.

Damla o kadar kırılmaya hiç mi hiç uygun değildi.

"Keşkelerle olmuyor Bilge, bence daha fazla konuşmamıza gerek yok. Sana dönmeyeceğim."

Bilge'nin gözleri önünde yıkılışını görmüştü ve pişman olmadan bir an önce gitmesi gerekiyordu. Ağladığını da görmemeliydi, güçlü durması lazımdı. Arkasına dönüp yürümeye başlayınca Bilge'nin arkasından seslendiğini duydu ama durmadı, adımlarını hızlandırdı.

"Damla lütfen dur!"

Bilge yetişip kolundan tutmuştu ve kolunu çekmek isterken biraz sert çekmiş olacak ki bedenleri çarpışmıştı. Aylardır hasret kaldığı bu sıcaklıkla neredeyse dağılacaktı ama kendini tuttu. Yüzünü ifadesiz bir hale getirmeye çalıştı, ne kadar başarabilirse.

Bilge'nin sık ve kesik nefesler alarak gözlerini dudakları ve gözleri arasında gezdirdiğini fark edince kendini uzaklaştırdı hemen. Nefes alma bahanesiyle kokusunu olabildiğince içine çekmeyi ihmal etmemişti.

ASİ (GxG)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin