Uzun bir aradan sonra merhaba.
Hikayeyi düzenleyip tekrar yayınlayacağımı söylemiştim. Karakter açısından olsun, bazı sahneler olsun değişti. Hatta hikayenin finali bile değişmiş olabilir. O yüzden yeni bir hikayeymiş gibi okursanız kafanız karışmaz.
Değişmeden geri yüklediğim sanılmasın diye her gün bir bölüm atacağım.
Tekrardan, iyi okumalar.
~
Hayatının herhangi bir döneminde bu kadar zorlandığını hatırlamıyordu.
Gözlerini asla anlamadığı sorudan çekip bir sağa bir sola yürüyen asistana çevirdi. Zamanında projesine yardım etmişti ölür müydü bir ipucu verse?
Asistan kız kendi sırasına yaklaşınca gerginlikten tuttuğu nefesini yavaşça verdi ve seslendi:
"Pıst, Dilek. Dilek."
Allah canını almasın Dilek. Sağır mısın mübarek? Yan sınıftakiler bile beni duymuştur.
Seslendiği kızdan herhangi bir tepki gelmeyince çaresizce sağına soluna bakmaya çalıştı ama nafile. Zaten daha fazla dikkat çekmek istemezdi, O'nun dersinde kopyacı diye afişe olmak ölümle birebirdi.
Hiçbir yerden yardım alamayacağını anladığında çaresizce bir şeyler düşünmeye başladı.
Güz döneminin ilk haftasındaydılar. Çoğu bölüm öğrencileri derse bile gelmezken, henüz tatilleri devam ederken bu dersin hocası çizim yaptırıyordu.
Tahtada 'Asla gerçek olamayacak hayalim' yazıyordu ve bu konseptte bir şey çizmeleri gerekiyordu. Bu bir ironiydi kendisi için.
Kaleminin ucunu açıp rastgele bir şey çizmeye başlamıştı ki sağ taraftan gelen topuklu ayakkabının çıkardığı sesler, dikkatini dağıttı.
Asistan kız O gelince kenarda beklemeye başlamıştı. Masaya bir şeyler koyduktan sonra ince, uzun parmaklı sağ eliyle önüne düşen uzun kumral saçlarını çekti ve gözlerini sınıfa dikti.
Ve Damla bir an için nefesini tuttu.
Çok etkileyici gözleri vardı kadının ve kendini bakmaktan alıkoyamadı. Gökyüzü kadar açık neredeyse gri renkte olan gözleri hipnotize etkisine sahip gibiydi.
Her seferinde aynı şekilde davranıyordu ve bir gün yakalanmaktan ödü kopuyordu. Gözlerini zorla da olsa üzerinden çekti kadının.
İmkansız aşkı da teşrif etmişti işte. Asla gerçek olamayacak hayali...
Çabucak kağıda bir şeyler karaladıktan sonra onu kenara koydu ve diğer boş kağıda kadını çizmeye başladı. En üstte 'asla gerçek olamayacak hayalim' yazıyordu.
Bunu sadece tepkisini ölçmek için yapmıştı. Bir yanı deli gibi kadının anlamasını isterken öbür yanı 'beyinsiz' olduğunu fısıldıyordu.
Kişiliğine bakacak olursak kesinlikle delirecekti bunu gördüğünde. Keşke o delirmiş halini görebilseydi kadının. Daha da seksi olur muydu?
Ne denirdi ki? Öbür yanının haklı olduğunu biliyordu içten içe. Ama bu kadına olan aşkının verdiği deli cesaretinin önüne geçmeye yetmiyordu.
~
"Ne yaptım dedin?"
Gözlerini belerte belerte kulağının dibinde bağıran arkadaşına karşılık yüzünü buruşturdu. Malzemeyi çok yanlış birine vermişti, emindi ki Eylül bir kaç gün boyunca susmayacaktı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ASİ (GxG)
Romance'İlk görüşte aşk mı yoksa bu bir kolaya kaçış mı? Takıntılarımız mıdır unutamadıklarımız yoksa en büyük aşkımız mı?' ~ Uyarı: Hikayede cinsel içerik, psikolojik travmalar, şiddet ögeleri bulunmaktadır.
