Kendine iyi bak sevgilim, aşkımı da alıp gidiyorum.
~
Bilge sonunda uyanmıştı ve Damla onu görmek için sabırsızlanıyordu. Kutay sağlığının iyi olduğunu söylüyordu ama durgundu. Bir şey saklıyor gibiydi sanki.
Sabah erken saatlerde karakoldan aramışlar ve abisinin tutuklandığını haber vermişlerdi. Şikayetçi olup olmayacağını sorduğunda polis, cevap olarak idam seçeneğimiz var mı demişti. Ne demek şikayetçi olmamak?
Abisinin yakalanması içini rahatlatmıştı ama Bilge'nin canı yanmıştı çoktan, daha ötesi var mıydı? Tutuklanınca yaptıkları geri gidecek miydi?
"Kutay artık Bilge'yi görebilir miyim? Eminim o da beni görmek istiyordur." dediğinde adamın kekelediğini fark etti. Bir şey vardı ama ne?
"Damla... Nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum ki allah kahretsin. Gel, en iyisi kendin gör."
Damla adamın içine düşürdüğü korkularıyla Bilge'nin alındığı odaya girmişti. Kafası sarılıydı evet ama gözleri açıktı ve hareket ediyordu.
Göz göze geldiklerinde koşup sarıldı kadına. Canını çok yakmamak için sıkmamıştı ama kokusunu öyle özlemişti ki...
"Şükürler olsun iyisin Bilge."
Bilge'nin kaşlarını çatıp bakması aklına bir çok soru getirdi. Canını mı yakmıştı yoksa? Kızgın mıydı başına gelenler yüzünden?
"Sen kimsin?"
Derken?
"Ne demek sen kimsin? Bilge şaka yapıyorsan hiç komik değil."
Hemen Kutay'a döndü ve adamın omuzlarını kaldırdığını gördü. Demek söylemek istediği şey buydu. Başından aşağı kaynar sular döküldü adeta.
Kadının sözleri canını acıtırken sessizce yanındaki sandalyeye oturdu.
"Damla, senin asistanın."
Bir kez daha Bilge gözlerini kendisine döndürdü ama eskisi gibi ışık yoktu. Boş bakıyordu.
"Hatırlamıyorum bir asistanım olduğunu. Gerçi hiçbir şey hatırlamıyorum ya."
"Sadece asistanı mıydım Kutay?" deyip kızgın bir şekilde adama baktı Damla.
"Damla hiç sırası değil."
Tabi ya. Hem bir şeyi değildi ki asistandan başka ne diyecekti kadına? Eğer odada Kutay olmasaydı sevgilinim derdi ama Bilge kendine geldiğinde ağzına sıçardı. Ya da ani şok geçirtirdi kadına, daha kötü hale getirirdi.
"Düzelecek mi?" diye mırıldandı.
"Kalıcı olup olmadığını bilmiyoruz."
Damla ağlamaya başlamıştı ama hemen gözyaşlarını sildi. Kendi yüzünden Bilge ne hale gelmişti. Asla affetmeyecekti, ne abisini ne de kendini.
İlk uyandırdıklarında iyiyken sonra ne olmuştu da bu hale gelmişti?
"Ama yoğun bakımda beni istedi, bana güldü."
"Dedim ya erken uyandırdılar diye. Gerçi kafa travmasında bilinç kaybı sık görülür. Tek temennim kalıcı olmaması."
Önce aşkını kabullenemiyordu şimdi de direk kendisini silmişti ha? Hayat ne kadar da acımasızdı. Belki, tekrar hatırlatabilirdi kadına yaşadıklarını, kendini... Her şeye sil baştan başlayabilirdi eğer eskisi gibi olacaklarsa.
Bilge'nin boş boş bakan gözlerine hiç alışık değildi, gördükçe canı yanıyordu.
"Damla, yarın akşam için uçak biletim var. Emre ile Amerika'ya gidiyoruz. Bilge ile ilgilenebilir misin?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ASİ (GxG)
Romans'İlk görüşte aşk mı yoksa bu bir kolaya kaçış mı? Takıntılarımız mıdır unutamadıklarımız yoksa en büyük aşkımız mı?' ~ Uyarı: Hikayede cinsel içerik, psikolojik travmalar, şiddet ögeleri bulunmaktadır.
