2

8.5K 355 222
                                        

"Ne yapıyorsun dedim kalksana!"

Duyduğu sert ve otoriter sesle hemen ayağa kalktı yüzünü buruşturup. Her tarafı tutulmuş ve ağırıyordu yerde yatmaktan. Ama şu an çektiği acıdan daha büyük değildi bunlar.

"Hocam..." diye mırıldandı sesini bulamadı korkudan bir an.

Söyleyecek mantıklı bir yalan da bulamadı, kadının çatılmış kaşlarına ve sinirli gözlerine daha fazla bakamayıp gözlerini ve başını yere indirdi.

Az daha baksaydı o gözlere boynuna atlayıp sımsıkı sarılacaktı çünkü. Kokusu bu kadar yakınken kendini tutması zor oluyordu.

Tabi, yatacak bir yatağım bile yokken tek derdim Bilge'ye sarılabilmekti çünkü.

"Zihin okuma gücüm yok Damla."

Ne diyecekti ki?

"Şey... Ben ... Ben yurttan atıldım da hocam." Dediğinde sesi sonlara doğru kısılmamış adeta yok olmuştu.

"Sebep?"

Aynı sert tonuyla sorunca irkildi. Kafası yerinde olsa bu ses tonu hakkında methiyeler dizerdi.

Sırası mı Damla, gerçekten mi?

"Oda arkadaşlarım bana saldırdı, ben de kendimi savundum. Ama müdür beni vururken görünce... Bana yıktı suçu."

"Kaldır kafanı, yüzüme bak."

Bilge konuştuktan sonra işaret parmağını çenesine hafifçe bastırmıştı. Bu ilk temaslarıydı ve ufacık bir dokunuş olmasına rağmen Damla bir an nefesini tuttu.

Bundan da etkilenme ya.

İsyanı boşaydı, Bilge'nin sadece nefes alıp verişi bile etkilenmesi için bir sebepti.

Bilge parmağıyla çenesini kaldırması için tekrar baskı yapınca hemen kaldırdı ama gözlerine bakamadı. Karmakarışık ruh hali emindi ki gözlerine yansımıştı ve bunu olabildiğince saklamak istiyordu.

"Doğru mu söylüyorsun yoksa küçük bir yalancı mısın?"

Her ne kadar kalbinin sahibi olsa da kadın böyle söylediği için sinirlendi ve bakışlarını yerden kaldırıp Bilge'nin hafif sinirli gözlerine değdirdi.

"Ben yalan söylemem." derken oldukça kendinden emindi. Söylemezdi.

"Göreceğiz..." dedi Bilge mırıltıyla.

"Bu hayatta hakkını savunmaya kalkarsan bir tekme de o atar sana. Savunmayacaksın, hakkın için savaşacaksın Damla. Bu da sana ders olsun."

Gözlerini kızın valizlerine ve yerdeki montuna çevirmişti. Yine çatmıştı kaşlarını neye sinirlenmişti? Gerçi, Bilge'nin sinirli olması için öyle çok bir sebebe ihtiyacı yoktu. Mizacı böyleydi.

"Burada kalamazsın."

"Bilge hocam, bu gecelik görmezden gelseniz? İnanın çaresizim ve gidecek başka bir yerim yok. Olsa burada mı kalırdım? Yarın başımın çaresine bakmaya çalışacağım ama bu gecelik görmezden gelirseniz..." sanki kendi kendine konuşuyormuş gibi Bilge hemen sözünü kesmişti. Dinlememişti bile anlaşılan.

"Burada kalamazsın dedim."

Montunu yerden kaldırırken gözyaşları akmasın diye direniyordu. Hayır, kadının karşısında ağlamayacaktı. Varsa bir şansı ki artık hiç sanmıyordu, onu da kaybetmek istemedi.

"Gel benimle."

Kadının ayak seslerini dinleyerek onu takip etti. Disiplin kuruluna mı götürüyordu? Hayır, bu saatte okulda kimsenin olduğunu düşünmüyordu. O zaman kendi elleriyle güvenlikten dışarı atacaktı. Tamam sert biriydi Bilge ama bu soğukta dışarıda kalmasına göz yumacak kadar kötü kalpli olamazdı. Değil mi?

ASİ (GxG)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin