5

7.4K 232 97
                                        


Derin bir nefes aldı ve Bilge'nin gözlerine tüm cesaretini toparlayarak baktı. Cevabından sonra ne olacağını bilmiyordu ve gördüğü kadarıyla Bilge'ye güvenip güvenmeme konusunda kararsızdı.

Gerçekten sözünü tutacak mıydı? Olanları unutup, yaptıklarını affedecek miydi?

Peki ya senelerdir içini kasıp kavuran hisleri ne olacaktı? Bilge istediği gibi sevemiyor diye, onu sevmekten vaz mı geçecekti? Birini unutabilmek o kadar basit miydi?

"Sen sanıyorsun ki ben basit bir şekilde sadece sana hayranım. Aşka inanmadığın için başkasının sana olan duygularını hiçe sayabiliyorsun, üstelik alay da ediyorsun. Ama hayır Bilge, yanılıyorsun. Aşk var, hep vardı ve var olacak da."

Bilge kızın cevabıyla bir kaç kez gözlerini kırpıştırdı. Bütün yaptıklarına rağmen sevmeye devam mı edecekti yani? Söylediklerinden ve yaptığından hiç mi ürkmemişti?

"Aşk saçmalıkları ağzına dolandığına göre cevabın belli."

"Benim cevabım hep aynı kalacak çünkü bu senin hevesle ya da sıradan hayranlıkla karıştırdığın bir şey değil. Ne yaparsan yap, seni sevmekten vazgeçmeyeceğim Bilge. Bu öyle takıp çıkaracağın basit bir şey değil."

Bilge gülümseyerek kafasını salladı ve elini kaldırıp Damla'nın yanağını okşadı nazikçe. Dokunmaya hakkı var mıydı yok muydu hiç düşünmemişti. Az önce kızı öperken bile...

Ama Damla itiraz etmemiş ve karşılık verdiyse bu Bilge için izin verdiği anlamına geliyordu. Aksini söyleyene kadar bu geçerliydi. Çok ince detayları düşünen biri asla olamamıştı.

Damla ise ne geleceğini bilmemenin korkusuyla titremeye başladı, daha önce tokat attığı yanağının okşanması sessiz bir özür müydü yoksa bir hatanın tekrarına hazırlık mı? Bilmiyordu.

Ama sadece bu kadardı Bilge'nin yaptığı. Soğuk parmakları yüzünü nazikçe okşarken korku ve şefkati nasıl aynı anda hissettirebiliyordu? Bu temasları ve bazı düşünceli davranışları aklını öyle karıştırıyordu ki...

"Herkes kendi seçimlerinden sorumludur Damla, bunu asla unutma olur mu? Şimdi git, akşama eve birlikte gideceğiz."Diye mırıldandı Bilge, gözlerinin içine bakarak.

"Kalmaya devam edeceğimi düşünmemiştim." derken oldukça ciddiydi. O kadar laftan sonra bir de Bilge'nin evinde kalmaya devam mı edecekti yani?

"Gidecek bir yer bulana kadar kalabilirsin, göründüğüm kadar taş kalpli değilim."

Damla sadece seslice yutkundu. Aynı evde olmaları bazı şeyleri zorlaştıracaktı evet ama umurunda değildi. Bilge'ye ne kadar yakın olursa kendine o kadar çabuk alışacağını düşünüyordu. Ne olursa olsun aşkına sahip çıkacaktı.

Belki de Bilge'yi bu fikirlerinden vazgeçirirdi, imkansızı başarırdı.

"Şimdi çık odadan, yapacak telefon görüşmelerim var."

Bilge elini çekip de masasına oturana kadar onu izledi. Ne vardı bu kadına bu kadar kapılacak, yeryüzünde başka kadın mı yoktu? Daha az manyak mesela ya da en azından bir şansı olabileceği...

Ama bir bakışı bile kalbini titretiyordu, öyle herkese göstermediği gülüşü solmuş kalbinin yeşermesini sağlıyordu. Güzelliği sadece bir lütuftu.

Bilge işe dalmışken odadan ağır adımlarla çıktı.

Eylül ile sözleştikleri gibi kampüsün dışındaki kafeye doğru yol aldı. Kız geceden beri yazıyordu ve kısa mesajlarla tatmin olacak biri değildi. Aramalarına da dönememişti Damla o yüzden yanına bir an önce gitmeliydi.

ASİ (GxG)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin