Bol bol Bilge'yi çekiştirmeli haftasonunun ardından, artık okula gidip yüzleşme zamanı gelmişti. En azından bir özür telefonu beklemişti Bilge'den, ya da herhangi bir haber. Ama gelen giden olmamıştı.
Sınıfına girerken ayakları geri geri gitmişti ama mecburdu. En azından yapacaklarından sonra Bilge onu attırana kadar devam edecekti.
Eylül'e de söylediği gibi Bilge'yi görmezden gelmeyi düşünüyordu. Normalde dersine de girmeyecekti ama Eylül bir korkak gibi görüneceğinden bahsedip kızı vazgeçirmişti bu fikrinden.
Seni gördükçe yaptıkları için belki pişman olur, tabi eğer bir vicdanı varsa, demişti.
En arkalara geçip dalgın dalgın etrafına bakındı. Belki de ilk defa kadının dersine gelip ondan kaçmaya çalışacaktı. Samet yanında Naz ile yaklaştığında sıraya gömülmek istedi. Ne ara samimi olmuştu bu en son görmek istediği ikili?
"Kankalar naber? Akşam buluşuyor muyuz ödev için?"
"Buluşalım. Bizimkiler Gökçe teyzelere gidecekler geç gelirler, bize gelin yine."diyerek Eylül cevaplamıştı Samet'in sorusunu.
"Bunun neyi var, Bilge derse gelmiyor mu yoksa?" Dediğinde Samet, Damla camdaki gözlerini çevirip ters ters bakmıştı Samet'e. Naz'ın yanında böyle şeyler söylemesi hoş değildi.
"Oğlum ne boşboğazsın sen ya! Canım sıkkın git başımdan."
"Aşk olsun Damla, sen beni iyice iyi gün dostu yaptın da dur bakalım."
Samet'in bozulduğu her halinden belli olurken Naz garip bakışlar atıyordu.
"Ben bir şey anlamadım Bilge hoca falan ama... Neyse, Damla sen gerçekten iyi misin? Garip duruyorsun. Anlatmak istersen seve seve dinlerim." deyip masanın üzerinden eline uzanınca, Damla ateşe değmiş gibi çekmişti elini.
Sen de yazacak yer arıyorsun ve sürekli bana uçuyorsun pilot kalem seni.
"Yorgunum ya bir şey yok."diyerek geçiştirdi kızı. Bilge'ye ne kadar sinirli ve kırgın olsa da eline bir başkasının değmesini bile istemiyordu. Sonuçta Naz'ın niyeti belliydi.
"Teklifimi düşündün mü?"
Naz'ın ısrarcı bakışlarını görünce kızı başından def edecekti ki Bilge'nin sınıfa girdiğini gördü. Ne olursa olsun ne yaparsa yapsın hâlen aşıktı ona, öyle kolay unutulsaydı adı aşk olmazdı.
Sanki görmeyeli asırlar olmuş gibiydi. Gözleri sıraları tarayıp kaşlarını çattığında gülecek gibi oldu. Kendini arıyordu galiba, sonunda bulmuştu ve kaşları daha da çatılmıştı. Neye kızmıştı yine?
Ah tabi ya, cevabı tam önünde duruyordu.
"Damla?"
Naz'ın bir cevap beklediğini hatırladı ve Bilge'nin görmesi umuduyla kıza genişçe gülümsedi.
"Naz teşekkür ederim ama benim sevgilim var, üzgünüm."
Damla gülümseyince olumlu cevap alacağını sanan kız afallamıştı. Gözleri bir an için Eylül'e kaydı. Bu da Damla'nın tezini doğruluyordu. Kızı gruba olur da Damla'nın aklını çeler diye almıştı.
Hain Eylül, bir pezevenkliğimi yapmadığın kalmıştı.
Bunun için daha sonra kızacaktı arkadaşına, şimdi Bilge'nin sinirli bakışlarının tadını çıkarıyordu. Neden Naz'a bu kadar takmıştı ki? Kıskanması ve ilgilenmesi gereken bir kocası yok muydu?
Elini masaya sertçe vurduğunda Bilge, sınıfta bir sessizlik oluştu ve Naz koşarak sırasına gitti.
"Niye sinirli bu kadar?" Diye mırıldanmıştı Eylül.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ASİ (GxG)
Romance'İlk görüşte aşk mı yoksa bu bir kolaya kaçış mı? Takıntılarımız mıdır unutamadıklarımız yoksa en büyük aşkımız mı?' ~ Uyarı: Hikayede cinsel içerik, psikolojik travmalar, şiddet ögeleri bulunmaktadır.
