⧼ 43-Zorlanan İradeler ⧽

1.4K 236 177
                                    

"Beni öldürür, başı döndürür onun afilli aşkı."

•

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

On Gözlü Köprü gezimizden ardından Baver'i zar zor ikna ederek tekrar bizimkilerin yanına döndükten sonra biraz daha birlikte oturup ardından da Diyarbakır'ın çeşitli yerlerini daha gezmiştik.

Biraz daha devam etmek istesek de Gülizar teyze, Baver'i arayıp misafirlerin geldiğini söylemişti ve hepimizi eve çağırmıştı.

Ahmed ve Pırıl'ın sonunda aralarındaki mevzuyu tatlıya bağlamalarıyla dönüş yolunda Pırıl, bu sefer oldukça istekli bir şekilde Ahmed'le birlikte gitmek istemişti. Baver'in de Berke Can'a tahammülünün kalmamasıyla bizim yanımıza Berfin ve Çağrı gelirken Berke Can, Ahmed ve Pırıl'la gitmişti.

Evin önüne geldiğimizde Baver elimi sıkı sıkı kavrarken gördüğüm ayakkabı yığınıyla gözlerim büyürken hızla başımı sevgilime çevirdim. "Ay Baver gerçekten abartmıyormuşsun, bu ne böyle ya!"

"Ada'nın ayakkabı koleksiyonunda bile bu kadar ayakkabı yok ayol."

Pırıl'ın söylediği şeyle birlikte Ahmed, hafifçe kaşların çatarak ona döndü. "Ada'nın ayakkabı koleksiyonu mu var?"

"Şu an son şaşıracağın şey benim ayakkabı koleksiyonum olmalı bence Ahmed." Tekrar, beni sırıtarak izleyen sevgilime döndüm. "Aşkım bu kadar insan buraya nasıl sığıyor, birbirleriyle nasıl sohbet edebiliyorlar ya?"

Gülerek dudaklarını sertçe alnıma bastırdı. "Ulan tutup ısıracağım o afallamış suratını o olacak ha!" Ben şaşkınlıkla bakmaya devam ederken tek eliyle yanaklarımı kavrayıp sıkarken dudaklarımın büzülmesine sebep olmuştu. Ardından da dişlerini sıka sıka mırıldandı. "Şu yüzünü düzelt yavrum, yemin ediyorum bir kaza çıkacak elimden. Dayanamıyorum seni böyle gördükçe."

Onun bu hali beni daha da şaşırtırken büzülmüş dudaklarımla öylece koyulaşan kahvelerine bakıyordum.

"Buna da azma be Baver, buna da azma yani yeter artık!"

Berke Can'ın bağırışını duyduğumuzda Baver, birkaç saniyeliğine gözlerini yumup öfkeli bir soluk aldıktan sonra hızlıca dudaklarıma bir öpücük bırakıp elini yüzümden çektikten sonra Berke Can'a dönmüştü. "Oğlum sen rahatsız mısın lan?"

"Hayret, küfretmek yerine 'rahatsız' dedi. Valla büyük gelişme." Berfin'in alayla söylediği şeyin doğruluğuyla gülmeye başlamıştım tabi.

O sırada Berke Can, Baver'e göz devirip çemkirmeye devam ediyordu tabi. "Asıl sen rahatsızsın, yüksek libido hastalığın var senin. Git tedavi falan ol, her şeye kaldırı-"

Çağrı, abartılı öksürüğüyle hızla Berke Can'ın sözünü kestikten sonra bize bir bakış atıp tekrar ona döndü. "Kızların yanına abartma Berke, abartma."

Berçem | TextingHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin