18- Buhran

153 18 18
                                        

Canlarım bu bölümden itibaren artık bölümleri Cumartesi günleri paylaşacağım.
Yani haftada bir bölüm gelecek.
Üzülmeyin bölümleri uzun tutmak için elimden geleni yaparım.
Sizleri seviyorum❤️

Ben bu adamdan hoşlanıyordum.

Bir anda zihnime saplanan bu gerçekle ne yapacağımı bilemiyordum. Ondan hoşlanıyordum. Her haliyle beni etkiliyordu. Tanımadığım bir adama böylesine bağlanıyor olmak, aynı ölçüde hem büyüleyici hem de ürkütücüydü.

Kabul etmek işleri daha karmaşık hâle getiriyordu. İçimde hissettiğim bu tuhaf kıpırtıyı durdurmalıydım. Yoksa her şey kontrolden çıkacaktı. Zaten yeterince karışık bir durumdayken bunu kaldıramazdım. Bu basit bir mesele değildi.

Belki de yaşadıklarımın etkisiydi. Geçmişte pek çok şey yaşanmıştı ve ben hâlâ onları tamamen geride bırakamamıştım. Duygusal anlamda dengemi bulamamıştım ki daha dün geceye kadar kâbuslar zihnimi esir alıyordu. Böyle bir durumda gerçekten ondan hoşlanıyor olamazdım.

Peki ya insanlar ne derdi? Daha nişanlımdan ayrılalı iki hafta olmuştu ve ben başka birine kapılmış gibiydim. Bunu öğrenenler nasıl bir yorum yapardı? Kendi gözlerimde bile bunu haklı çıkaramıyorken, başkaları için ne ifade ederdi?

Derin bir nefes alarak yutkundum. Yoldan geçen birkaç asker muhtemelen solgun duran yüzüme şaşkınlıkla bakıyordu. Daha fazla burada öylece dikilemezdim.

Arkamı dönüp verandaya bağlanan iki basamağı hızla çıktım ve odamın kapısını açmak için kolu zorladım ama kapı açılmadı. İşte o an anahtarımın çantamla birlikte Kuzey'in odasında kaldığını hatırladım.

Hızla onun odasına yöneldim. Kapı kolunu kavrayıp bastırdığımda kolayca açıldı ve sessizce geriye doğru aralandı. İçeriye adım atıp kapıyı arkamdan kapattığımda Kuzey'in duş jelinin, odanın havasına yayılan etkileyici, erkeksi kokusu burnuma doldu. Bir an durup nefes aldım. Harika kokuyordu. Öylece yerimde kalmış, kapıya yakın bir köşede duruyordum sanki daha fazla içeri girmekten korkar gibi.

Dün gece yatağında uzandığımda yastığında hissettiğim koku, aynı odasında uyuyakaldığımda sarıldığım tişörtünden yayılan koku gibiydi. Ferah, güçlü ve etkileyiciydi. Şimdi ise duş jelinin keskin aroması, o tanıdık kokusunu biraz bastırsa da onunla mükemmel bir uyum içindeydi. Bir insanın ten kokusu nasıl bu kadar güzel olabilirdi?

Onun odasında olmak zaten karmaşık olan düşüncelerimi iyice düğümlemişti. Çantama uzanmak için adımlarımı yönlendirdim ama ayaklarımda derman kalmamış gibiydi. Kendimi daha fazla tutamayarak çıkmadan önce düzelttiğim yatağın üzerine oturdum. Parmaklarım örtünün üzerine gelişigüzel bir şekilde dokunduğunda oturmanın etkisiyle oluşan ufak kırışıklıklar yavaşça kayboldu.

Bu hisle baş edemezdim ki imkânsız bir rüyayı kovalamak akıl karı değildi. O dokunulmazdı. Ülkenin en önemli askeri; kimliği gizli kalması, kimseyle olmaması gereken birine karşı hisler, tehlikeli ve yanlış bir hayaldi.

Bana sarılmasına, teselli etmesine izin vermemeliydim. Dokunuşlarına karşı koymalıydım. Onun yaralarını iyileştirme arzumdan uzak durmalı, duygularını benim için önemsiz kılmalıydım. Ama bunu başarmak ne kadar mümkün olabilirdi?

Ayağa kalkıp oturduğum yatağı düzelttim. Gözüm istemsizce onun oturduğu koltuğa kaydığında dayanamayarak oraya ilerledim. Bir kez daha onun alanını işgal ederek dün geceki yerine oturdum. Rahattı ama bir yatağın sunduğu huzuru vermiyordu.

SAT KOMANDOSUBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin