Evettt! Yeni bölümle karşınızdayım! Bölümü iyi okuyun. Bu bölüm istediğim gibi gelişmedi. Bölümün sonunda gerekli bilgileri verdim zaten. Orayı okumadan geçmeyin! Okursanız, ne demek istediğimi anlarsınız.
Sevgili Cimcimlerim🫶🏼🐣
İyiiii okumalarrrrr🎀😘
Rana öğretmenin gitmesiyle edebiyat öğretmenimiz Feride Asır geldi. Benim favori dersim edebiyat olduğu için öğretmeni de seviyordum. Öğretmen sınıfa girince hepimiz ayağa kalktık ve o klasik cümle kuruldu. Oturduktan sonra öğretmenimizin konuşmasını bekledik.
"Evet, çocuklar, bugün dersimizin ana konusu şiir. Zaten şiir hakkında daha önce bilgi vermiştim. Şimdi sizin ezberlediğiniz bir şiiri okumanızı istiyorum. Bu şiiri, sözlerini anlayarak okumanızı istiyorum. Evet, bakalım ilk kim okuyacak?"
Feride hoca bunu dediğinde Ayaz Efe'nin parmak kaldırmasıyla şaşkınlık geçirdim. Çünkü genelde edebiyat dersine katılım sağlamazdı ve şu an bir şiir okuyacaktı! İnanamıyorum! Tabii herkes de şok olmuştu, hatta Feride hoca bile bir yerde şaşkınlığını gizleyememişti.
Hepimiz durmuş, Ayaz Efe'nin hangi şiiri okuyacağını bekliyorduk.
"Evet, Ayaz Efe, beni şaşırttın! Senden hangi şiiri dinleyeceğiz?" deyince Ayaz Efe ayağa kalktı ve cevap verdi:
"Özdemir Asaf'ın şiirini okuyacağım."
Hoca, "Kim için?" diye sorduğunda ise hiç düşünmeden hemen cevap verdi:
"Sevgilim Göksel için."
Bu durumda Göksel çok utanmıştı ama Feride hoca Göksel'e bakıp gülümsediğinde, Göksel utanmayı bir kenara bıraktı ve Ayaz Efe'yi dinledi.
"Evet hocam, başlıyorum."
Ve Ayaz Efe şiiri okumaya başladı:
"Seni bulmaktan önce aramak isterim.
Seni sevmekten önce anlamak isterim.
Seni bir yaşam boyu bitirmek değil de,
Sana hep, hep yeniden başlamak isterim."
Şiirin sonuna geldiğinde dönüp bana bakıp gülümsemişti. Romantik beyimizzz! Yani şimdi ben buna düştüm... Düşmemek elde değildi zaten.
"Eee, o zaman hocam, ben de bir şiir okuyayım değil mi? Yani sevgilimiz okuyor da biz geri mi kalalım?" dediğimde, Feride hoca dahil herkes gülmeye başladı. Tabii, Ayaz Efe'nin gülüşü aklımı başımdan alıyordu. Arkasına dönüp bana bakarak hafifçe gülümsedi ve:
"Bakalım, canım sevgilim bana hangi şiiri armağan edecek? Sabırsızlıkla bekliyorum!"deyince ben de ona güldüm.
"İzle bakalım!" deyip üstün bakışlar attım.
O ise bu yaptıklarımı normal karşıladı ve önüne döndü. Yani "sana güveniyorum" diyordu. Yerim ben bunu!
Yavaşça ayağa kalkıp konuşmaya başladım:
"Eee, hocam, ben Cemal Süreya'dan Korkarak Vinç şiirini okuyacağım. Bu da benden sana gelsin, Ayaz Efe!"
deyip göz kırptım. Tabii, Feride hoca buna da gülmüştü.
"Evet, dinliyoruz Gökselcim."
Ve ben de şiire başladım:
"Adresim oldun benim,
Biliyorsun bunu, değil mi?
Alınyazım oldun.
Korka korka çaldım kapını,
Ne yapayım, sevdim seni.
Eline ayağına düştüm.
Sensin artık ne varsa...
Aşktı, kavgaydı, uzak yerler özlemiydi...
Kan-revan sevişelim."
