27

88 11 5
                                        

Merhabaalarrr
Birazcık üzücü bir bölümle karşınızdayım inanın ne zaman düzelirler bilmiyorum jzöaodsldşsş
Neyse hatalarım için kusura bakmayın
Hayırlı ramazanlar ve iyi okumalarrr 💜

Şeyy yorum yaparsanız çok sevinirim 🥺
Hiç yorumu yok bu ficin biliyorsunuz mu ühühühühü
Kötü mü diye düşünüyorum bazen




Sessizlik bazen bağırmaktan daha etkilidir. Hatta bazen daha korkutucudur. Sessizlik bazen feryattır, vahim bir durumun içinde sıkışıp kalmaktır. Jeongguk tam olarak böyle bir sessizliğin içine hapsolmuşken arkadaşları onun için endişe ediyordu. Jeongguk tek kelime etmiyordu günlerdir. Kendi içinde ne savaşlar veriyordu ama gıkı bile çıkmıyordu.

"Çıkmıyor bir haftadır içeriden. Ne onu böyle yıkmış olabilir aklım almıyor. Ne düşünüyor ne oldu keşke bir anlatsa da en azından paylaşabilsek acısını." Jimin konuştuğunda Yoongi ofladı.

"Ben artık o kadar yoruldum ki bu konudan. Taehyung hakkında tek bir şey duymak dahi istemiyorum. Artık onun yaptıklarına bu kadar dayanıksız olması beni sinirlendiriyor. Hâlâ onu sevdiğini düşünüyorum ve bu da beni çıldırtıyor. Hayatını mahvetti yetmedi dünyayı da mahvetti! Nasıl hala böyle etkisinde kalabilir?"

Yoongi arkadaşını yeterince uyardığını düşünüyor ve artık yaşadıklarından ders çıkarması gerektiğini düşünüyordu. O yüzdendi bu siniri. Aslında korumak istediğinden de bu kadar tepki gösteriyordu ona. Hem kızıyor hem kıyamıyordu. Jimin ise daha sakin yaklaşıyordu Jeongguk'a karşı.

"Yoongi öyle olmuyor işte demek ki. Ne olduğunu bilmiyoruz eminim vardır bir sebebi. Anlıyorum sebebini ama şimdi sırası değil. Onun bize hatta en çok da sana ihtiyacı var."

"Biliyorum ama benim de bir sınırım var. Daha önce neler olduğunu biliyorsun. O çizgisine o kadar sadıktı ki en ufak hatamıza tahammülü yoktu. Şimdi sadıklığını bırak çizgisi bile kalmadı. "  Yoongi bunları söyledikten sonra gitti Jimin'in yanından. Jimin cesaretini toplayıp Jeongguk'un odasına girdi. Arkadaşının yüzü solmuş, dudakları  kurumuştu. Yatağının içinde iki büklüm olmuş uyuyordu.

Yanına oturdu sessizce saçlarını okşarken usulca konuşmaya başladı. "Jeongguk, bilmiyorum ne oldu ama eminim boş yere böyle değilsindir. Olayı anlat demiyorum ama en azından ağzını açıp bir kelime dahi olsa söyle. Çok üzülüyorum sen böyle olunca."

Jeongguk'un gözlerinden bir yaş düştü. Jimin gözleri dolu dolu baktı arkadaşına, saçlarını okşadı. İçi parçalanıyordu sanki. Onu ilk defa böyle görmüyordu ama görmeye dayanamıyordu artık.

"Jimin..." zar zor ağzından bir kelime çıkmıştı. Jimin hevesle yerinde kıpırdanmıştı.

"Ben çok kötüyüm. Bir şey yapmadı bana ama ben... Ben çok kötüyüm." ağlıyordu. Aslında utanıyordu da bir yandan. Arkadaşlarına her şeyi hallettiğini söylemişti. Güya artık Taehyung'u sevmiyor ve umursamıyordu. Peki tüm bu olanlar neyin nesiydi? Neden kurtulamıyordu bu aşkın pençesinden?

"Biliyorum balım ve anlıyorum emin ol. Çok zordur eminim ama anlat bana anlat ki paylaşalım acını." uzun süre cevap vermedi arkadaşına. Konuşmak onun için çok zordu.

"Biliyorum Yoongi bana kızıyor. İnan o kadar haklı ki bir şey diyemiyorum da. Çok utanıyorum biliyor musun?" duraksadı ama gözlerinden yaşlar usul usul akmaya devam ediyordu. Jimin onu anlayıp sesini çıkarmıyor sabırla konuşmasını bekliyordu.

"Jimin, ben hâlâ nasıl bu kadar saf olabilirim inan bilmiyorum. Güvenmiyorum ona ama nedense sanki o anki söyledikleri gerçek gibi geliyor. Sanki gerçekten ağlamış gibi.
Jimin ağladı biliyor musun? Koskoca şeytan karşımda ağladı. Beni aslında çok sevdiğini ve değer verdiğini söyledi. Ağzıma geleni saydım. Dedim ki sen beni mahvettin dedim. Mahvetti beni. "

love with the devil // taekook Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin