19| Nefret.

225 26 27
                                        

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

(Buradaki yılan dövmesi sadece)

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

(Buradaki yılan dövmesi sadece)

Jungkook'un ayinden sonra oluşan dövmeleri!

-

Değiştiğimi hissediyordum. Damarlarımdaki kanın daha kudretle aktığını, ve vücudumun olgunlaştığını hissediyordum. Gerçi olgunlaşan tek şey vücudum değildi, buna düşüncelerim de dahildi.

Sevemiyorsan nefret et.

Kim Taehyung,
Bir zamanlar seni çok seviyordum ama sen bu şansı büyük bir nefretle takas ettin.

Yeni siyah saçlarımı karıştırırken Seokjin hyungun anlattıklarını dinliyordum. Güçlerim büyüyüp gelişmişti ve yeni güçler de eklenmişti. Ejderhaya dönüşebiliyordum, elementleri kontrol edebiliyordum ve aynı zamanda bir şifacıydım da.

Ve bunlar sadece birkaçıydı.

"Son olarak, krala karşı saygısızlık yapmayacaksın ve Taehyung'a da bulaşmayacaksın. Efendi Sangsu bizi ormanın çıkışında bekliyor olacak, ona bir özür borçlu olduğunu da unutma."

Ben gözlerimi devirirken Hoseok hyungum Seokjin hyungumun omzuna kolunu attı ve biraz ileriden yürümeye başladılar. İkisi aptal aşıklar gibiydi. Seokjin hyung çok huysuzdu ve Hoseok hyung ise oldukça pozitifti.

Ayakkabımın önüne gelen taşları ileri doğru fırlatırken aynı zamanda Taehyung'la karşılaşmamızın nasıl olacağını düşünüyordum. Yanında Miyoung olacak mıydı mesela? Ya da ikisinin ilişkisi ne duruma gelmişti?

Ona en başından beri güvenmemem gerektiğini biliyordum. Karşıma nefretle çıkmıştı ve ben ona nefretle karşılık verdiğimde ise bizi büyük bir aşk çukuruna düşürmüştü. Onu kurtaran da Miyoung olmuştu. O kızı ejder ateşimle yakmak istiyordum.

Ondan nefret ediyordum, bana daha önce hiç hissetmediğim hisleri hayatıma bir anda dahil ettiği için ondan nefret ediyordum. Beni sevdiğini düşündüğüm için ise kendimden nefret ediyordum.

Bu bir hataydı.

"Jungkook, gel."

Hoseok hyungum geride kalmış olan bedenimi iteleyerek ormanın içinden çıkardı. Yalpalayarak ormandan çıktım. Seokjin hyung, Efendi Sangsu ile konuşuyordu ve ben geldiğimde ikisinin de bakışları bana döndü.

De l'enferBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin