15 - BABA

377 45 21
                                        


"En ihtişamlı ruhlar, yıkıla yıkıla inşa edilir."



1,5 Ay Sonra

Bu geçen 1,5 ayda tüm bağlantılar kurulmuştu, nikahlarına 1 hafta kalmıştı. Ancak nikah kıyılmadan önce anlaşmalar halledilsin istiyordu Seyran. Bu sebeple nikahlarından önce Polina ve Ferit Rusya'ya gitmişti. Bağlantılarıyla konuşacak ve daha önce sevkiyatı gerçekleştirdikleri ülkelerle alttan anlaşma yapacaklardı. Rusya Polinanın avucunun içi olduğu için Ferit'le o gitmişti. Aykan ise İstanbul'daydı, Ferit geldiği an Güneydoğu Anadolu'ya gidecek sahibi olduğu aşiret vasıtasıyla sınırların hakimiyetini alacaktı. Kural çok basitti her ikisi içinde, zaten sahip olduklarını tekrar avuçlarının içlerinde tutmak. Bu süreçte İstanbul'da kalmasının en büyük sebebi burayı Utkana bırakmak istememesiydi. Zira kendileri uğraşıyordu ancak Utkan da boş durmuyordu. Masanın diğer üyelerini yanına çekmeye çalışıyordu ancak herkesin kulağı kesikti, Ferit'in Rusya'ya gittiğini biliyorlardı. Masanın hakimiyeti eninde sonunda onlara geçecekti ve bu iki gücün karşısında durmak mantıklı değildi. Masasında oturup birkaç aşiret ağasıyla görüşme yaptıktan sonra geriye yaslandı Seyran, iyi gidiyordu herşey. Ferit'le iyiydi, hayatı iyiydi, gücü yerindeydi. Aklı başındaydı. Kendi kendine mırıldandı.

"Cidden hayatımın prime dönemini yaşıyorum."

Kapının çalınmasıyla bakışları oraya döndü. Gelen kişi Aykandı.

"Yenge."

"Gel Aykan, var mı haber? Gideli 4 gün oldu. Ferit'le konuşamıyoruz yoğunluktan."

"Var, bu akşam uçakları kalkacakmış. Her şey istediklerinden daha iyi gitmiş."

Rahatlarcasına gülümsedi Seyran.

"Çok iyi."

"Başka bişey daha var."

"Söyle."

"Utkan seninle görüşmek istiyor. Bence abim olmadan görüşmen makul değil ama sana sormadan reddetmek istemedim."

"Burada mı?"

"Evet."

"Gelsin."

"Ama."

Tek kaşını kaldırıp Aykana baktı.

"Kararlarım mı sorgulanıyor?"

"Yok yenge çağırıyorum."

Kısa bir süre sonra Utkan girmişti içeri.

"Napmaya çalışıyorsunuz siz? Rusya, Ukrayna, Bulgaristan hepsi teker teker gidiyor elimden. Nasıl masadan başka bir yerde sevkiyat yapmayı teklif edersiniz? Bu masanın kuralları var."

"Evet biliyorum, bizzat babam koydu kuralları."

"Yakarım bu ülkeyi Seyran. Hepinizi içinde bırakırım."

Alayla bir kahkaha yükseldi Seyranın dudaklarından.

"Sen kimsin? Utkan sen kimsin? oturdugun koltuğu bile biz sunmadık mı sana? Söyle? Kendin mi aldın? Kendini böyle mi avutuyorsun?"

Devam etmişti sözlerine. Karşısında sinirden öfkelenen Utkanı yok sayarcasına.

"Ben istiyorum ki sen kendi isteğinle çekil, de ki tamam asıl sahipleri burada benim vekilliğim bitti."

Seyrana baktı, gözlerinden ateş çıkarcasına.

"Asla, duydun mu asla?"

Büyük bir kahkaha atmıştı Seyran.

KUZGUNHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin