23 - GİDENLER VE KALANLAR

389 56 26
                                        


Bölüm Şarkıları:

Cihan Mürtezaoğlu - Sarı Söz

Emre Altuğ - Neyleyim




Keyifli Okumalar 🌹



Her şeyin olup bitmesi yalnızca birkaç dakika sürmüştü sanki, zamanın kırılmasını sorsalardı Seyrana net bir şekilde anlatırdı şuan. O lanet depoya gitmişler, çatışmaya girmişler ve Polina kendini Ferit'in canına siper etmişti. Bu kadar basitti her şey, anlatması çok kolay ancak yaşaması, yaşaması çok zordu. Ameliyathanenin önünde yüzünde, ellerinde yara bere ancak üstünde Polinanın kanı olan Aykan bir köşeye çökmüştü mesela. Ferit kulağındaki telefonla bir yerlere direktif veriyordu muhtemelen olası saldırılara alınabilecek önlemleri konuşuyordu telefonun diğer ucundaki kişiyle ve bu kişi muhtemelen Sinandı diye düşündü Seyran. Oğlu geldi sonra aklına, kurtulmuştu evdeydi güvendeydi dedesi bile onun için Kanada'dan gelmek için yola çıkmıştı. O an derin bir nefes aldı ve rahatlıkla verdi. Sonra aklına Polina gelmişti, kaç yaşındalardı tanıştıklarında sekiz ya da dokuz muydu? Ufaklardı, çok ufak. Beraber büyümüşlerdi. O malikanenin bahçesindeki ağaçların tepesinde, o çimlerin üzerinde. Birkaç anıdan sonra kafasını hızla salladı, neden düşünüyordu ki bunları? Polina gitmiş miydi ki? Hayır gitmemişti, gidemezdi. Onu bırakmazdı. Bir yerlerde nefes aldığını bilmek bile Seyrana yeterdi, ama nefes almalıydı. Seyranın bir kanadı abisi öldüğünde kırılmışken kardeşi öldüğünde tamamen savunmasız kalmaz mıydı? Kalırdı elbet. Tüm bu düşünceler arasında ameliyathane kapısı açılmıştı.

Ayağa kalkmıştı Aykan ama konuşamıyordu ki, ne diyecekti doktora? Polina yaşıyor mu? Diyemezdi Aykanın dili lal olurdu ama soramazdı o soruyu. Seyran onun yerine konuştu.

"Durumu nasıl?"

Sesi kısıktı, özgüvensiz hatta tamamiyle savunmasız.

"Hayati tehlikesi yok kurşunlardan biri omzuna biri bacağına gelmişti ancak diğeri."

Dediğinde susmuştu doktor.

"Diğeri?"

"Bakın."

Diyerek nefes almıştı.

"Buraya geldiğinde zaten hasta gebeymiş, ameliyathanede öğrendiğimiz kadarıyla 5 haftalık maalesef diğer kurşun rahmine isabet etmiş, bebek zaten ölmüştü. Kurşunun etkisiyle rahim çok zarar görmüş, olası dokuları toplayamadığımız için rahmini almak zorunda kaldık. Polina hanım maalesef anne olamayacak."

Karşısındaki kimseden ses çıkmayınca devam etmişti.

"Önce yoğun bakıma daha sonra normal odaya alacağız. Geçmiş olsun."

Doktor gittiğinde Seyran ve Aykan aynı hizada arkalarında da Ferit vardı, aynı anda birbirlerine çevirmişlerdi kafalarını.

"Bebek?"

Diyebilmişti Aykan yalnızca. Arkaya doğru sendelediğinde onu tutan Ferit olmuştu, Ferit'le göz göze geldiğinde ezberlercesine konuşmuştu.

"Bebek."

Dizleri bu kez onu taşıyamamış, sendelememiş tamamen yıkılmıştı. Ferit'te onunla çöktüğünde Ferit'e bakmıştı.

"Abi, bebek."

KUZGUNBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin