"Ne diyorsun sen? Kafayı mı yedirteceksin Seyran sen bana? Ben burada oturup senin Sergeiyle olacak düğünün davetiyesini mi bekleyeceğim he?"
"Sergeiyle evlenmeyeceğim tabiki ama ben bekar bir kadınım Ferit zamanı gelince istediğim seçtiğim bir adamla evlenmemden daha normal ne olabilir? Bugün değilse bile bir gün alacaksın o davetiyeyi."
Arkasını bir hışımla dönmüştü Seyrana, iki eliyle ensesini sıkarken sinirden deliye döndüğünü hissetti Ferit. Aklından geçen tek bir cümle vardı, bugün değilse bile bir gün alacaksın o davetiyeyi. Seyrana döndü aynı hızla. Sinirken yüzü kızarmış, boynundaki damarlar belli olmuştu. Kendini tuttuğunu farketmişti Seyran.
"Geçmiş karşıma başka bir adamla evlenebilirim diyorsun, benim oğlumun annesisin sen, benim sevdiğim kadınsın bu cümleyi karşımda kurman bile büyük bir cesaret."
"Neden? Yalan mı? İstediğim kişiyle istediğim şekilde evlenirim kimse sorucam ya?"
"Seyran."
Derken sesi odayı ikiye bölmüştü sanki.
"Bağırma bana, bir de geçmiş karşıma cesaret diyor neyden korkacakmışım da cesaret gösterecek mişim?"
Kısa biri sürede tam burnunun ucunda buldu Ferit'i, olabildiğince sakindi bu kez Ferit. Dudaklarına Ferit'in nefesi değdiğinde irkildi Seyran, bu yakınlığa kalbi dayanmayacaktı, geri çekilmeye çalıştı ama Ferit onu belinden çekip kendine bastırmıştı. Dudaklarını usulca aralayıp nefesini bıraktı önce sonra gözlerini Seyranın gözlerine kilitledi.
"Öldürürüm seni."
Bakışlarını bir an olsun çekmeden fısıldadı Seyran.
"Öldürmedin mi zaten?"
Başka bir şey demeyi beklemedi Ferit, dudaklarını Seyranın dudaklarının üstüne sabitledi. Seyranın hali hazırda aralık duran dudaklarından içeriye sızdı Ferit. Hiç itiraz etmeden kabul etti Seyransa onu. Biliyordu, ne olursa olsun, bu ilişki ne kadar toksik ve içinden çıkılamayacak kadar karmaşıkta olsa Ferit asla onun kaçıp kurtulmak isteyeceği kişi değil, bir an bile düşünmeden peşinden ölüme bile gidebileceği, gözünü bir an bile kırpmadan ve düşmekten asla korkmayacağı o dipsiz kuyuydu.
Hooolaaa, hatırladınız mı bu sahneyi? Bu sahnenin sonunu tam olarak böyle bekliyordum ama babayı almıştık o yüzden kendi kurguma entegre etmek istedim :)
Ve sizi alıntıyla baş başa bırakıyorum 🌹
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KUZGUN
Mistero / Thriller"Bu yaşta bu zeka, bu merhametsizlik sanki büyümüşte küçükmüş gibisin." Gülmüştü, bilseydi babasının onun nasıl yetiştirdiğini belki az bile derdi. "Kuzgunları bilir misiniz?" "Aşina değilim pek." "Kuzgunlar türünün en zekisi, en siyahı, en merhame...
