Seyranın gittiği günün sabahı-
"Ne demek yok lan? Takip edin demedim mi size? Söylemedim mi? Bakmadınız mı ulan kamera kayıtlarına bakmadınız mı?"
Önündeki adamları haşat edişini izliyordu Polina ve Aykan.
"Baktık abi ama sanki yenge kuş olup uçmuş. Sanki hiç varolmamış gibi."
"Sizi de sizin yapacağınız işi de sikeyim."
Dediğinde belindeki silahı çıkarıp karşısındaki adamlara sıkacağı anda Aykan tutmuştu onu.
Karşısındaki adamlara ise gözüyle çıkmalarını işaret etmişti.
"Gitti."
Demişti Polina.
"Dedikleri gibi sanki hiç varolmamış gibi gitti."
"Gidemez, bırakıp gidemez beni bizi olmaz bulursun sen Polina bulamaz mısın?"
Demişti çaresizce Ferit.
"Bulamam, eğer o kendisini bulmamızı istemezse bulamam."
Dediğinde çöken omuzlarıyla bakmıştı Ferit'e. Ferit sevdiği kadını kaybederken Polina ailesini kaybetmişti.
***
4 YIL SONRA
Elindeki kitabın son sayfasını okuyordu, kitap şöyle sonlanmıştı.
"Tam pes etmek olduğum bir gece de, kafamın içinde verdiğim savaşı zorda olsa kazandım. O gecenin sabahına ben çıktım ama içimdeki kimseyi sağ bırakmadım."
Kulağına gelen dalga sesleri, kuş cıvıltıları ve oğlunun eşsiz gülümsemesi. Kitabın kapağını kapattığında ardında oynayan babasına ve oğluna baktı Seyran. Mutlu olması gerekirdi, çok mutlu. Ama değildi. Bir tarafı her zaman eksikti, Polina yoktu, Aykan yoktu. Durdu gözlerini kapattığında düşündü. Adını zikretmek istemediği adamın gözleri geldi gözünün önüne. Neydi bu yaşadığı? Acıyla yoğurulmak mı? Eğer öyleyse yoğurulmuştu. Yıllar ona oğlunu ve babasını vermişti belki ama aldıkları da nefesini kesiyordu. Her zor gecenin bir sabahı vardır dedikleri bir gecenin güneşinde öğrenmişti babasının yaşadığını, aynı günün akşamı ise hamile olduğunu. Yapabileceği en iyi şeyi yapmıştı, koruması gereken yegane şeyi korumak için izini kaybettirmişti. Bir açıklama bile yapmadan gitmişti. Zorundaydı, o masaya kendini feda etmişti ancak evladını feda edemezdi. Ama ardından bıraktıkları? Defalarca kez polinanın videolarını izlemişti. Polina onu bulamayınca abisinin mezarında uyumuştu, günlerce. Belki geri gelir diyeydi. Ama gidememişti. Bir sabah güneşinde gelen videoyla omdan vazgeçmişti Polina. Hiç unutmuyordu son sözlerini.
"Aybars, annem ya da babam öldüğünde değil. Seyran beni bıraktığında ailesiz kaldım ben, yersiz ve yurtsuz."
Elleriyle gözyaşlarını silerken Seyranda ağlamıştı. Polinanın son sözleri ise Seyranı yıkmıştı.
"Pardon, Tomris diyecektim. Ona sadece yakınları Seyran der."
Anımsadıklarıyla gözlerini kapatırken oğlunun sesini duydu.
"Anne dedeme bişey şöyleeee mızıkçılık yapıyor."
"Hiçte yapmıyorum Seyran."
"Kalenin önünde dururken sandalyeni yan koyuyorsun dede ben nasıl gol atıcam."
Omuzlarını düşürmüştü Yağız.
"Zaten atmaman için uğraşıyorum."
Dediğinde dedesinin büyük kahkahası küçük adamı üzmüştü.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KUZGUN
Mistério / Suspense"Bu yaşta bu zeka, bu merhametsizlik sanki büyümüşte küçükmüş gibisin." Gülmüştü, bilseydi babasının onun nasıl yetiştirdiğini belki az bile derdi. "Kuzgunları bilir misiniz?" "Aşina değilim pek." "Kuzgunlar türünün en zekisi, en siyahı, en merhame...
