19 - PANZEHİR

463 66 90
                                        


Zorla Ferit'in elinden kurtulmuştu Seyran, onların aralarındaki soğuk savaş konuşulurken sahnede ki açılış konuşmasını yapan moderatör  konuşmasını bitirmişti. Herkes tekrar kendi arasında konuşurken Seyran kendi masasına doğru ilerlemişti. Ferit'e cevap verme gereği bile duymamıştı. Sahnedeki moderatör eliyle birkaç defa mikrofona vurmuştu.

"Bugün bu davetin verilmesinin diğer bir nedenine gelirsek, biliyorsunuz hem Türkiye'nin hemde Rusya'nın önemli ailelerinden olan İvanov ailesinin son mirasçısı ve veliahtı Sergei İvanov kesin olarak Türkiye'ye dönüş yaptığını siz değerli davetlilere haber vermek amacıyla düzenlemiştir."

Masalara teker teker kadınların önlerine mücevher kutuları erkeklerin önüne ise pahalı markaların saat kutuları bırakılırken devam etmişti.

"Bunun şerefine sizlere ufak hediyeler takdim ediyorken kendisinin gelişinin cemiyet hayatında neler değiştireceğini merakla beklediğimizi de ona buradan iletiyoruz kendisi de birazdan aramızda olacaktır."

Sergei İvanov yıllarca Türkiye'ye de faaliyet gösteren şirketlerinde babası adına kararlar almış şirketi oldukça büyütmüştü tabiki bunların hepsinin birer paravan oldugunu buradaki herkes bilirdi. Kara para aklama ve uyuşturucu ticareti ondan sorulurdu. Babası öldükten sonra ailesinin başında olmak için Rusya'ya geri dönmüş ve burada ki faaliyetlerine son vermişti. Sergei İvanov acımasızlığıyla tanınırdı bir şeyi isterse ne olursa olsun onun olurdu. Yollarına çıkan kim varsa teker teker yolundan temizlerdi. Ancak ülkeye dönmesinin sebebi farklıydı, haftalar önce ülkesine giren Türkiye'nin en önemli ailesinin kızını canlı canlı görmek istiyordu. Fotoğraflardan ona hayran kalmıştı. Neden ülkesine girip sanki yıllar boyunca orada yaşıyormuş gibi bir ev kiralamasını, oraya anılarını serpmesini merak ediyordu. Ülkeden ayrıldıktan sonra o eve girmişti, Seyranın kokusu hala o evdeyken o eve girmişti.

Ve hayatındaki yeni takıntısına o evde merhaba demişti. Tüm gözler kapıya dikilmişken Sergei İvanov tüm yakışıklılığıyla girmişti içeri. Üzerinde onun için dikildiği belli olan jilet gibi bir takım elbisesi vardı, kolunda milyar dolarlık saati ve kravatının üzerine bir kravat iğnesi bulunuyordu yaşına göre ona fazla olduğu düşünülebilecek bu aksesuar onu Sergei İvanov yapan en önemli aksesuarıydı. Elinde ise bir mücevher kutusu bulunuyordu. Gözleri bir süre salonda dolaşmıştı aradığını bulmuşcasına dudağının sağ kenarı kıvrıldığında onun için ayağa kalkan kimseye bakmadan hedefine ilerlemişti, Seyrana.

Herkes gibi Ferit'te pür dikkat izliyordu onu. Gideceği yeri farkettiğinde dişlerini sıkmıştı, tanırdı takıntılı olduğunu, amacına ulaşana kadar durmayacağını bilirdi. Birkaç kez babaları iş yapmıştı ve karşılaşmışlardı. Dur noktası olmayan bu adamı sevmez ve bunu ona o zamanlar her daim belli ederdi. Seyranın yanına gittiğinde sağ elini ona uzatıp kalkması için onu yönlendirmişti Seyran parmaklarının ucuyla avucunun ucuna belli belirsiz dokunarak kalkmıştı.

"Size layık olmayan ancak tamamiyle sizi düşünülerek yapılan bu hediyeyi size ben vermek istedim."

Rus aksanı olduğu halde gayet akıcı ve güzel konuşurdu Türkçeyi Sergei. Başını ona teşekkür edercesine bükmüştü Seyran.

"Çok kibarsınız."

Diyerek belli belirsiz bir tebessüm yolladı Seyran ona. Başka birşey demeden Seyranın elini öpmüş ve masasına ilerlemişti giderken gözüyle herkese selam vermiş başıyla oturmalarını söylemişti. Masaya ulaştığında masadaki herkes ayağa kalkarken tek bir kişi kalkmamıştı; Ferit Korhan. Herkesle selamlaşıp oturduğunda Ferit'e dönmüştü Sergei.

"Bakıyorum gittim gideli değişmiş her şey. Zamanında dost olduğum  adamlar geldiğime sevinmedi galiba ."

Önündeki viskisinden bir yudum almıştı Ferit.

KUZGUNHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin