Multimedya; Alp
Dila,Akın,Çağatay,Ilknur,Ömer :)
Selam Arkadaşlar :)
Bana kimsenin kopyacı, özenti gibi her herhangi bir söylem de bulunması gerçekten çok saçma. Çünkü etkilenmemek için başka kitap bile okumuyorum. Ve kurgumun kopya olması imkansız. Her yazar kendi hayatından bir şeyler katarmış kitabına, ben de öyle yaptım. Ve kendimden kesitlerin başka hikaye de konu olma durumu olamaz. O Yüzden lütfen ilk bölümü okuyup ön yargılı olmayın.
Ayrıca yapılan yapıcı yorumlara ve destek mesajlarına teşekkür ederim :)
Karakter seçiminde yardımcı olan @byzayildirimer ve hilal_alt a teşekkür ederim :)
***
''Alo?''
''Ne düşünüyorsun bakalım? O masum bakışların beni sana daha çok bağlıyor biliyorsun değil mi?''
''Ne saçmalıyorsun? Kimsin ya sen? Yiyorsa özelden değil normal ara!''
''Sakin ol, tanıyamadın mı beni 3D'm?''
Ömer'di bu, evet evet Ömer'di. Ondan başka kimse bu pisliği yapamazdı zaten.
''Ne istiyorsun Ömer? Yediğin dayak az geldiyse iki bacağının ortasına tekme atmaktan zevk alırım haberin olsun.''
''Ouvv çok sertti ama bu Dila'm. Seni yumuşatacak şeyler söylememi ister misin?'' histerik bir gülüş attı. ''Mesela Alp sırf sana karşı suçluluk hissettiği için, seni koruyup kolladığını ve bütün sevgisinin sahte olduğunu söylesem? Senin bilmediğin ve sana yaptığı kötülüğü, pişmanlığı yüzünden bu vicdan azabından kurtulmak için böyle desem?''
Hınzırca bir sesle konuşuyordu.
Yine saçmalamıştı, dediklerini beynimin süzgecinden geçirmemiştim bile. -Saçmalıyordu değil mi?- Beni bir yerlerden izlediğini anlamak zor değildi. Kıvrak bir hareketle yerimden kalkıp odama girdim.
''İstemiyorum lan seni de, söyleyeceklerini de istemiyorum. Alp'in mezarına mum dikmesini istemiyorsan, sen de arama beni bir daha.''
''Alp büyük lokma onu sonra halledeceğim. Ama şu an av olarak kendime, seni eve bırakıp yorgun adımlarla geri dönen Çaça'nızı seçtim.'' Mutlu olduğu sesinden belliydi, eğlendiğini tahmin edebiliyordum.
''Sakın ona dokunma lan sakın! Yemin ederim saçımın her teliyle sıkarım boğazını. Pislik herif!''
''Şş küfür ağzına hiç yakışmıyor bebeğim, bana aşkım desen daha iyi olur.''
''Benim ağzıma yakışmayan küfür senin üstünde çok güzel duruyor! Çağatay'a zarar verirsen, özür dileyerek Alp'in kıçını öpmek zorunda bırakırım seni!'' Savurabileceğim ve aklıma gelen tek tehdit buydu. Ne diyeceğimi şaşırmış haldeydim.
''Şu an arabayla kolayca ezebileceğim boş bir sokakta ilerliyor arkadaşın. Dün kalabalık içinde attığı tekmelerin bedelini şimdi tenhada ödemeli, değil mi? Ama engel olmak senin elinde.''
Aniden hızlanan araba sesini duydum. Hız gittikçe artıyor, lastiklerden ses geliyordu. Çağatay'a zarar verecek olması resmen vücudumu kaskatı hale getirmişti. "Yaklaşıyorum bebeğim, arkadaşına yaklaşıyorum..''
Ne yapacağımı bilmezken bir an da boğazım yırtılırcasına bağırdım. ''Tamam dur! Dur lanet olası ona zarar verme!''
Ani fren sesi geldi. Lastikler resmen ağlıyordu. Kalbim küt küt atarken uzaktan Çağatay'ın sesi geldi. ''Sikeceğim seni çocuk! Aldım plakanı sokacağım direksiyonu götüne.''
''Ne yaptın Çağatay'a? Ne yaptın şerefsiz? Sana dur dedim!''
''Sakin ol prenses, bir şey yapmadım. Bu hızla yanından geçince ürküttüm biraz arkadaşını.''
ŞİMDİ OKUDUĞUN
3D #WATTYS 2015
Teen FictionElimizdeki tek hayat felsefesi yemek yemek, tek içkisi kakaolu süt olan, yıllar önce ilk defa aşık olup aldatılan, bukalemun gözlü ''Deli, dolu Dila''yı kardeşlik kasesine atıyoruz. Ardından gözünü açtığı andan itibaren arkadaşlık ettiği Çağatay'ı...
