jungkook
taehyung
neredesin
taehyung
uyandın mı
jungkook
uyandım
ama sen yoksun
neredesin taehyung
taehyung
eve bir alıcı çıktı
onunlayım
istediğim fiyatı verecek sanırım
jungkook
ben
gittin sandım
seni göremeyince
taehyung
gitmedim
jungkook
ah
şu ev meselesi
istediğin fiyatı vermesi süper
taehyung
evet süper
şu an adamın eşini bekliyoruz
odaları gezmek istediğini söyledi
jungkook
keşke beni de uyandırsaydın
taehyung
aslında uyandıracaktım ama dinlenmen gerektiğini düşündüm
düşüncesizlik ettim değil mi
evi gösterip gelecektim hemen
jungkook
hayır hayır
sadece
yazıyor..
sorun yok
taehyung
bugün dikişlerini aldıralım
jungkook
olur
zaten çoktan rahatsız etmeye başladı
bu arada
seni çok ilgilendirmez ama
bahar dönemi başlayacak
taehyung
nasıl ilgilendirmez
ben hala o okulun bir öğrencisiyim ve biz hala sınıf arkadaşıyız
jungkook
güldürme
derslere geldiğin vardı sanki
taehyung
eğer ben derslere gelmeseydim sen beni nerede görecektin
tabii ki geliyordum
hatta chae sungmin benim en favori akademisyenim
jungkook
taehyung
o adam derste yoklama bile almıyor ve son yirmi senedir her sınavda aynı şeyleri soruyor ders anlatmaya üşendiği için
taehyung
aynen öyle
işte onu bu yüzden seviyorum
bu arada adamın eşi geldi
gitsem iyi olur
işim bitince yazacağım
-
yattığım yerde iyice gerinirken bir yandan da suratıma yer etmiş hafif bir gülümseme ile telefonuma bakıyordum.
gözlerimi açtığım ilk an taehyung'u olması gereken yerde, yani yatağın diğer kısmında bulamadığımda yaşadığım korku bütün uykumu dağıtmıştı.
onu göremediğim her an böyle mi olacaktı?
ya da daha önemlisi, bu korkularla bir şeylere başlanır mıydı?
şu son birkaç ayda öylesine yorulmuş, bütün yaralarımı öylesine derine deşmiştim ki her bir köşe, her bir kenar bana batar olmuştu. taehyung'u analiz etmekten, bana kendini açma konusunda kaydettiği yolu görsem bile emin olamamaktan, gözlerimden uzak olduğu her an 'gitti ve gelmedi' korkusu yaşamaktan yorulmuştum.
koca bir dağın arkasına saklanmış olan her bir duygu kendince yeni bir yükseklik olmuştu ve ben onun altında kalmaktan korkuyorum.
aslında bakarsanız, ben birçok şeyden korkuyordum.
karanlıktan, iğnelerden, yağmurdan, terk edişlerden ve hiç gelmeyişlerden.
bir de taehyung'tan.
bunu ona daha önce de söylemiştim. bir keresinde, taehyung'un beni öptüğü ilk gece ona, bana fiziksel bir zarar vermeyeceğini bildiğimi ama yine de korktuğumu söylemiştim çünkü taehyung beni bir bakışı ile yakıp yıkardı. zaten öyle de olmuştu. ona, ondan korktuğumu söylediğim ikinci yer ise bir hastane odasıydı. bu sefer bir ayrım yoktu benim için. bana fiziksel zarar da verebilirdi, tıpkı seokjin gibi ölüme de terk edebilirdi ya da, daha önceden yaptığı gibi, bütün bunlara dayanmakta zorlandığını söyleyip beni bir başıma hiç bilmediğim bir evin salonunda da bırakabilirdi.
