Aynadaki yüzümü inceliyorum.
Düğünden daha çok cenazeye gidecek gibiyim. Gülüşüm yerinde yok. Gözlerime sürmek zorunda kaldığım far yüzünden ise gözlerim her saniye yaşla doluyor.
Dudaklarım ise felaket kötü durumda. Çatlayan dudaklarımı kapatmaya ruj ve parlatıcı yetmemiş. Beni mutlu etmeyen makyajla odanın kapısını açıyorum.
Nick elini uzatıyor.
- Fena değilsin. Daha fazla babam beklemesin.
Hizmetçi bana gülümsüyor.
- Bu elbise size çok yakıştı.
- Bana yardımcı olduğun için teşekkür ederim.
Nick ise aynı ukala tavrına bir yenisini ekliyor.
- Zaten hizmet için sürgün edilmiş kurtlara kucak açıyoruz. Ekstra teşekkür etmene gerek yok. İşini yapıyor.
Hizmetçi için üzülüyorum. Ama benim ondan pek farkım yok. Düğün günü regl sancısı çekiyor olsaydım sadece böyle olurdum. Şimdi ise ölüme yürüyorum. Gözümün önünde binlerce siyah nokta. Bayılıp kalsam keşke.Nick giydiğim elbiseyi inceliyor.
- Sana daha güzellerini alacağım.
- Ben senin eşin değilim. Israrcı olmanı cidden anlamıyorum. Seni koruyorum Adel.
Gülümsemek zorunda kalıyorum. Sürünün üyeleri bizi görünce ayağa kalkıyor ve alkışlıyor. Düğün için yapılacak kan törenini düşünüyorum. Nick ile birbirimizin elini kesip kan akıtma fikri bana cazip gelmiyor. Kurdum olsaydı durum değişirdi. Ama o da beni bıraktı. Henüz dönüşüm için beklemem gereken yıllar var gibi. Bu gece seni çok mutlu edeceğim.
- Saçmalama Nick. Benim kurdum ortaya çıkınca eşini bulacak.
- Adel. Sen daima benim kalacaksın. Onunla bir ömür yaşamak düşüncesi beni deli ediyor. Bu gösteri sona ersin diye dua ediyorum.
Gelin ve damat için hazırlanmış platformu görüyorum. Ay Sürüsü daima mutlu günlere imza atardı. Şimdi ise babam olmadan istemediğim alfanın oğlunun elini tutup mutlu mutlu gülümsemeye çalışıyorum. Sürü üyeleri bizi tek tek tebrik etmeye başlıyor. Saatler akıp geçiyor. Hava kararıyor. Mutluluk oyunu oynamaya devam ediyorum.
Hepimiz Alpha Alex ve eşini bekliyoruz. Ayla'yı görüyorum önce. Koşarak yerini alıyor. Elindeki çiçeği görüyorum. Bana mutluluk getirmesi için uzatacak gelin çiçeğini. Alpha Alex ve eşini görüyoruz daha sonra.Sürü onu selamlıyor. Ayla koşarak babasına sarılıyor. Benim babamın oturması gereken yere Alex oturup eliyle işaret ediyor bizi. Ayla sevinçle çiçeği getiriyor bana.
- Adel. Ağabeyimi sevecek olduğuna eminim. Luna Adel olarak seni tebrik ediyorum.
Gelin ve damat için kurulan platformda artık yerimizi alıyoruz. Nick oturur oturmaz benim bacağıma dokunuyor.
- Ne yapıyorsun?
- Hadi ama biz evlendik.
- Tören başlamadı daha.
- Yerimizi aldık aşkım.
Aşkım mı ? Nick ile ben mi ? Tüm bunlar saçmalık.
- Sen deli misin?
Nick cevap vermiyor. Yerinden kalkıyor ve beni kucağına alıyor. Kulağıma eğilip beni tehdit ediyor.
- Karlı dağ karşında. Babamı sinir etme. Mutluluk rolüne devam et sadece.
Gülümseyip küfür ediyorum.
Gurur ve onur kavramları rafa kalkıyor benim için. Ağlamak üzere olduğumu anlayıp ayağıma giydiğim ayakkabılara bakıyorum. Nick'in sesini duyuyorum.
- Tüm sürü senin güzelliğini izliyor. Başımı kaldırıp onlara bakıyorum. Babam ölürken hepsi sağ kalmış ve hayatta. Başka anlamı sürünün değeri yok. Alfayı korumayı beceremeyen acizler.
Alpha Alex elinde tuttuğu kadehi havaya kaldırıyor. Böylece hepimiz ayağa kalmak zorundayız. Nick elimi sıkıştırıp duruyor.
Bir saat boyunca oğlunu övmeye başlıyor. Ay sürüsünün tüm başarısı babama ait iken oğlunu muhteşem gösteren beta kurt beni daha çok sinir ediyor. Biri çıkıp benim hakkımda övgü dolu sözler söylemeye cesaret edemez. Ailem olmadığı için ben anlamı olmayan biriyim. En sonunda oğlunun sürünün geleceği olduğunu söyleyip konuşmayı bitiriyor.
Sürünün üyeleri Alpha Alex'i alkışladı. Böyle bir konuşmanın nasıl değerli olduğunu hepimiz biliyoruz. Alfanın korkusuna çanak tutmak sadece. Sıkıcı konuşma bitince rahatlıyorum. Aradığım o kişi kalabalığın ortasından çıkıyor. İlk kez yüzüm gülüyor.
- Alpha Alex. Bir sorum olacak. Nick ile Adel eş bağına sahip değil. Adel'in henüz kurdu yok. Nick başka bir luna alacak mı?
Buz kesiyor Alpha Alex. Düğün
gününde kimseyi öldüremez. Ama babasından önce Nick cevap veriyor.
-Ben başka luna istemiyorum. Bana Adel yeter. Düğün töreni bizi zaten eş yaptı. Bu durum seni rahatsız ediyor ise benimle muhatap olursun.
Daha sonra herkes eğlenmeye başlıyor. Nick ise bana bakıyor.
- Sürü üyesi senin adamın mı?
- Saçmalama. Odamda kilitli iken kimse ile konuşma şansım hiç olmadı. Ardından hizmetçiler yemekten bize getiriyor. Ama oturup onlarla yiyecek değilim.
- Evlendi isek ben odama gidiyorum.
- Aç değil misin?
- Gece beni yiyecek isen midem çok dolu olsun istemem.
- Adel. Huysuzluk etme.
- Hava alacağım kocacığım.
Tüm kötü bakışları arkamda bırakıp yürüyorum.
Derenin kenarına geliyorum. Dağa bakıyorum. Oraya gitmek isteğine karşı gelemiyorum. Dereyi geçip sürüden uzaklaşıyorum. Artık sesler arkamda kalıyor. Dağın dibine gelince duruyorum. Sanki arkamda birini görüyorum. Bakışları hissedince sürüden ayrıldığım için pişman oluyorum. Ama artık çok geç. Canavar ile ilgili söylenen şeyleri hatırlıyorum. Ağaçların arkasından çıkan canavar olabilir mi?
Sadece evden uzaklaştım ve düğünün gerginliği yüzünden böyle oldu. Gözlerimi açıp kapatıyorum. Ama gözlerin sayısı gittikçe artıyor.
- Kimsiniz?
Sesimi duyan gözler sanki geri çekiliyor. Karlı dağın dibinden evime gitmem gerektiğini anlıyorum. Koşuyorum. Derenin kenarına gelince arkama bakamıyorum. Nick acaba dağın etrafında yaşayan kurtları biliyor mu? Düğün günü kaçmaya çalışan luna olarak bana kimse inanmaz. Düşüncemi kendime saklıyorum.
Hemen sürünün oynayan kurtlarının yanına gidiyorum. Oturan kadınların konuşmalarını daha iyi duymak için bir ağacın gövdesine yaklaşıyorum. - Kim olsa aynısını yapardı. Sürüsü yok edilmişti. Ve canavar olarak saldırıp istila ederdi. Yakında bir sürüyü tamamen alacaktır.
- Bizim alfa neden bu kadar rahat?
- Bir plan yapmış olmalı mutlaka.
- Canavarın hep kutlama günlerinde ortaya çıktığını biliyor musunuz?
- Geçen duydum bende. Ama gerçeği bilmiyoruz.
Öyle ise canavar benim düğünüme gelecek mi? Ağacın arkasından çıkıp dağa bakıyorum. Belki de geldi. Gördüğüm gözler aklıma gelince tüylerim diken diken oluyor.
- O burada baba.
Nick'in sesini duyuyorum. Sonra onu görüyorum. Herkes çığlık atarken olduğum yerde donup kalıyorum. Canavar gerçekten devasa bir kurt. Üstelik benim gördüğüm bakışlara benziyor gözleri. Nick'in kükreme sesini duyuyorum. Ana canavar ona sadece bir pençe vurup bana doğru koşuyor. Alpha Alex önüne çıkıyor. Canavarı durdurmasını bekliyorum. Alpha Alex'in kanı sıçrıyor etrafa. Ayla koşuyor. Yere düşen babası için endişeli olmalı. Sürünün üyelerinin çoğu korkudan kaçarken bir kısmı kükreyerek onu durdurmak istiyor. Nick'in bağıran sesini duyuyorum.
- Adel kaçmak için neyi bekliyorsun? Koşuyorum dereye doğru ama takılıyorum taşa. Yere düşüyorum. Ormanın içindeki diğer kurtların onun adamı olduğunu anlıyorum. Kurtlar etrafımı sarıyor. Boynuma yaklaşıyor çoğu. Ölecek miyim? Korku daha fazlasına izin vermiyor.
Bayılıyorum.
Burnuna yanık kokusu geliyor.
- Nick.
Bağırıyorum.
Ve uyanıyorum. Gözleriyle beni inceleyen yabancıya bakıyorum.Kalbim çok fazla atıyor. Sanki midemde kelebekler uçuyor. Gözleri yemyeşil ve saçları siyah. Gördüğüm en güzel yüze sahip. Oldukça yakışıklı. Bizim sürüden değil. Kasları çok güçlü gözüküyor. Gülümsüyor bana. O benim yoksa eşim mi?
Bana yaklaşıyor.
- Eşin gibi kokuyorsun.
- O benim eşim değildi. Nick ile evlenmeyi istemedim.
Onun kafası karışmış gibi. Bana sorgulayan gözlerle bakıyor.
- Ay sürünün öldürülen alfasının kızıyım ben. Babam ölünce beta Alex alfa oldu. Oğlu Nick ise inatla benimle evlenmek istedi. Benim bir kurdum henüz yok.
-Nefes alarak konuşur isen seni anlarım. Biraz sakin olmalısın.
Gülmeye başlıyorum.
- Ben üzgünüm.
Daha sonra aklıma Nick ve diğerleri geliyor. Onlar nerede acaba?
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Silgi 🙋
ParanormalMelez olarak kimseden yardım istemeyi düşünmedim. Onu görünce fikrim değişti. Okurken oy vermeyi unutmayın. Yetişkin içerikli bir kurgudur.
