Adel / Final

4 1 0
                                        

Karen'in onları götürdüğü yerden döndüklerinde Ace artık ağabeyinin büyüleyici güçlerinin farkındadır. Evde ise işler hiç ağabeyinin lehine dönmüş değildi.
Taş sayesinde geldikleri ülkeden apar topar babası geri dönmek istedi.
- Büyücü bir yerde uzun süre kalır isek Karen zaman algımız biter.
- Baba geri döneceğiz. Ama annem hamile.
- Çocuklarımın bilinmeyen bir dünyada doğmasını istemiyorum.
Alfa ve diğer kurtlar peşimizde.
- Karen. Adel iyileşince bizi evimize geri götür.
Ace o gece ağabeyinin evden çıktığını görünce onu takip etmeye başlar. Ağabeyi koşarak bir derenin kenarında durur. Anlaşılmayan şeyler söylediğinde Sidney gelir.
Ace çok korkar. Sidney ve kardeşi gözden kaybolur. Eve geri dönen Ace babasına gördüklerini anlatmak ister. Ama cesaret edemez.

Sabaha karşı Karen sessizce gelip yatağında yatar. Ace dayanamayıp odanın ışığını açınca üstündeki kanı görür.
- Seni babama söyleyeceğim.
- Hayır.
- Öyle ise nereye gittin?
- Artık ailemizin düşmanı yok.
- Emin misin?
- Sidney onları öldürdü.
- Ama senin üstünde kanlar var.
- Biliyorum. Onlara ait.

Ace daha fazlasını sormaz. Kahvaltıda Karen taşını çıkarır.
Hayatları eski evlerine geri döndüğünde Ace büyücü olmanın sanıldığı kadar güzel olmadığına karar verir.
Karen ile birlikte bir süre resim kursuna giden Ace bu konuda iyi olmadığını anlar.

Trabzon'da tanıştığı Ayça ile birlikte müzik kursuna yazılır. Okul çıkışlarında seslendirmiş olduğu şarkıyı Ayça hiç beğenmez. Babasının aldığı gitarı o gün tavan arasına kaldırır.
Üçüz kardeşlerine doğduğunda Ace annesini kıskanır.
- Onları daha çok seviyorsun anne.
- Oğlum. Süt saatleri geldi. Daha sonra konuşalım.
Ace kurdu ile 17 yaşında tanışır. Karen kadar kurdu devasa olunca kendine hayran kalan Ace o gün gelecekte tercih edeceği mesleği için kolları sıvar.

Ace birbirinden büyük pastalar yapmaya başlar. Devasa pastaları ile birlikte iyi bir şef olmuştur. Trabzon'dan 22 yaşından ayrılıp Çin, Kore, İspanya, İtalya, Norveç gibi ülkelere gider. Kendini geliştirmek için çıktığı yolculukta eşini bulur. Yağmur onun gibidir. Yağmur'un kurdu sadece küçüktür. Ama Ace bu konuyu sorun etmez. İyi bir şef olarak alfanın kızı Yağmur ile evlenir.

Yağmur Sürüsü, dünyanın en iyi yemeklerine ve pastalarına Ace sayesinde imza atar.
Paris'te iki kızıyla Ace hayatına devam ediyor.
İki oğlunun gidişiyle evde kocaman boşluk açıldığını düşünen Gabriel tüm sevgisini üç tatlı kızına verir. Mira, Gaye, Lila adlı üç kız birbirinin kopyası gibidir.

Üçüzler okula başlayınca Gabriel ve Adel Akçaabat'a taşınır. Orta Mahalle'de bir apartmanda kirada yaşamaya başlar bir süre. Kızlar büyüdükçe istekleri artar. Mira iç mimar olur. İstanbul'a gitmek ister.
- Ağabeyimin yanında olacağım. Adel kızının özgür ruhuna kelepçe takmaz. Onu destekler. Böylece Mira iç mimar mezunu olur. Sivaslı Okan ile evlenir. Okan eşinin dişi kurt olduğundan habersizdir. Okan kurduğu çiftliğin tasarım kısmını eşine bırakır. İki oğlu olur Mira'nın.
Hakan ve Furkan şuan Sivasspor'un alt yapısında oynamaktadır. Gaye ise Kamu Yönetimi okur. On sene iş bulamaz. Depresyona gireceği sırada Taner ile tanışır. Taner, Giresun'da yaşayan çiftçi bir ailenin oğludur. Eşini bulan Gaye iki sene sonra Taner ile dünya evine girer. Gabriel ve Adel ise düğünde horon oynar. Böylece Karadeniz'in yöresel atmosferi onları sarar.

Taner'in Almanya'da bulunan amcası onları yanına aldığında Gaye iki aylık hamiledir. Kızı Ava Almanya'da gözlerini dünyaya açar. Taner garsonluk yapar. Gaye ise bir şirkette yönetici olarak çalışıyor. Taner ve Gaye her yaz Giresun'a fındık toplamaya geliyor.

Lila evde kalan tek çocuk olunca babası üstüne titrer. Ama aşk bacadan içeriye girince kızı komşunun oğlu Akif ile sevgili olur. Adel kızının eşini bulmasını ister. Ama Lila pek söz dinlemez. Akif izlediği filmlerden fazla etkilendiği için mafya olmaya karar verir. Bir gece Lila'ya mesaj atar.
- Ben artık yeraltı dünyasına gidiyorum. Aşk belimde taşıdığımız tabanca olacak gülüm.
Lila iki aylık aşk acısından sonra kazanmış olduğu hemşirelik bölümünden mezun olur. Özel bir hastanede çalışan kalp cerrahı Kaan ile eş bağını hisseder. Kaan ile sırrını paylaşır. Kaan düşüp yere yığılıp kalır. Buna rağmen ikisi kimseye haber vermeden nikah kıyar ve evlenir.
Lila ve Kaan meslekteki beşinci yıllarında dünyayı gezmeye karar verir. Kaan yurtdışına Lila ile gider. İtalya'da gözlerden uzak bir hayatları vardır artık. Lila ara sıra ailesine telefon açar.
Tüm çocukları yuvadan uçuran Adel eşine Türk kahvesi yapmıştır.
-Çocukları özlüyor musun?
- Adel sen varsın yanımda.
Gabriel'in eşinin yaptığı kahveden henüz bir yudum almıştı ki kapı çalındı.
-Misafir mi bekliyoruz?
- Hayır.

Gabriel eşine oturmasını işaret edip kapıyı açtığında kargo görevlisinin buldu karşısında.
-Gabriel ve Adel çifti misiniz? Evet.
-Karen size bizzat elden bu kutuyu teslim etmem için yüklü miktarda para verdi.
Kargocu gittiğinde Gabriel kutunun içinde Karen'in cebinden ayırmadığı taşının olduğunu düşündü.
Eşinin yanına geldiğinde kutunun kapağını açtı.
- Bu bir taş değil.
Adel kapıdaki konuşmaları duymuştur.
-Gabriel oğlumuz taşını hiç yanından ayırmak istemedi. Biliyorsun onu sana vermemek için benzer taşları yıllar içinde sana hediye etmişti.
-Haklısın sevgilim.
Adel elindeki fincanı masanın üstüne bırakıp kutunun içindeki mektubu aldı eline.
-Bize yazmış olabilir mi?
- Sanmam aşkım.
Atatürk Köşkü'nün arka bahçesindeki ağaçların altında oturan Adel ağlıyordu.
- Karen'in böyle bir olaya imza atması bir anne olarak benim en büyük sevincim sevgilim.
- Adel. Seni gülümser iken görmek isterdi oğlumuz.
Karen Trabzon'da bulunan kimsesiz çocuklara maddi bir yardım kampanyası düzenlemişti dün gece. Davet mektubu anne ve babası aldığında Zağnos vadisindeki organizasyon için tüm hazırlıklar bitmişti.
Karen'i gören yoktu. Ama kurt adam Atatürk ve çocukları anlatan birbirinden özel resimlere imza atmıştı.

Adel oğlunun Trabzon'da olduğuna emindi. Ve beklenen an gelmişti. Karen'in evlatlık aldığı kızı koşarak arka bahçeye geldi. Elindeki çiçekleri Gabriel ve Adel'e uzattı.
- Babam sizi çağırıyor.
Küçük kız koşarak gitmişti. Gabriel ve Adel el ele tuttu. Köşkün ön kapısında kucağında kızı ile onlara bakan Karen ise gülümsedi.
- Bugünün çocuğunu, yarının büyüğü olarak yetiştirmek hepimizin insanlık görevidir anne. Sen okula giderken yere düşen arkadaşımın yanına koşup gitmedim diye böyle söylenmişti bana. - Sergi tek kelime ile çocukların geleceğine ışık olacak oğlum. Okuduğun okulda Atatürk'e olan hayranlığını ise ayrı takdir ediyorum. Ama asıl sürpriz bu değildi. Gabriel'in tüm çocukları bir kimsesiz çocuğu evlat edinmişti.

Yaşam daima bir arayış ve bakış açısını sunar kişilere. Alpha Gabriel'in sürüsü yoktu. Bir sürüyü yok etmek yerine Adel'in sıcak kalbinde yuva kurmayı tercih etti.

Adel eşinin kırık kanatlarda özgürce uçabilecek kadar güvenmeyi öğrendi. Karen insanların dünyasında yaşarken hayran kaldığı Atatürk'ün çocuk sevgisinden kendine bir pay çıkardı. Kimsesiz her çocuğun bayramda beklediği anne ve babası olmak için kolları sıvadı.

Çocukları iyi yetiştiren bir anne herkese iyi bahçedir. Bu anlamda Adel yılın annesi ödülüne layık görüldü. Gabriel Garcia ise onun biyografisi anlatan bir kitabı 2022 yılında yayınladı. Büyük ses getiren kitabın en büyük sırrı ise Adel'den eşi insan olarak bahsetmişti.

Aramızda kalsın. Adel ve Gabriel Garcia çifti hala ara sıra ormanda dev kurt şeklinde geziyor.

Silgi 🙋Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin