Adel / Bölüm 5

3 1 0
                                        

Gittiğini düşünmüştüm. Ama elinde kırmızı elmalar ile bana gülümseyip sordu.
- Adel bir yere mi gidiyorsun?
- Ben sadece hava almak istemiştim. Kırmızı elmaları silip bana uzattı.
-Yemez isen zayıf düşersin. Doğada hayatta kalmanın en iyi yolu yemek yemekten geçer.
Hak verdim ona.
- Sen sürekli meyve yiyorsun.
- Uzun süre ormanda kalınca et yemekten sıkıldım.
İkimiz mağaranın önüne oturup elmaları yemeğe başladık. Aramızdaki çekime karşı adım atmak istemiyordu bana.
- Senin hiç korkun oldu mu?
- Alfa isen korkuların gün geçtikçe artar.
Onunla olan eş bağı artık gün yüzüne çıksın istiyordum.
-Bir elma iki yarıdan oluşur.
- Evet.
Evet ise itiraf etmesini bekledim. Ama o sadece bana bakıyordu. Dayanamayıp sordum.
-Senin duyguların var mı ?
- Olmaz olur mu?
- Güzel öyleyse. Sende benim gibi hissettin mi?
Sorumu duymamış gibi yaptı. Gözleri uzaklara gidip geldi.
- Gabriel. Benim eşimsin. Ama Nick
daha çok üstümde hak talep ediyor. Elindeki elmalar düşünüyor. Kurt formuna dönüşüp beni mağaranın içine fırlatıyor.
Daha sonra kayayı çekiştirip çıkışı engelliyor.Aldığım yaraya bakıyorum. Ellerim kanıyor. Ciddi bir hasar almamış olmama şaşırıyor ve kendimi şanslı sayıyorum.
Öfkesini hiç geçmiş gibi değil. Kanayan ellerim dikkatini çekiyor. Elimi yalıyor. Ama mutsuz hissediyorum.
Ellerimi saklıyorum arkama.
- Seni görmek istemiyorum. Eşler birbirine zarar vermez.
Mağaranın kapısına bakıyor. Sanki az önce kendisi kapatmadı orayı.
- Açıp gidecek kadar zekisin. Bakma gözlerime. Senden nefret ediyorum. Sende herkes gibisin. Sevmekten veya sevilmekten kimse anlamıyor. Gözümün önünden çekil.

Kendi sesimden korkuyorum. Ağlamaya başlıyorum. Uzun zamandır içime atmış olduğum ne varsa dışarıya vuruyor. Kokusunun gittikçe uzaklaşıyor olması umrumda olmuyor. Kayayı kenara çekip tekrar kapatıyor beni eve. Mağarada tek kalmak bu sefer en hoşuma giden şeye dönüşüyor. Kafamı dinlemek için can atıyorum.

Sakinleşip kendime geldiğimde Nick'in ve Alpha Alex'in beni almaya geleceğini düşünüp huzursuz oldum. Kurdum ortaya çıktı.
- Eşini başka erkekle kıyas eder isen sonra ne yaptığını oturup kara kara düşün. Adel büyü artık. Kurdum kayboldu yine. Mağarada kalacak değilim. Kurt formuna dönüşüp kayayı kenara çekiyorum. Akşam olmak üzere. Gabriel'in kokusunun peşine takılıyorum. Dağın dibine gelince onun sürünün olduğu tarafa gitmediğini anlıyorum. Kokusu çok yakından geliyor. Koklamaya devam ederken adımı duyuyorum.
- Adel.
Ağaçların arasında olmalı. İnsan
forumuna geri dönüyorum. Onunla
göz göze geliyoruz. Ellerinden kan damlıyor. Göğsüme sanki hançer geçiyor.
- Ben seni kırdım. Özür dilerim. Gabriel elini saçına götürüyor.
- Canavar olduğumu unutuyorum. O kontrolü ele alınca aklım başımda olmuyor. Sanki binlerce alfa içimde hareket halinde. Öldürme hırsı beni sarıyor. Karanlık tarafım var benim. Sana öyle davranan ben değildim aslında.
- Gabriel onunla savaşmak zorundasın.
Yanına yaklaşıp gömleğimi yırtıp ellerini siliyorum.
-Korkuların olduğunda onların üstüne gitmez isen esir düşersin daima.
- Adel. Ben hep tek dolaştım.
- Eş bağı seni zayıf mı kılıyor?

Gözlerinde bir an kendimi görüyorum. Sevinecek iken kurdu onu yine karanlığa çekiyor. Siyah ile beyazın mücadelesini veriyor eşim. Mırıldanarak konuşuyor.
- Seni istiyorum. Sana dokunmanın tadını öğrenmeye niyetim var.
- Bana güven Gabriel. Sana zararım dokunmaz.

Ona sarılıyorum. Kokusu beni sarıyor iken ellerim sırtında geziyor. İkimizin yakınlaşmaya çok ihtiyacı var. Kırılgan tarafımızı tamir edilmesi gerekiyor. Bu dürtü ile geriye çekilip ellerini tutuyorum.
- Birbirimizi kanatmak yerine tanımak için şans verelim. Cevap vermek yerine ellerini çekiyor. Henüz bize hazır değil.
- Sürüne dönmemiz lazım.

Herkes bize bakarken alfanın odasına beni bırakıp gidiyor. Evde olduğunu biliyorum. Yan odanın kapısını kapatıyor. Uyumaya ihtiyacım var. Sorularım var ama şimdi değil. Gece uyanıyorum. Onun sayıklama sesi odama kadar geliyor. Dayanamayıp odasına gidiyorum. Kapıyı açıyorum. O terliyor.
- Gabriel.
Cevap vermiyor.
Yatağına yaklaşıp tekrar sesleniyorum.
- Kabus görüyor olmalısın. Gabriel
uyanır mısın?
Gözünü açar açmaz boğazıma gidiyor eli. Boğulacak iken elini serbest bırakıyor.
- Adel üzgünüm.
Uyandırmaya gelmiştim onu. Nerede ise beni öldürüyordu.
-Ben odama dönüyorum.
- Gitme. Benimle uyur isen kabus
görmem.
Yatağa uzanıyorum. Onun kasları oldukça sert. Yatağın yarısını bedeni kaplıyor.
- Elini ver bana.
- Neden?
- Daha rahat uyursun. Güvende olmadığını düşünüyorsun. Bu senin uyku düzenini bozuyor. Bilinçaltı yorgun olunca kabuslar görüyorsun.
- Adel. Yıllar önce melez ırklar bizim topraklarda yaşadı. Bir kısmı öldürüldü. Diğerleri vampir veya kurt seçeneklerinden birini seçmeye zorlandı.
- Ama şimdi melezler yok.
- Kurtların kadim tarihini biliyor musun?
- Pek fazla değil.
- Ay Tanrıçası kurtların nesilleri tükenmek üzere iken ilk atamızı sürü kurmaya gönderdi. Böylece yeni bir tür ortaya çıktı. Bigier kurt. Onların ömürleri asırlık olmaya başlayınca çoğu artık yaşamak istemedi. Fakat kolayca ölmeleri mümkün değildi. Geride bir tek Bigier ailesi bırakmak için birbirine saldırdı hepsi.
Ailemin ne olduğunu Alpha Alex öğrenmiş miydi acaba? O yüzden mi beni yakında tutmak istiyordu ?

Sabah gözümü kendi odamda açıyorum. Gece o Bigier kurtları anlatırken uyuyup kalmıştım. Banyoya giriyorum. Gözlerimin şişen kapaklarını inceliyorum. Elimi yüzümü yıkıyorum. Onun üstüme sinen kokusunun çıkmasına gönlüm razı gelmiyor. Duş almıyorum. Sadece üstümü değiştiriyorum.

Nick'in sesini duymadığım için şaşırıp kalıyorum. Babası ile ikisi bir yerden çıkıp gelir diye uzun süre odamda bekliyorum. Bigier kurt olduğum bilinsin hiç istemiyorum. Gabriel'in sesini duyuyorum.
-Adel gidiyoruz.
Sürüde bulunanlar sesi geliyor.
-Neler oluyor?
Gabriel cevap veriyor bana.
-Senin benimle geleceğini söyledim. Onlar pek memnun olmadı.
Luna Adel olarak saygı bana duyan yok aslında. Hepsinin amacı Gabriel'in gidişine katkı sağlamak için adım atmam.
Alpha Alex ve oğlu Nick bizi karşılıyor.
- Gabriel. Sana istediğin toprağı vereceğim.
Gabriel elimi bırakıyor. Alpha Alex ile gidiyor. Eşim beni düşünmüyor. Varlığım onun için değersiz. Nick ise çok mutlu.
- Sonunda bu gece kan bağı ile luna oluşun resmiyet kazanacak. Gördüğün gibi alfa seni değil toprakları alma peşindeydi.

Garip bir sessizlik çöküyor üstüme. Ağzımı açıp Nick'e cevap vermek istemiyorum. Elma ve böğürtlen ile beni besleyen adam toprak karşılığı benden vazgeçmişti.

Sürü üyeleri bize bakarken kurt formuna dönüşüp kalabalığın arasından geçip Alpha Alex ve Gabriel'in önünde duruyorum.
İnsan formuna tekrar dönüyorum.
- Gabriel Garcia benim eşim. Gabriel bana bakmıyor.
- Artık Adel ilgimi çekmiyor.
Sitem edecek kimsem yok. Kurt formuna dönüşüp hırladım. Arkama bakmadan koşuyorum. Dağın karlı zirvesine götürüyor ayaklarım beni. Kara basan ayaklarım üşüyor. Kalbim kadar kar soğuk gelmiyor bu defa bana. Uçuruma bakıyorum. Aşağıya inmek için ihtiyacım olan tek şey cesaret.
- Sen hep böyle mi yapıyorsun Adel? Arkama bakınca onu görüyorum.
- Kolay olanı seçiyorsun.
- Seni seçtim. Ne oldu Gabriel? Beni bıraktın.
- Adel.
Sesinin beni durdurması artık imkansız.
Kırılan kemikler yeniden bir araya getirilir. Ama kırık hatıralar asla. Onlar bizi olduğumuzdan daha kötü biri yapar.
Dönüp ona bakıyorum.
- Kurtların hiç kanatları olmadı. Vampir olduk. Melez yaşadık. Canavar olduk. Ama hiç sen uçan kurt gördün mü?
Geriye doğru yürümeye başlıyorum.
- Adel. En iyi kararı vereceğini biliyordum.

O benim atlama fikrimin gelip geçici olduğunu düşünüyor.Arkasını dönüp dağdan aşağıya doğru yürümeye başlıyor.
Tüm gücümle koşuyorum. Artık kalbim kadar kemiklerim kırılmış olacak. Birinin beni kurtarma umudunu böylece siliyorum.

Silgi 🙋Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin