Normalde bölüm başına not yazmam ama lütfen bölüme başlamadan önce multiye koyduğum şarkıyı dinler misiniz? ahahha
*Ferdi Özbeğen - Onun Nikahı Bende
LÜTFEN DİNLEYİN LÜTFEN AHAHAHA
10.09.2022
Teoman'dan
Eve geldiğimde, Asaf'ı, nereden bulup başına sardığını bilmediğim bir fular, beyaz atlet gibi görünen ama normalde krem rengi bir tişört (sanki tişörtün üstüne atlet giymiş gibi görünüyordu), altında da şortla oradan oraya koştururken ve de şarkı söylerken buldum.
Şarkının sesi nereden geliyordu bilmiyorum ama Asaf kendinden geçmişçesine şarkıyı eşlik ediyordu. Elindeki vileda sopasını kendine mikrofon olarak seçmiş olmalıydı ki bir rocker edasıyla 80'ler Türkçe popu tarzında şarkıya eşlik ediyordu.
"Ondan bundan bana ne?
Sevdim onu bir kere,
Hiç aşık olmam derken...
Ben de şaştım bu işe!"
Salonda olduğu ve onu aynadan izlediğim için, Asaf kendi etrafında tam tur dönerken benim onu izlediğimi fark etmemişti. Coşkulu bir şekilde şarkıya devam ediyordu.
"Hovardaymış kime ne?
Çok içermiş sana ne?
Sen bak kendi derdine...
Onun nikâhı bende!"
Şarkının nakaratını tekrarlarken adeta sözleri canlandırıyordu. Kime ne derken elini savuruyor, sana ne derken tuhaf bir kafa hareketi yapıyordu. Onun nikahı bende derken ise kendi kendine kırıtıyordu.
"Bırakmadı peşimi,
Hep gizledim sevgimi,
Bakınca gözlerime...
Verdim ona kalbimi!"
Sırıtırak salona girdiğimde, Asaf beni gördüğü anda elindeki vileda sopasını yere düşürmüştü. Şaşkınlıkla gözlerini kırpıştırırken, işaret parmağını bana uzattı ve "Ne zamandır beni izliyorsun?" diye sordu.
Bu sırada, dinlediği şarkı arkada çalmaya devam ediyordu.
"Hovardaymış kime ne?
Çok içermiş sana ne?
Sen bak kendi derdine...
Onun nikâhı bende!"
İyiden iyiye sırıtmaya başladığımda, Asaf, cebinden çıkardığı telefonu susturdu ve dudaklarını büzerek bana baktı. Bense sırıtarak, "Asaf, ne yapıyorsun sen?" diye sordum. "Temizlik mi yapıyorsun yoksa sahneye mi hazırlanıyorsun? Ayrıca o üstündekiler benim değil sanki..." diyerek, ona yaklaştığımda, başını hızla iki yana salladı.
"Ferdi Özbeğen bir markadır, kendine gel önce... Zevklerimi tartışmamıza gerek yok..." derken omuz silkti. "Ayrıca bunlar benim eşyalarımdan bazıları... Dün sen laf söyleyince arkadaşımdan birkaç parça bir şey getirmesini istedim, herifin getirdiklerine bak... Bandana istedim, fular getirmiş bana! Benim fularım bile yoktu..." diyerek, kollarını iki yana açıp kendini gösterdi. Ardından konuşmaya devam etti: "Neyse, sen onu boş ver de, ya gelmen harika oldu!"
Gözlerimi kırpıştırarak onu izlediğim sırada Asaf yere düşürdüğü vilde sopasını kaldırdı ve biraz önceye kadar viledanın yanında olan su dolu kovayı eline alarak, kovayla birlikte tam karşıma geçti. Alnındaki fulardan dolayı saçlarının önü havaya dikilmişti, normalde bandana taktığı zamanlarda -barda çalışırken hep takıyordu- düzgün takar ve saçı da düzgün görünürdü ancak şu anda karşımda bir nebze deli gibi görünüyordu. Hoş, Asaf biraz da deli sayılırdı...
Az önceki performansıyla, deliliğe aday bile gösterilebilirdi.
"Bu arada, eğlenmem gözüne mi battı? Sabahtan beri yapmadığım iş kalmadı benim!" derken, elindeki kovayı yere bırakmaksızın karşımda durmaya devam etti.
Kollarımı göğsümde bağlayarak, "Öyle mi?" diye sordum. "Neler yaptın bakalım?"
"Ütüler bitti, banyo ve tuvaletler yıkandı, bütün odaların tozu alındı ve süpürüldü, şimdi moplamaya başlayacaktım ama bil bakalım ne oldu?" dediğinde, bütün bunları ne ara yaptığını düşünüyordum. Sabah benimle birlikte kalkmış, kahvaltı yapmıştı. Ben ona eşyaların yerini gösterdikten sonra temizliğe başlamıştı ve ben de ders için dojoya doğru yola çıkmıştım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Juunintoiro | bxb
Romance"Ne yapıyorsunuz?" "Asıl siz ne yapıyorsunuz? Etek metek, hayırdır?" "Etek değil bu, hakama. Ne yaptığımızın cevabıysa... Aikido. Savunma sanatı, ihtiyacınız var gibi gözüküyor." 01.03.2023
