03.09.2022
Teoman'dan
Gözlerimi araladığımda, bir sabah daha hiç beklemediğim bir insanın kollarındaydım. Belimi saran sıkı sert kolları sanki ondan uzaklaşmama izin vermek istemezcesine sabitti. Hoş, benim kollarım da onu serbest bırakmaya niyetli görünmüyordu. Belinin çevresini saran kollarım, karın bölgesinde birbirine doladığım ellerimle sabitlenmişti.
Dün gecenin anıları zihnime süzülürken, gözlerim Asaf'ın boynunda gezindi.
Bardan çıkmaya çalışırken bol bol Japonca konuşuyordum ve her bir kelimemde, tenine çarpan dudaklarımı hissedebiliyordum. Takside, yine ondan uzaklaşmayışımı ve şu anda baktığım belli belirsiz hickeylere nasıl sebep olduğumu da... Dudaklarımda hâlâ teninin nemli hissi vardı.
Aptal bir ergen gibi davranmıştım.
İstemsizce yutkunurken, içinde bulunduğum durumun ne denli utanç verici olduğunun farkına vardım. Asaf birkaç güne bu dojoda ders alacaktı, öğrencim olacaktı ve ben, uçkuruna yenik düşen ergenler gibi onunla aramda bir mesafe koyamıyordum.
Ancak tek aptal ben değildim. Asaf da aptallaşmama izin verecek kadar aptaldı. Beni kendinden uzaklaştırabilirdi ancak o... Dün gece saçlarımın arasında gezinen parmaklarını, beni boynuna çekişini... Hatırlıyordum. Beni kendinden bir an olsun uzaklaştırmamıştı.
Tenim ürperirken, yanaklarım anında ısınmaya başladığında, utancın beni bu kadar belirgin bir şekilde ele geçirmesine şaşırdım. Daha önce yapmadığım şeyler değildi belki ama aramızda hiçbir şey olmadığı halde birinin kollarında ikinci uyanışımdı, yine aynı ilişkimin olmadığı kişinin boynunu deyim yerindeyse sömürmüştüm...
Asaf'ın yüzü hafifçe buruşurken, uyanmaya başladığını düşündüm. Geçen sefer olduğu gibi uyanık yakalanmamak adına usulca gözlerimi kapattım. Isınan yanaklarım gizleyemediğim bir kanıttı ama fark etmemesi ihtimaline tutunuyordum.
Birkaç saniyelik hareketsizliğin ardından saçlarımda hissettiğim parmaklara, son anda tepki vermekten kurtuldum. Yüz ifademi bozmazken zihnimi düşüncelerden arındırdım ve saçlarımın arasında dolanan parmaklarına odaklandım. Usul usul gezinen parmakları adeta ruhumu okşarken, çok kısık sesle, "Ben seninle ne yapacağım?" diye sordu.
Asıl ben seninle ne yapacağım, diye düşündüm. Ben daha zor durumda hissediyordum kendimi... Üç gün önce dojomun kapısından yüzü gözü dağılmış halde girdiğinde, şu anda böyle olabileceğimizi hiç düşünmemiştim. Elbette ona yardım etmeyi ben teklif etmiştim çünkü o kapıdan içeri giren herkese bir şekilde yardımım dokunmuştu, böyle olması bu dojoya açarken kendime koyduğum hedefti ve ona da yardımımın dokunacağını biliyordum... Ancak iki gün boyunca benimle ilgilenmesi tamamen beklenmedik bir olaydı.
Sarhoş hallerimin ona denk gelmesi, gecenin sonunda beni taşıması ve sonra ona sarılıp uyumama izin vermesi... Bunlar beklemediğim ve karşı koyamadığım şeylerdi ve şimdi ona yardım edeceğimi söyleyip, ondan etkilenmeye başladığım için bir anda sırtımı da dönemezdim. Bu çok adiceydi... Fakat biliyordum, mesafe koymayı başaramazsam nasıl sonuçları olacağını çok iyi biliyordum.
"Teoman?"
Fısıldayan sesi, kulağımda dağılırken tenime yakın verdiği nefesi yüzüme çarpmıştı.
"Hmm?"
"Uyanır mısın artık? Kolum uyuştu..."
Hemen kalkmak istesem de uyuyor numarası yaptığım için uyuşuk uyuşuk konuşup, aynı şekilde uyuşuk hareketler sergiliyordum. Derin bir nefes alıp homurdanarak sırtımı dönüğümde, başımı kolundan kaldırmış ve iki büklüm şekilde koltuğun kenarına kadar çekilmiştim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Juunintoiro | bxb
Romance"Ne yapıyorsunuz?" "Asıl siz ne yapıyorsunuz? Etek metek, hayırdır?" "Etek değil bu, hakama. Ne yaptığımızın cevabıysa... Aikido. Savunma sanatı, ihtiyacınız var gibi gözüküyor." 01.03.2023
