2.0

57 9 9
                                        

07.09.2022
Teoman'dan

Bara girdiğim anda, normalinden daha kalabalık bir geceye denk gelmiştim. 

Salı gecesini Çarşamba'ya bağlayan bir gecede bu kadar kalabalık olması pek olası değildi ama kalabalıktı. DJ değişmemişti, serviste -Asaf haricinde- bir değişiklik yoktu, etrafta da değişen bir şey yoktu ama bar kapasitesinin üstündeydi.

Aralardan sıyrılarak, pek çok insan bedeniyle temas ettikten sonra Yahya'nın benim için ayırdığı sandalyeye tünediğimde -bu sandalyenin boş kalmasını nasıl sağlıyordu hiç bilmiyordum-, Yahya alnından terler boşalırken karşıma geldi ve belinden çektiği minik bir el havlusuyla yüzünü sildi. 

Nefeslendikten sonra, "Hakkaten, reklamın iyisi kötüsü olmuyor be amına koyayım," dedi.

Kaşlarım çatılırken, Yahya'nın yüzüne boş boş baktım. Normalde küfür ettiğini duymuştum, özellikle de arkadaşı Peker'e epey bir sövüyordu ama... İlk defa yüzüme karşı küfrederek konuşuyordu.

Gözlerimi kısarak, başımı hafifçe iki yana salladım.

Yahya eliyle ağzını kapatırken, "Ben onu sesli mi söyledim abi ya?" diye söylendi ve ellerini bara koyarak başını öne eğdi. "...umarım başkalarına da böyle küfretmemişimdir yarınım olmaz yeminle."

"Buranın kalabalığı ne böyle?" diye sorduğumda, Yahya başını kaldırdı ve "Asaf yüzünden!" dedi. "Herif seni kurtardı ya..." dediğinde, yanaklarımdan boynuma doğru bir sıcaklığın akın akın gittiğini hissetmiştim.

Asaf beni kurtarmıştı.

Vay be...

Daha geçen hafta, Dağhan'a nasıl saldırıya uğradığını, nasıl bıçaklandığının hesabını sorarken bu barın kuytu köşelerinde saldırıya uğramıştım hem de o talihsiz olayın sonunda bayılmıştım...

Bir yanım halime içler acısı bir şekilde gülmek isterken diğer yanım ruhsuzca boşluğa bakmak ister gibiydi. İkisinin karışımı bir ifadeyle Yahya'ya bakmaya devam ettiğimde, o da anlatmaya devam ediyordu.

"...haberlere çıktı işte. Amansız saldırılar Tension'da önlenebilir; bütün çalışanlar müşterilerini korumak için hazır!" diyerek ellerini iki yana açtığında, "Ne?" diye sordum. "Bu mahşet inanılmaz korkunç..." derken başımı iki yana sallıyordum.

O kadar açık bir şekilde, burada saldırıya uğrayabilirsiniz diye ima ediyordu ki... Korkunçtu.

"İnsanlar o korkunçluğa aldırmıyor gördüğün üzere!" diyerek, etrafı gösterdi. Ardından yüzüne pişkin bir gülümseme ekleyerek, "Kalabalıktan dolayı benimki tezgaha yaklaşamadı biliyor musun? Götünü senin sandalyene koymaya kalkıştı da keserim diye korkusundan kalktı," dedi.

İstemsizce güldüm. "Sen burayı nasıl boş tutuyorsun?" diye sordum.

"Bakışlarımla..." diyerek gülümsedi Yahya ve kaşlarını manalı bir şekilde hareket ettirdikten sonra "...özel yeteneklerimi sorgulamayın lütfen Teoman Bey, her zamankinden mi istersiniz?" diye sordu.

"Her zamankinden olsun..." dedikten sonra barın arka tarafına doğru baktım. Asaf görünürlerde yoktu. Ardından ekledim. "...Asaf nerede?"

Yahya etrafına bakındıktan sonra, "Moladadır, gelir birazdan..." diyerek geri çekildi ve bugünün spesiyelini hazırlamak için harekete geçti. 

Tam da o sırada, boynuma sarınan kolla gerildim ve sol elimle, boynumdaki kolun bileğini yakalayarak sağ dirseğimi arkamdaki bedenin karın boşluğuna adeta gömercesine geçirdim.

Juunintoiro | bxbHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin