Aklımda dolaşan milyonlarca kelimelerden birkaçını bile birleştirip cümle kuramıyordum.Gece klübü,daha doğrusu klüpleri.Barlar,ve benim için açılmış restaurantlar ve pastaneler.
''Bakın! Biz normal sıradan bir aileydik.Gece klüpleri,barlar...Bunlar imkansız! Ben sadece babamın vasiyetini öğrenmeye geldim.''
Sanki az önce yüzüne bağırmamışım gibi rahat bir tavırla salebinden bir yudum aldı.
''Tüh!Soğumuş.''
''Dalga mı geçiyorsunuz?''
''Şimdi sözümü kesmeden devamını dinliyorsun.''
Sahte bir gülüşle sinirimi akıtmayı denedim.
''Daha devamını da var yani?Bakalım şimdi ne çıkacak?Alışveriş merkezimizde var mı?''
''Hayır alışveriş merkeziniz yok.Klüpler ve barlar yeterince babana sorun çıkartıyordu zaten.Bak Dolunay,dediğim gibi sandığın hayatı yaşadın,içinde bulunduğun hayatı değil.Baban gayet işinde başarılı tanınan bir adam,daha doğrusu 18 yıl önce öyleydi,şimdi pek tanındığı söylenemez.Çünkü annenin hamile olduğunu öğrendiği gün her şey değişti.Sana daha güvenli bir gelecek hazırlamak için bazı mekanlarını sattı.Kalanları ise söyledim zaten.Baban mekanların başında kendi dursaydı,güvende olmazdın.Mekanı almak isteyen bir sürü rakibi vardı.Baban senin için yarıştan çekildi ve bazı mekanları zararına satmak zorunda kaldı.''
Tekrar konuşmak için nefes aldığında hızla lafa girdim.
''Babam neden sattı ki?Ayrıca nasıl güvende olmazdım?''
''Film falan da mı izletmiyorlardı sana? Koruyacaklarını biliyordum ama bu kadarını tahmin etmemiştim.''
''Espri yapmak için yanlış bir konu seçtiniz.''
''Her neyse,ne yapmayı planlıyorsun?''
Birden kilit soruyla karşılaşınca şaşkınlığımı gizleyemedim.
''Ben mekanların başına geçmek istiyordum.Yani gece klüpleri,barların varlığından haberim yokken.''
''Pekala şimdi ne düşünüyorsun?''
Dikkatle yüzümü inceliyordu.
''Ne düşünmeliyim?''
Bir anda hızla çantasını eline alıp içinden bazı evrakları çıkardı ve önüme koydu.Anlamadığımı belirtircesine kaşlarımı kaldırıp yüzüne bakınca konuşmaya başladı.
''Bildiğin üzere tüm mekanlar senin.Buna gece klüpleri ve barlar da dahil tabi ki''
''Şuan oturduğumuz ev,yazlıklarımız?''
''Tabi ki onlarda senin.''
Bir cevap bekler gibi baktığından rahatsız olup başımı salladım.
''Anladım.''
Gülümseyip çantasından bir zarf çıkarttıktan sonra ayağa kalktı.
''Pekala,bundan sonrası sende bitiyor.Ailen her şeyi senin iyiliğin için yaptı.Bundan sonra kendi hayatının hakimiyeti sende.''
Elindeki zarfı uzatıp gözlerimin içine baktı.
''Baban,yine her zaman ki gibi her şeyi düşünmüş ve sana bir mektup bırakmış.Herhangi bir sorun olursa,istediğin zaman arayabilirsin,görüşürüz.''
Hızlıca mekandan çıkıp gözden kayboldu.Ben ise dolan gözlerimi kırpıştırıp,elimdeki mektubu çantama koyup hızla oradan ayrıldım.
*****
Geldiğim gibi odama çıktım.Tabi arkamdan da teyzem çıktı.Yavaşça üstümdekileri çıkarmaya başladım.
Teyzem varlığını hissettirmek istercesine kolumu tuttu.
''Teyzem iyi misin?''
''Teyze üstümü değiştireyim,sen aşağıya in.Birazdan geleceğim,konuşmamız lazım.''
''Tamam aşağıda bekliyorum.''
Teyzemin odadan çıkmasından sonra üstüme rahat bir şeyler geçirip,saçlarımı topladım.Çantamı elime alıp yatağıma oturdum.
Mektuba baktım,istemsizce gerilen suratım,dolan gözlerim,hızlanan nefes alışverişlerim neler öğreneceğimden değil de,babamın cümlelerini okuyacağımdı.Çok beğendiğim o el yazısını tekrar görecek olmamdandı.
Derin bir nefes alarak zarfı nazikçe açtım.Babamın el yazısını görmemle tebessüm etmem bir oldu.Hiç zaman kaybetmeden bir an önce okumaya başladım.
Dolunay'ım...
En değerlim,bu mektubu yazma amacım ileride olurda geçmişi öğrenmen gerekirse benden öğrenmen.Bu mektup eline ulaştıysa biz hayatta değiliz demektir.Sakın o güzel gözlerini yaşlara boğma, o güzel yüzünü asma.Babam özür dilerim...Sana zarar gelmesine dayanamazdım.Sana temelinde yalanları barındıran bir hayat inşa ettik.Ama her şey senin iyiliğin içindi.Bir anda öğrendiğin bu gerçeklerin , sana ağır gelmeyeceğini umuyorum.Yıllar önce dedenden kalan iki restaurantla başladım.Her zaman söylediğim gibi tırnaklarımla kazıya kazıya yeni mekanlar açtım.Bu mekanlar gençliğimin verdiği hevesle bar,klüp tarzı oldu.Zaman geçtikçe işler daha da çok büyümeye başladı.Mekanların isimleri duyulmuş,tanınmıştı.Mekanların başında ben durmuyordum.Arada bir kontrol ediyordum sadece.Bu hızlı yükseliş beraberinde rakipleride sürükledi.Her ne kadar bu yarışa katılmak istemesemde, rakiplerimin gözleri mekanlardaydı.O yüzden mekanların güvenliği için yarışa katılmış bulundum.Bu yarışta, ne adalet ne de doğruluk vardı.Kendimi o kadar kaptırmıştım ki sonumun hüsranla sonuçlanmasına çok az kalmıştı.Sonra annen girdi hayatıma...Senin gibi ışık oldu karanlığıma...Sonra senin haberin geldi.İşte o haber...O duygu...Uğruna savaştığım mekanlarım ,bir hiç oldu gözümde...Zararıma da olsa sırf sen ve annen uğruna sattım bazı mekanları.Sonra sana güvenli,iyi bir hayat sunmak için pastane,restaurant açtım.Ama o dişime takıpta açtığım gece klübleri ile barları satamazdım.Başlarında olmasamda senin haberin olmadan arada gidip kontrol ediyordum.Eskisi kadar gündemde olmasamda mekanlar gayet iyi işler durumdaydı.Bu son zamanlarda mekanların yine talipleri artmıştı.Mekanları almak isteyenler sandığın gibi adamlar değil kızım.Düşmanlık seviyesinde, sürekli tehdit ile korkmanı sağlayan adamlar.Hayatımda siz varken bunlara izin veremezdim.Ama o mekanlarıda satamazdım.Bunu sonra anlarsın belki...Bu mektubu her yeni olayda, yeni baştan yazıyorum.Şuan annen ile didişiyorsun.Sebebi malum...Sen konservatuar istiyorsun biz ise senin için açtığım mekanların başına geçmeni...Ama bu senin hayatın kızım.Ne yapmak istiyorsan onu yapmakta özgürsün.Bakma sen benim kızdığıma,korkuyorum sadece, hayallerinin peşinden giderken arkanda bizi bırakmandan korkuyorum.Yükselmişken birden yere çakılmandan korkuyorum...Babam her daim ayakta dur.Sakın korkma! Doğru seçimler yapacağından eminim...Senin adın DOLUNAY .İçinde hapsettiğin o muhteşem ışığı karanlığımıza yaydın,gölge bile bırakmadın arkamızda.Seni çok seviyorum babam...Seni çok seviyoruz...
**********
İçim yanıyor baba...
Ruhum daralıyor,sığmıyor bedenime...Ağlamak istiyorum! Hıçkıra hıçkıra ağlamak istiyorum.Hayallerimde siz olmazsanız adı hayal olmaz ki.
Ben sahneden indiğimde gözlerime bakarak alkışlamanı istiyorum.Annemin abartarak herkese anlatmasını,senin sırtımı sıvazlamanı istiyorum.
Hayalim senin izin baba.Senin benim için yaptığın fedakarlıkların izini sürerek devam etmek baba.Güçlüyüm...
Güçlüyüm çünkü ben sizin kızınızım...
Gözyaşlarımı silip mektubu geri zarfına koydum.Hızla,hırsla gözlerimi sildim.Ruhum huzur,güç bulmuştu sanki.Babamın kadife sesini duydum.Annemin yumuşak ellerini hissettim.Güçlüsün dedi babam,korkma dedi.Derin bir nefes aldım,aldığım nefesle birlikte kesinleşti kararlarım.Oturdu düşüncelerim.Şimdi bunları açıklamak için teyzemle konuşmam gerekiyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
DOLUNAY
Novela JuvenilHerşeyini kaybetmiş birisine umuttan bahsedilmez.Yolun sonuna son sürat yol alan biri gelecek kavramını yitirmiş,geçmişi rüzgar eşliğinde savurmuş,tek gereği olan ruhunu teslim etmeye koyulmuştur... İşte ben . İşte ruhumun en de...
