Bölüm Şarkısı:Rihanna-Diamond
Tam hayatım düzene girdi derken yeniden tepetaklak olması,hayatın seni bozarım deme şekliydi.Uzun zamandır umudumu kesmiştim ve umut etmeyeceğim hakkında da kendime söz vermiştim.Sonra Birkan'la tanıştım ve yine sözümü tutamadım.Olmuyordu,karşımda böylesine mükemmel bir adam varken herşeyin kötü olacağına inanamıyordum.Bizim aşkımız kısa sürede olmuştu ve kısa zamanda da bitmesini istemiyordum.Gerekirse gururumu yok sayar,bitmemesi için herşeyi yapardım.
Umarım öyle birşey olmazdı.
Beni hayatta tutan tek biri vardı.Hayatımın sonuna kadar birlikte olmak istediğim,aldığım nefesin bile onunla olmasını isteyecek kadar aşık olduğum adam.
Birkan.
Diğerini söylemeye gerek bile duymuyordum.Hep vardı ve asla benden gitmeyeceğine emindim.Onun içinde elimden geleni yapardım çünkü o benim koruyucumdu.
Araz.
İşte hayatımın iki erkeği,sinirden neredeyse çıldıracaklardı.Araz,koltuğa oturmuş telefonu sallıyordu.Birkan ise bir oraya bir buraya gezinip duruyordu.Onların sinirini yatıştıracak cümlelerim yoktu.Birşey söylemeye de korkuyordum.
Ben onlar kadar sinirli veya endişeli değildim.Çünkü bir daha aynı şeyleri yaşayacağımızı düşünmüyordum.Sanki sadece dedikleri bir oyundu.
Birkan'ı kışkırtmak için.
"Baran'a karşı cephe almalıyız.İkinci bir vakayla karşılaşmak istemiyorum."dedi Araz ve telefonunu cebine koydu.Onları çok büyük bir ciddiyetle izliyor,el işaretlerinin bile ne anlama geldiğini çözmeye çalışıyordum.Sessizliği hiç sevmiyordum,altı gün sessiz olmak bana yetmişti.
"Bence cesaret edemez."dedim sesimin titremesini engelleyemeyerek.Çünkü Birkan bana bakıyordu.Bakması sorun değildi,bakışları çok fazla şey anlatıyordu.
Anlamıyor musun,Azra!O adam tehlikeli.
Sesimi keserek koltuğa sırtımı yasladım.Etrafta tekrar sessizlik hakim olurken,tırnaklarımı yemeye başladım.Birkan dışarı çıkmış,telefon görüşmesi yapıyordu.Araz ise birşeyler içiyordu.Benimde içim içimi yiyordu.
Herşey bitmedi,bitemez.
Baran sadece tek bir mesajıyla herkesi harekete geçirmişti.Helal olsun çocuğa,dünden beri Birkan'dan su bile isteyememiştim.Bu konuda rahattım çünkü Baran'la konuşmalarımızdan birinde gözlerinde görmüştüm,canı acıyordu.Ve ben ona birkez daha yaşatmıştım,pişman değilim.
Kısaca yapmazdı,yapamayacaktı.Fiziksel zarar veremeyecekti.Çok küçük bir ihtimal belki Birkan'a cesaret edebilirdi.Araz'ın konuşmayacağını anlayınca Birkan'ın yanına gittim.Sandalyede oturmuş,sessizce dışarıyı izliyordu.Yanına oturdum ve ellerini tuttum.
"Birkan?"dedim gülümseyerek.O da gülümsemeye çalıştı ama olmadı.Çaresiz bir adamın gülmesi gibiydi.Hafif bir tebessüm."Baran birşey yapmaz artık,inanıyorum ben.Bunu gözlerinde gördüm.Acı çekiyordu Birkan."
"Umrumda değil."diyerek sesini yükseltti Birkan.Ne korktum ne de tepki verdim.Öylece yüzüne baktım.Ne geçiriyordu acaba içinden?Bu beni son görüşü olduğunu mu düşünüyordu?
"Acı çekmesi falan umurumda değil!O piçin adının bile geçmesini anlamıyorum.O sana altı gün boyunca eziyet çektirirken düşündümü ki,canı acıyor diye!"Dedikleriyle gözlerim doldu.Haklıydı.
Merhamet etmemeliydim,niye ettiğimi de bilmiyordum ama kimsenin acı çekmesini istemiyordum.Eğer Baran acı çekmezse,Birkan çekecekti.
"Biliyorum."dedim kısık sesimle.Yeniden ayağa kalktı ve ellerini saçlarından geçirdi.Böyle yapınca çok havalı oluyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
PATRONUM
Aktuelle LiteraturÇok zengin ama yaptığı şımarıklıklar yüzünden babası tarafından başka iş aramaya yönlendirilen kızın,hayatının kısa sürede değiştiği,eski halinden eser kalmayan kıza dönüşümü... Çok zengin ama bir o kadar da sapık olan babası tarafından şirketin baş...
