#TürkiyeBölünmez
Ne derseniz diyin,emir kulu olan askerlerimizi dövmek,kemerle vurmak insanlığa sığmadı.Doğu'da emir gelir,vurulur şehit olur.Batı'da emir gelir,vurulur vatan haini olur.Yapmayın arkadaşlar,asker bizim askerimizdir.Birkaç tane orospu çocuğu emiri verenler yüzünden sadece emir kulu olan askerimizi düşman bellemeyin.Hiçbir güç bizi yıkamaz,Türk'üz biz.Gemiyi karadan yürüten Fatih'in torunları,Mustafa Kemal'in evlatlarıyız.O şanlı bayrakta binlerce askerimizin kanı var,şimdi bizim için canını her şekilde ortaya koyan ama darbe girişiminden haberi olmadan,tatbikat var diyerek götürülen askerlerimize küfredip,dövüp o şehitlerimizin kemiklerini sızlatmayın.
Kendinize gelin bir,sirkelenin.Türk'üm ben diyin,askerime bunu nasıl yaparım diyin.Askerimizle polisimizi karşı karşıya getirenlerin Allah belasını versin,ülkemizi bölmeye çalışan herkesin Allah belasını versin.
Oyuna gelmeyin,asker bizim askerimizdir.Ne olursa olsun,bu ülkede masum insanların kanı yerde kalmayacaktır.Soysuz köpekler ülkemizi bölemeyeceklerdir.
Bizim Istiklal Marşı'mız 'Korkma!' diyerek başlıyor.Türk'ten korkun,Türk'ün gücünü görün.
Medyada Birkan ve Azra ile Istiklal Marşı vardır.
Iyi okumalar.
"Umut,Baran?"
Şaşkınlıktan küçük dilimi yutabilirdim,beni kaçırıp günlerce işgence eden yetmemiş birde hayallerim olup beni korkutan adam,ergenlik platoniğimin yanındaydı.Birkan benim sesimle salondan buraya uçarak gelmişti sanırım çünkü bu kadar kısa süre içinde gelmesi imkansızdı.
"Piç herif,burada ne arıyorsun?"diyerek Baran'a yöneldiğinde,Baran elini Birkan'ın göğsüne koyarak durdurdu.Umut bana tanımlayamadığım bakışlarla bakarken ben ise korkuyla bakıyordum.Hadi ama sadece Umut'u çağırmıştım."Çek o elini,ben bir taraflarına sokmadan."
"Aa,bayan var değil mi?Bu ne terbiyesizlik!"diyerek sahte bir şekilde kaşlarını çattı ve yine aynı sahtelikle kahkaha attı.Şu an onu öldürmek istiyordum,elimde bir silah olsa hiç çekinmeden tetiği çekerdim."Azra sende şu bakışlarını üzerimden çek!"Ben korkuyla gözlerimi yere çevirecekken,yediği sert bir yumrukla Baran yere devrilmişti.
"Sen kimsin lan orospu çocuğu,kimsin de benim sevgilime emir veriyorsun?"dedikten sonra yerde olan Baran'ın karnına sert bir tekme indirdi.Umut ve ben sessizce izliyorduk,Umut'da biliyordu Baran'ın ne mal olduğunu ama ses çıkarmıyordu.Onunda bu pislikten bir farkı yok demekti.Birkan gözü dönmüş bir şekilde tekmeye devam ederken Baran,kahkaha atıyordu.Birkan'ın gözlerinden öyle bir bakış geçmişti ki ben bile korkmuştum.Eğer durdurmazsam onu öldürecekti,ne kadar bunu istesem de izin veremezdim.Bir ruhun yükünü taşıyamazdı Birkan,kimsenin bu kadar güçlü olduğunu düşünmüyordum.En azından vicdanı olanların.
"Birkan?"diye bağırdığımda hafif bir duraksadı ama bu seferde eğilip boğazını sıkmaya başladı.Bende hemen sırtından tutup çekmeye çalıştım,gözü o kadar dönmüştü ki tek eliyle beni itti ve kenardaki masaya denk geldiğimde masadaki cam vazo düşüp kırıldı.Sesle birlikte bütün gözler bana dönerken dengemi kuramayıp camların üstüne düştüm.Canım o kadar fazla acıyordu ki şu an Baran'ın ölümünü engelleyemeyecektim.Ağzımdan çıkan çığlıkla Birkan kendini toparlayıp yanıma geldi.Gözlerimden yaşlar süzülürken kalkmaya çalıştım.Birkan bana dokunmaya çalıştı,şu an ondan da korkuyordum.Gözlerindeki ifadeyi görmüştüm,bir katilin kurbanını öldürmeden önceki soğukluktaydı.Eğer engellemeseydim öldürecekti de.
"Dokunma bana!"Sesimle afallamış ve geri çekilmişti.Umut'ta yanıma geldiğinde bana yardım etmesine izin verdim.Kolumdan tutup kaldırırken canımı daha fazla acıtmamaya çalışıyordu.Birkan şaşkınlıkla bakıyordu,tekrar bana dokunmaya çalıştığında yalvaran gözlerle ona baktım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
PATRONUM
General FictionÇok zengin ama yaptığı şımarıklıklar yüzünden babası tarafından başka iş aramaya yönlendirilen kızın,hayatının kısa sürede değiştiği,eski halinden eser kalmayan kıza dönüşümü... Çok zengin ama bir o kadar da sapık olan babası tarafından şirketin baş...
