MUGGLELAR HER YERDE!

2.5K 197 228
                                        

Hermione mutfakta mısır patlatırken Draco da salonda oturmuş onu bekliyordu. Eline aldığı kumandayla bir şeyler yapmaya çalışmış ama becerememişti.

"Bırak onu Malfoy, bozacaksın." diye seslendi Hermione mutfaktan. Tenceredeki mısırları geniş cam bir kaba koyup salona ilerledi. Koltuğa yerleşip ceketinin yakasını düzeltirken mısırı önündeki orta sehpaya koydu ve kumandayı eline aldı. Birkaç tuşa bastıktan sonra dvdnin yanına giderek cdleri havaya kaldırdı.

"Traji komik bir aşk hikayesi ve korku. Hangisi?"

"Soldaki." dedi Draco ve Hermione cdyi dvdye taktı.

"Ne o, yoksa Draco Malfoy korkuyor mu?"

"Kapa çeneni Granger."

Hermione koltuktaki yerine dönerken film başlamıştı. Bir Milyonerin İlk Aşkı. Filmdeki oğlan çok zengindi. Etrafında işlerini yapan bir sürü insan vardı. Draco sessizce konuştu.

"Bu çocuk bana benziyor. Ama ben daha yakışıklıyım değil mi Granger?" diyerek yan bir gülümseme yerleştirdi yüzüne.

"Egonu başka yerde tazele Malfoy." dedi Hermione ona bakmadan. Filmde oğlanın hamile bıraktığı fakir bir kız vardı. Draco kahkaha atarak Hermione'ye seslendi.

"Hey Granger! Sana benziyor değil mi?"

Hermione buna karşılık vermeden filmi izlemeye devam etti. Yaklaşık 2 saatin ardından filmin sonlarına gelmişlerdi. En sonda oğlan ve kız beraber mutlu bir şekilde yaşıyorlardı. Draco sertçe yutkundu ve ekrandan gözlerini ayırmadı. Hermione alaycı bir bakışla ona döndü ve gülümsedi.

"Sana ve bana benziyor öyle mi?"

"Hayır, kesinlikle hayır." dedikten sonra oturduğu yerden kalkıp ışıkları açtı Draco.
"Bunu kabul etmiyorum. Birincisi hayır bize benzemiyor ikincisi de bu son çok saçma. O kız fakir! Oğlan onu nasıl sevebilir?"

Draco durumu kabullenemeyerek merdivenlere yöneldi.

"Her şeyi para sanıyorsun değil mi Malfoy?" diye kendine seslenen Hermione'ye baktı bir süre. Sonra kesinlikle der gibi başını sallayıp odasına çıktı. Bu ona hiç mantıklı gelmiyordu. Kendini yatağa bıraktığında yorganın soğukluğuyla bir an titredi. Yarın işe gideceği gerçeğiyle oflarken yorgana daha çok sarılıp uyumaya çalıştı.

₩₩₩₩₩₩

Hermione televizyonu kapatıp mutfağa yöneldi. Bir bardak su içti ve aklına yarınki işleri geldi. Kendisi Draco'dan 1 saat önce gitmiş olacaktı. Draco'nun tekrar kapıyı açık bırakacağı düşüncesi aklına geldi ve gülümsedi. Ayakkabılığın yanındaki dolaptan yedek anahtarı alıp askıya astı. Buzdolabının üzerinde duran annesinin not kağıdını alıp bir not yazdı Draco'ya.

Kapıyı kilitlemeden çıkma ve unutma. MUGGLELAR HER YERDE!

₩₩₩₩₩₩₩

Hermione alarmın çalmasıyla yavaş yavaş araladı gözlerini. Saate baktığında 8.30 olduğunu görünce hızla yataktan çıkıp giyinmeye başladı. İlk gün geç kalmak istemezdi. Üstünü giyindikten sonra banyoya gidip saçını taradı ve dişlerini fırçaladı. Ellerini korkuluklardan kaydırarak merdivenlerden inerken Draco geldi aklına. Aşağıda ona çarpmıştı ve yere yuvarlanmışlardı. O günkü bel ağrısı geldi Hermione'ye ve yüzünü buruşturdu. Askıda duran ceketini alıp evden çıktı ve kapıyı kilitledi. Ellerini ceketinin cebine koydu ve kafeye ilerlemeye başladı. İlk kez çalışacak olması yeterince heyecanlandırıyorken bir de iş yeri vardı tabii. Bir kafeye göre çok güzel bir mekandı onun için. Sadece kahve değil aynı zamanda kahvaltı ve atıştırmalık servisi de vardı. Girişte tabelada yazan menüden anlamıştı Hermione. Sırtına esen rüzgarla ceketine daha fazla sokuldu ve yürümeye devam etti. Yaz gelmiş olmasına rağmen havalar ısınamamıştı. Ama seviniyordu Hermione, bu iyi dedi kendine. O sıcağı sevmezdi.

Never Give Up_DramioneBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin