Bölüm 3

256 20 2
                                    

Telefonun aptal alarmına daha fazla dayanamayarak içimden bir küfür sıraladım ve ardından hızla gözlerimi açtım. Telefonu elime aldığımda saatin kaç olduğunu görmem ile yataktan zıplamam aynı anda olmuştu.

10.28!

Alarmı 4 kere ertelersen 1. derse sadece el sallayabilirsin Nanci!

İç sesimin doğruyu söylemesi?

Ah, bundan gerçekten nefret ediyordum.

Telefonu yatağımın üzerine fırlattım ve koşarak, gerçekten koşarak, banyoya girdim. En hızlı şekilde yüzümü yıkadım. Ardından aynı hızla dolabımın önüne geçip üzerimdeki eşofman ve tişörtü çıkardım. Dolabı açtığımda uzun, siyah deri taytımı bulmakta zorluk çekmeden hemen elime aldım ve hızla bacaklarımdan geçirdim. Ardından aynı hızla dolaptan çıkardığım siyah-beyaz çizgili, uzun bol tişörtümü üzerime geçirdim.

Telefonu tekrar yatağın üzerinden aldım ve saate baktım.

10.35!

Eğer 10 dakika içinde evden çıkarsam, ki bu mümkündü, 5 dakika içinde de okulda olursam, ki trafik kurallarını boşverecektim, Nanci 2. derse yetişir!

Zihnimde hızla gerçekleştirdiğim zor matematik işlemlerinin ardından telefonumu siyah sırt çantamın içine koydum ve çantanın içindeki kırmızı beremi siyah saçlarımın üzerine geçirdim. Ardından masamın üzerinde dağınık bir şekilde duran bir kaç makyaj eşyamı elime aldım ve hızla banyodaki aynanın karşısına geçtim. Allığı aldım ve elmacık kemiklerimi ortaya çıkaracak şekilde yanaklarıma sürdüm. Ardından kırmızı ruju dudaklarıma sürdüm ve siyah eyelinerı kalın bir şekilde göz kapaklarımın üzerine sürüp elimdekileri çantama attım. Hızla banyodan ve ardından da odadan çıkarak merdivenlerden inip kapıya yöneldim.

Richard 18. rüyasını görüyordu ve kesinlikle kahvaltıya zamanım yoktu.

Kapının önündeki uzun siyah botlarımı ayağıma geçirdim ve hızla bağcıklarımı bağlayıp evden çıktım. Garaja yaklaştığımda beliren siyah bebeği gördüğümde yüzümde istemsiz bir sırıtış oluştu.

Evet, harika bir yolculuk beni bekliyordu.

•••

Açık olan sınıfın kapısından içeri girdim ve derin bir nefes verdim. Otoparktan sınıfa kadar koşmuştum ve bu, benim için epeyce yorucu olmuştu.

''Günaydın!''

Heyecanla yanıma gelen Lisa'ya gülümsedim. Lisa okuldaki en yakın arkadaşımdı. Genelde onunla takılırdım. O her zaman için yanımda olan türdendi.

''Günaydın.'' dedim ve ''Çok mutlu gözüküyorsun dostum.'' diye ekledim.

''Tenefüste konuşuruz, öğretmen geldi.'' dedi sırasına yönelirken.

Onaylarca başımı salladım. Meraklanmıştım.

Kapıdan içeri giren Emily'i gördüğümde ona gülümsedim.

Emily Wonder.

Sanırım okulda en iyi anlaştığım öğretmen Biyoloji öğretmeniydi.

Emily, 30 yaşlarında gerçekten hoş ve çekici bir kadındı. Turuncu halkalı yeşil gözleri her zamanki gibi harika gözüküyordu ve kahverengi buklelerden oluşan kısa saçlarından gözlerimi alamıyordum. Erkek olsam sınıftaki aptal çocuklar gibi ona asılırdım. Neyse, neyse.

"Yakında yeni bir dünya rekoru kıracaksın Nanci." dedi gülerek.

Hala sınıfın ortasında ayaktaydım.

"Nasıl bir rekor Bayan Emily?" diye sordum.

Emily çantasını masanın üzerine koydu ve gülümseyerek bana baktı.

"Her sabah yeni bir rekora koşuyorsun." dedi ve ardından sınıfla birlikte küçük bir kahkaha attı.

Ah, bu kadının aptal espirilerini bile seviyorum.

"Bu açıdan hiç bakmamıştım." dedim bende gülerek.

"Yerine geç hadi." dedi ve ardından "Derse başlayalım." diye ekledi.

Gülümsedim ve sıraların arasından geçerek sırama, hey! Harry Edward Styles yerine sadece kitapları sıramın üzerindeydi. Yüzüme istemsizce yayılan sırıtış ile zafere yürüyormuş gibi sırama yürüdüm.

Harry Edward Styles'ın kitaplarını cam kenarındaki boş sıranın üzerine koydum ve-

"Üzgünüm."

Styles'ın sesini duyduğumda hızla sırama oturdum.

"Sen bu sınıfta mısın?" diye sordu Emily, Styles'a yaklaşırken.

"Evet.'' dedi Harry yüzüne büyük bir gülümseme yerleştirirken.

İki büyük gamzeye sahip olması onu sevimli yapmıyordu, tamam mı?

"Yenisin o halde." dedi Emily.

Tekrar "Evet." diye cevap verdi Harry.

Emily gülerek "Yakışıklı ha?" diye sordu sınıfa.

Tanrım.

Sınıfta oluşan uğultunun ardından "Hadi yerine geç." dedi Emily sırıtan Harry'e bakarak.

Harry onaylarca başını salladı ve sıraya yöneldi. Beni gördüğünde ukalaca sırıttım. Gözleri yan sıraya koyduğum kitaplarına kaydığında sırıttı ve onları eline aldı. Ardından sandalyeyi benim yanıma çekti ve kitaplarını sırama koydu. Yanımdaki sandalyesine oturduğunda "Şaka mı yapıyorsun?" diye sordum.

Yani cidden, bu hiç komik değildi.

"Sence?" dedi sorarca. Ardından kitabını açtı.

"Gerçekten saçmalıyorsun." dedim gözlerimi devirirken.

Cevap vermeyişi beni sinirlendiriyordu. Ve dersi dinliyormuş gibi yapması da.

"Tanrım!" diye inledim sinirle.

Gözlerini gözlerime kaydırdı ve bir şey söylemeden tekrar tahtaya baktı.

O cidden ahmağın tekiydi.

"Aptal." dedim ona ters bir bakış atarak.

"Dersi dinleyemiyorum Nanci." dedi ciddi olmaya çalışarak.

O halde benimle oturmamalıydı.

BAD GIRL (Harry Styles Fanficton)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin