3 " İNCİNMİŞ KIZ "

66 5 0
                                    




"Tam şuan yanıp kül olabilirdik."

Gökyüzü söyle bana, kalbi kırık küçük bir kız nasıl iyileşir ?

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.



Gökyüzü söyle bana, kalbi kırık küçük bir kız nasıl iyileşir ?

Yıldızlar...

Gökyüzünün her yerine serpiştirilmiş minik parıltılar.

Çocukken her annemi ve babama özlem duyduğumda, yıldızlara bakar babamdan ve annemden ufak bir işaret alabilmek için her yılıdıza yalvarırdım. Bununda bir anısı vardı elbette zihimdeki tozlu raflarda;

Bir gece yetimhanede oturuyordum, ruhumdaki yaralara. Kışın en çetin geçtiği yıldı. Yağmur taneleri camlara vurup benim hoşuma giden bir ses çıkarıyordu. Yetimhanede kalorifer pek yanmazdı, zaten kalorifer odalarımızda yok denecek kadar azdı. Sadece müdür, müdür yardımcılarının ve bir kaç önemli personelin odalarında yanardı.

O gece, annemden kalan ince beyaz örgü hırkayı titreyen bedenime geçirdim. Burnumu hırkanın boynuna doğru sürtüm. O an öyle bir boşluğa kapıldım ki, kendimi parçalamak, ruhumu yakmak, gecelerce hıçkıra hıçkıra ağlamak istedim.

Neden mi ?

Çünkü, annemden bana kalan tek hatıra olan hırka da onu kokusu vardı bir zamanlar. Onunla uyurdum gecelerce ben. Bazen yorgan örtmez o ince hırkayı küçücük bedinime örtüp dünyanın tüm kötülüklerinden korunduğumu sanardım.

Ama o gece, annemin kokusu o hırkadan gitmiş yerine benim kendimden tiksindiğim kokum sinmişti. Ayağa kalktım ve hırkayı odanın bir kenarına fırlatıp dolan gözlerimi kırpıştırdım. Eğer ağlarsam bekçi uyanacaktı ve onu uyandırdığım için beni dövecekti biliyordum. Bunun yerine bir şeylerle uğraşmam gerekiyordu. Hıçkırığımı gizlemek için elimle ağzımı kapattım. Bir şey düşünmek için kendimi hırpaladım. Tam umutsuzluğa kapılıp ağlayacağım sırada aklımda bir düşünce belirdi.

Bir gün yemekhane görevlisi Nursel abla " Her insanın bir yıldızı vardır. Yaşayanların ki parlar, ölenlerinki ise kendi köşesine çöküp yavaşça uykuya dalar. " demişti bana gülümseyip. Demeki benim annem ve babamın gökyüzünde sönmüş uyuyan bir yıldızı vardı ve bana, kızlarına bir işaret verirlerdi dimi ?

Cama yaklaştım ve o geceden sonra her gece annemin ve babamın yıldızından bir işaret bekledim. Saatlerce camın puslu yüzeyinde aptal bir söz yüzünden tüm bir sene boyunca gecelerce bir işaret beklemekle geçirdim.

İşaret geldi mi ?

Hayır.






Güneş ışığı tüm benliği ile odama dolarken açılmak istemeyen gözlerimi araladım. Siyah uzun kalın perdelerimi bile delip geçen güneş ışığı sanki tüm hayatımı aydınlatmak istercesine odamı kaplıyordu.

Ölü OkyanusHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin