KEYİFLİ OKUMALAR DİLERİM ^-^
***
"Gel benimle."
"Dur bidakka nereye gidiyorsun?"
"Sadece soru Sorma ve beni takip et."
Sehun ile birlikte evin kapısının önüne geldik. O telefonunu çıkarıp bir şeyler aramaya başladı.
"Hadi ama! Telefonla uğraşmanın sırası mı şimdi?"
"Güvenlikleri arayacağım dur."
"Aa doğru bi de onlar var demi? Kas yığını çekikler! Ne diyeceksin onlara?"
"Soru sormak yok demiştim."
"Peki."
"Şu kapının deliğinden onları izle gittiklerinde de bana haber ver tamam mı?"
"Tamam."
Sehun'un dediği gibi yapıp dışarıyı izlemeye başladım. Kas yığını güvenlikler gecenin bu saatine rağmen hâlâ dimdik ve dinç duruyordu. Sonra hareketlilik oldu, biri diğerine bir şey söyledi ve arkaya doğru hızlıca koştular.
"Sehun! Gel hadi gittiler."
"Tamam kapıyı yavaşça aç ama önce montunu giy. Hava soğuk çünkü."
"Aynı Annem gibisin varya."
"Hadi hadi acele et."
Montumu giyinip Sehun'un dediği gibi tabanları yağlayıp Allah ne versiyse koştum ön çıkış kapısına kadar. Sehun da hemen arkamdaydı.
"Melis şu sağdaki ara sokağa gir . Orada bizi görmezler."
Cevap vermeden girdim ara sokağa. Duvara yaslanıp yavaşça yere çömeldim. Hayatımda hiç bu kadar ekşın dolu bir olayda bu kadar koşmamıştım. Hemen ardımdan Sehun geldi, o da benim gibi yere çömelip yüzünü iki elinin arasına aldı.
"Şimdi ne yapacağız biz gecenin bu vakti?" dedim.
"Normalde sorularına cevap vermeyecektim ama bunu bilmelisin diye düşünüyorum. Bu gece seninle normal çiftler gibi bir gece randevusuna çıkacağız."
"Ama ya hayranların bizi görürse."
"Şu üzerimdekileri görmüyor musun? Bak hiç Sehun'a benziyor muyum?"
"Doğruyu o siyah şapka ve garip montla seni annen bile tanıyamaz."
"Neyse hadi gel şimdi gidiyoruz."
Sehun elimden tutup ayağı kaldırdı beni, salın salına yürümeye başladık. Nereye gittiğimiz hakkında hiçbir fikrim yoktu, soru sormak da yasak olduğu için sadece gidip görmeyi bekledim.
Yaklaşık 5 dakika kadar yürüdükten sonra EXO evinin arazisinden epey uzaklaşmış ve bir otobüs durağına gelmiştik. Biz gelir gelmez otobüs te gelince boş yer bulma çabasıyla otobüse bindik. Sehun yolcu ücreti kartından bana da bastı ve en arkanın bir önündeki ikili koltuğa oturduk.
"Uzun zamandır otobüse binmemiştim." dedi Sehun.
"Altında sıfır araban var niye binesin ki zaten?"
"Çok lükse düşkün değilimdir. Ama Suho Hyung'ım için aynı şeyi söyleyemem tabi ki." dedi ve gülümsedi.
"O hem kendine hem sevdiklerine harcamayı seviyor."
"Evet. Öyle."
10 dakika sonra
"Geldik. Hadi inelim." dedi
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KORE Mİ?
FanfictionO Melis; Anne ve babasının zoruyla hakkında hiç bir şey bilmediği bir ülkeye, Kore'ye üniversite okumak için gönderildi. Üniversiteden biriyle tanışıp ondan hoşlanmaya başladı. Kıza adeta tutulmuş olan oğlan, kızı ailesinden önce en yakın arkadaşlar...
