YAZARNOT: biraz duygusal bir bölüm oldu :) umarım beğenirsiniz
iyi okumalar ^^
***
"Kızım. Biz annenle yollarımızı ayırmaya karar verdik."
Başımdan aşağı kaynar sular dökülmüştü adeta.
" Ne! Ciddi misin sen? Yani nasıl? Neden?"
"Bak meleğim." dedi ve yanıma geldi. Bi yandan gözümden akan yaşları siliyor, bir yandan kendi yaş akıtıyordu.
"Annem nasıl? Nerede?"
Annem çok naiftir. Çok duygusal ve çıtkırıldım bi insandır. Babamın Onu böyle bi durumda yalnız bıraktığına inanamıyordum.
"Evde. Ama kızım ev annenin üstüne olduğu için o orada kalacak. Mahkemeden sonra kardeşin için velayet görüşmesi yapılacak. Bu uzun ve yorucu bir süreç bu yüZden biraz annenin yanında kalmanı istiyorum."
"Kalıp kalmamak sorun değil baba. Ama siz bizi hiç mi düşünmediniz? Ne yapar ne eder diye? Ben yurtdışındayım artık bir ömür , benim için sorun değil , büyüdüm. Ama kardeşime ne olacak? O daha çok küçük. İkinizden birini nasıl seçecek?"
"Haklısın kızım ama olmuyor. Sende anlayış göster biraz. Sürdüremiyoruz ilişkimizi artık. Sürekli kavga gürültü var evde. Ne yapsaydık? İkimiz de mutlu değildik."
"Ben.. Ben annemin yanına gidiyorum babacığım, kararınıza saygı duyuyorum ama onunla biraz ilgilenmem gerek annemi bilirsin."
"Tamam meleğim. Git hadi."
Odanın kapısını kapatıp hızlı adımlarla Chen'in yanına gittim. Gözlerim yaşla dolu ve kıpkırmızıydı. Kendimden geçmiştim.
Benim için sorun değil demiştim ama aslında tek tutunduğum dal kırılıyordu. Ailem dağılıyordu.
Başka bi dala atlamak tek tesellim olacaktı. Ve bu dalın ne olacağını çoktan belirlemiştim. EXO ben orada çok mutlu olacaktım. Buna emindim.
"Melis! Ne oldu sana?"
"Yolda anlatırım Cheny. Gel hadi gidiyoruz."
Dae'yi umursamadan önünden geçip gittim. Ölümlü dünya işte bir yanım onu affetmek istiyordu. Arkadaş olmak istiyordum Dae ile, sevgili değil, ama yine de Selam sabahı kesmek istemiyordum. Bunca olanlara rağmen.
Şirketin arabalarından birine bindik.
"Bizim eve sürün lütfen."
"Tabi Melis Hanım."
Arkama yaslanıp ağlamaya devam ettim.
"N'olduğunu anlatacak mısın artık Melis?"
"Chen. Annem ve babam boşanıyorlarmış."
Chen bir eliyle sırtımı sıvazlayıp diğer eliyle saçlarımı okşadı.
"Şştt. Tamam ağlama. Hepsi geçecek. Her şey yoluna koyulacak merak etme tamam mı?"
Başımı Chen'in omzuna yasladım ve hıçkırıklarla ağlamaya devam ettim.
"Tamam Melis. Ağlama artık yeter. Bak sizin eve geldik sanırım. Araba durdu. 5 dakikadır hareket etmiyor. Sanırım bizim inmemizi bekliyor."
O kadar kendimden geliçmiştim ki eve geldiğimizi bile fark etmemiştim.
Arabadan hızla inip evin kapısını çaldım. Açan annemdi. Göz altları morarmış ve yüzü beyazlamıştı. Yaşayan bir ölüyü canlandırıyor gibiydi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KORE Mİ?
FanfictionO Melis; Anne ve babasının zoruyla hakkında hiç bir şey bilmediği bir ülkeye, Kore'ye üniversite okumak için gönderildi. Üniversiteden biriyle tanışıp ondan hoşlanmaya başladı. Kıza adeta tutulmuş olan oğlan, kızı ailesinden önce en yakın arkadaşlar...
